ABD’de bir federal yargıç, Wisconsin eyaletindeki en büyük caminin başkanı Filistin asıllı Salah Sarsour’un 80 günlük gözaltı sürecinin ardından serbest bırakılmasına hükmetti. Sarsour, Filistin haklarını savunan açıklamaları nedeniyle hedef alındığını iddia ediyordu. Yargıç James Patrick Hanlon, Sarsour’un İlk Değişiklik kapsamındaki ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının “önemli” olduğuna karar vererek, hükümetin bu iddiayı çürütmek için yeterli kanıt sunamadığını belirtti.
İLK DEĞİŞİKLİK HAKKI VURGUSU
Yargıç Hanlon, kararında hükümetin “dış ilişkiler endişeleri” gerekçesiyle İlk Değişiklik haklarının otomatik olarak geçersiz kılınamayacağını vurguladı. Hanlon, 2018’de eski Başkan Donald Trump tarafından atanmıştı. Sarsour’un avukatları, müvekkillerinin Filistin yanlısı görüşleri nedeniyle hedef alındığını savundu. Yargıç, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ile İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) avukatlarının Sarsour’un intikam iddiasını çürütmek için yeterli kanıt sunamadığını kaydetti.
SAĞLIK DURUMU KRİTİK SEVİYEDEYDİ
Sarsour, diyabet hastası olduğu için gözaltında ciddi sağlık sorunları yaşadı. 80 gün boyunca hapis kaldığı sürede 14 kilo verdi ve avukatları, cezaevinde kan şekerinin ayda yalnızca bir kez kontrol edildiği için organ yetmezliği veya ölüm riskiyle karşı karşıya kaldığını bildirdi. Yargıç, Sarsour’un sağlık durumunu serbest bırakılmasında etkili faktörlerden biri olarak gösterdi. Sarsour, serbest kaldıktan sonra yaptığı açıklamada “80 gündür dışarı çıkıp temiz hava soluyamıyordum, aileme kavuştuğum için çok rahatladım” dedi.
HÜKÜMETİN İDDİALARI VE GEÇMİŞ MAHKUMİYETLER
DHS, Sarsour’u “Molotof kokteyli atan bir terörist” olarak nitelendirdi ve ayırımcılık iddialarını reddetti. Ancak Sarsour’un ABD’de herhangi bir sabıka kaydı bulunmuyor. 1989 yılında İsrail’in Ramallah Askeri Mahkemesi tarafından İsrail ordusuna Molotof kokteyli ve taş atmaktan, 1995’te de silah ve mühimmat bulundurmaya teşebbüsten mahkum edildiği belirtiliyor. Sarsour bu suçlamaları reddediyor. Yargıç Hanlon, ABD hükümetinin bu mahkumiyetlerden 25 yıldır haberdar olduğunu ve Sarsour’un vatandaşlık başvurularında en az dört kez değerlendirildiğini ancak 2026’ya kadar gözaltına alınmadığını kaydetti.
OĞUL KAREEM'DEN DUYGUSAL AÇIKLAMA
Sarsour’un oğlu Kareem Sarsour, babasının serbest bırakılmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada, “Babamı geri alıyoruz! Bu deneyim her gün uyanıp bir kâbustu. Sadece Filistin için konuştuğu için sağlığı risk altındaydı. Ama babamın kim olduğunu biliyoruz; o sessizlerin sesi, ailemizin ve toplumumuzun kalbidir” ifadelerini kullandı. Kareem, ayrıca babası gibi durumda olan herkesin serbest bırakılmasını umut ettiğini belirtti.