İran, uzun yıllardır dünya genelinde ekonomik bir parya olarak kabul ediliyor. ABD, yıllar içinde İran’a yönelik bankacılık sistemi, deniz taşımacılığı, petrol endüstrisi ve askeri yapısını hedef alan sayısız yaptırım uyguladı. Bu hafta ABD yetkilileri tarafından duyurulan Ekonomik Parya Operasyonu, aslında beklenenin aksine, daha önceki ağır yaptırımların üzerine pek bir şey eklemiyor.
YAPTIRIMLARIN ETKİSİ
Uzun yıllar süren yaptırımlar, ABD’nin İran’a karşı atabileceği adımları sınırlı hale getirdi. Michigan Üniversitesi Ekonomi Profesörü Justin Wolfers, yaptığı açıklamada, “Ekonomik Parya Operasyonu’nu değerlendirmek zor; çünkü bu, gelecekteki açıklamaların sadece bir duyurusu” dedi. İran, zaten dünya finans sisteminden büyük ölçüde kopmuş durumda. Enflasyon oranları ise oldukça yüksek. Temel ihtiyaçların tedariki uzun zamandır sıkıntılı.
YAPTIRIMLARIN SÜREKLİLİĞİ
Georgetown Üniversitesi McCourt Kamu Politikası Okulu’nda misafir araştırmacı olarak görev yapan Aya İbrahim, “Bu ülke 50 yıl boyunca ekonomik bir parya oldu ve rejim hâlâ yerinde” diyerek durumu özetledi. Yaptırım uygulamak, bir kez oyundan atılmış bir hokey oyuncusuna ceza vermeye benziyor; bir noktadan sonra cezanın etkisi kalmıyor. Ancak ABD yetkilileri, yaptırımları artırarak İran rejimini devirebileceklerine veya en azından ekonominin ihtiyaç duyduğu diplomatik bir atılımı tetikleyebileceklerine inanıyorlar.
ÇİN BANKALARINA YÖNELİK TEHDİTLER
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin bankalarına yönelik ikincil yaptırımların uygulanması hakkında, “Hiç kimse ABD yaptırımlarının erişiminden kaçamaz” uyarısında bulundu. Bessent, İran işlemlerine yardımcı olan her türlü varlığın hedef alınacağını belirtti, ancak böyle bir adım atılmadığını da vurguladı. Bu durum, Trump yönetiminin böyle bir adım atmaya siyasi bir istek duymadığını gösteriyor.
RARE ELEMENTLERİN RİSKİ
Çin’in, nadir toprak elementlerinde sanal bir tekel oluşturduğuna dikkat çeken uzmanlar, bu durumun ABD için büyük bir zafiyet yaratabileceğine işaret ediyor. Nadir toprak elementleri olmadan birçok endüstrinin çalışmadığını belirten uzmanlar, bu durumun Beyaz Saray için ekonomik ve siyasi bir kabus olabileceğini ifade etti. İran’a yönelik yaptırımların, hükümete olan desteği zayıflatmadığı, aksine bazen muhalefeti bölüp destek artırdığı da gözlemlendi.
İKTİSADİ İZOLASYONUN SONUÇLARI
Wolfers, ekonomik izolasyonun bir rejimi devirmek için kullanılmasına dair fikrin yeni olmadığını, bunun ABD’nin Küba’ya karşı 60 yılı aşkın süredir uyguladığı bir strateji olduğunu belirtti. Ayrıca, ABD’nin dolar üzerinden sağladığı baskının bazı ülkeleri alternatif arayışlarına itebileceğini vurgulayan uzmanlar, bu durumun global bankacılık sistemine zarar verebileceği konusunda uyarıda bulundular.