Düzenli adım sayısını takip edenler için önemli bir nokta daha var: yürüyüş hızı. Daha az adım atıp daha hızlı yürümek, benzer bir erken ölüm riskini azaltma ile ilişkilendiriliyor. Bu bulgular, Salı günü British Journal of Sports Medicine’de yayımlanan bir çalışmadan elde edildi. Araştırmaya göre, günlük 10.000 adım hedefi belirli bir bilimsel veriden değil, 1960’larda Japonya’da başlatılan bir pedometre kampanyasından kaynaklanıyor.
Çalışmanın Detayları
Araştırmacılar, Birleşik Krallık Biobank verilerini kullanarak 100.000’den fazla orta yaştaki bireyin hareket verilerini inceledi. Katılımcılar, 2013 ile 2015 yılları arasında yedi gün boyunca bir aktivite takip cihazı kullandı ve günlük adım sayıları ile hızlarını ölçme imkanı buldular. Çalışmanın sonuçları, daha fazla adım atmanın yanı sıra daha hızlı yürümekle de ölüm riskinin azaldığını gösteriyor.
Adım Sayısı ve Yürüyüş Hızı İlişkisi
Günlük adım sayıları, 5.000 adımın altında, 5.000-7.500 adım, 7.500-10.000 adım ve 10.000 adımın üzerinde olmak üzere dört kategoriye ayrıldı. Araştırma süresince katılımcılar yaklaşık sekiz yıl boyunca takip edildi ve herhangi bir nedenle ölüm oranları kaydedildi. 5.000 adımın altında olan bireyler arasında, dakikada en az 80 adım atanların ölüm riski belirgin şekilde daha düşüktü; bu, 5.000-7.500 adım atanların daha düşük bir hızla yürüyenleriyle benzer seviyedeydi.
Yürüyüş Hızının Önemi
7.500-10.000 adım atanlar, yürüyüş hızından bağımsız olarak en düşük erken ölüm riski ile ilişkilendirildi. Ancak, 7.500 adımın altında kalanlar için, günde en az 30 dakika hızlı yürümek, ölüm riskini önemli ölçüde azaltıyor. Araştırmaya göre, hareketsiz yetişkinler için günde 30 dakika hızlı yürümek, erken ölüm riskini düşürmek adına ideal bir yöntem.
Bireysel Uygulamalar
Herkes için tek bir yürüyüş hızı olmadığını belirten araştırmacılar, hızın kişinin fitness düzeyine, yaşına ve vücut tipine göre değiştiğini vurguladı. Hızlı yürüyen birinin otuzlu yaşlarında hissettiği konfor, yetmişli yaşlarındaki bir kişi için maksimum yoğunluk olabilir. Bireylerin, bedenlerinin nasıl hissettiğine dikkat etmelerinin, belirli bir sayıyı takip etmekten daha faydalı olabileceği ifade edildi.
Sonuç ve Tavsiyeler
Araştırmanın gözlemsel doğası nedeniyle, yürümekteki hızın gerçekten ölüm riskini düşürüp düşürmediği kesin olarak belirlenemiyor. Ancak, fiziksel aktivitenin dozu, yoğunluğu ve sıklığı gibi üç faktörün birleşimi olduğu unutulmamalıdır. Yavaş yürümek yerine daha hızlı yürümek isteyenler için, kısa mesafelerde hız artırmanın benzer faydalar sağladığı öneriliyor. Uzmanlar, fiziksel aktiviteye yeni başlayanların yavaş bir biçimde ilerlemelerinin daha faydalı olacağını ifade ediyor.