Adalet Bakanlığı, 17 kişinin ABD vatandaşlığının iptali için harekete geçeceğini duyurdu ve bu adım, Trump yönetiminin vatandaşlığa kabul edilmiş kişilere yönelik başlattığı benzeri görülmemiş kampanyanın son halkası olarak değerlendirildi. Başkan Donald Trump’ın göreve dönmesiyle birlikte yönetim, vatandaşlıktan çıkarma operasyonlarını hızlandırdı. Yetkililer, hedef alınan bazı kişilerin dolandırıcılık ve küçük bir çocuğa cinsel istismar suçlamalarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
TRUMP DÖNEMİNDE DENATURALİZASYON DAVALARI REKOR KIRDI
Vatandaşlıktan çıkarma süreci, yalnızca federal mahkemede karara bağlanabilen nadir bir hukuki işlem. Tarihsel olarak ABD, bir kişinin geliş tarihi, yaşı veya medeni durumu hakkında yalan söylemesinden siyasi nedenlere kadar çeşitli gerekçelerle vatandaşlık iptaline başvurdu. II. Dünya Savaşı sırasında, Nazi yanlısı Alman asıllı Amerikalıların vatandaşlık dosyaları yeniden incelenmişti. Biden yönetimi döneminde Adalet Bakanlığı 24 denaturalizasyon davası açmışken, Trump yönetimi son bir yıl içinde bu sayıyı geride bıraktı. Mayıs ayında da 12 kişinin vatandaşlığının iptali için harekete geçilmişti.
YETKİLİLERDEN VATANDAŞLIK İPTALİNE SERT VURGU
Geçici Adalet Bakanı Todd Blanche yaptığı açıklamada, “ABD vatandaşlığına hak kazanmak bir ayrıcalıktır ve Başkan Trump’ın kararlı liderliği altında bu Adalet Bakanlığı, sürecin kötüye kullanılmasına karşı sıfır tolerans politikası uygulamaktadır” ifadelerini kullandı. İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin de yönetimin, vatandaşlıktan çıkarma ve yabancıların sınır dışı edilmesi için yasal tüm yolları kullanmaya devam edeceğini söyledi.