Almanya’da aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin hafta sonu düzenlenen kongresinde eş başkanlar Alice Weidel ve Tino Chrupalla yeniden seçilirken, on binlerce protestocu toplantıyı engellemeye çalıştı ve polisle çatışmalar yaşandı. Dört yıldır partiyi birlikte yöneten Weidel ve Chrupalla, rakipleri olmadan girdikleri seçimde Weidel yüzde 81, Chrupalla ise yüzde 70 oy aldı. Erfurt kentindeki kongre, AfD’nin Almanya genelinde ana muhalefet partisi ve eski komünist doğuda en güçlü siyasi güç haline gelmesine rağmen ülkeyi nasıl böldüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
PROTESTOLAR VE PARTİNİN TEPKİSİ
Polis, cumartesi günü düzenlenen protesto mitinglerine yaklaşık 31 bin kişinin katıldığını bildirdi. “AfD Nazi’lerini Durdurun” ve “Çeşitlilik İçin, Nazi’lere Karşı” yazılı pankartlar taşıyan protestocuların eylemleri büyük ölçüde barışçıl geçti. Parti yetkilileri, protestolara rağmen kongrenin zamanında başlayabilmesini “parti kongreleri düzenleme konusundaki temel, yasal olarak garanti altına alınmış hak” olarak selamlarken, Chrupalla protestocuları “siyasi rakiplerinin son çaresi” olarak nitelendirdi.
TARİHİ SEMBOLİZM VE NAZİ GEÇMİŞİ TARTIŞMASI
Kongrenin, Adolf Hitler’in faşist hareket üzerindeki gücünü pekiştirdiği bir Nazi Partisi toplantısının 100. yıl dönümüne denk gelmesi ek tartışma yarattı. Tarihçiler ve siyasi rakipler bu zamanlamanın güçlü bir sembolizm taşıdığını savunurken, AfD bu suçlamayı reddediyor. AfD’nin Şubat 2025 ulusal seçimlerinde yüzde 20,8 oy alarak İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en iyi performansını göstermesinin ardından desteği ülke çapında birinci sıraya yükseldi.
YÜKSELİŞ VE "ATEŞ DUVARI" GERİLİMİ
AfD, yavaşlayan ekonomiyi reforme etmeye çalışan hükümetin popülerliğini yitirmesinden faydalanıyor ve göçü sınırlama temalarının ötesinde hoşnutsuzlukları kullanma konusunda ustalaşmış durumda. Parti, 6 Eylül’de doğudaki Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde yüzde 40 veya daha fazla oy almayı umuyor. Bu başarı, partiyi mutlak çoğunluğa veya diğer partilerden kopmaları çekerek ilk eyalet valisini çıkarma pozisyonuna getirebilir. Ancak ana akım partiler, aşırı sağcı partilere karşı “ateş duvarı” olarak anılan bir tutumla AfD ile çalışmayacaklarını söylüyor.
PARTİNİN AŞIRI SAĞ TANIMI VE YASAL SÜREÇ
Almanya iç istihbarat teşkilatı Federal Anayasa Koruma Dairesi, geçen yıl AfD’yi kanıtlanmış aşırı sağcı bir grup olarak sınıflandırdığını ancak yasal itirazın ardından bu tanımlamayı askıya aldığını duyurdu. Şubat ayında bir Köln mahkemesi, partinin davasını değerlendirirken teşkilatın bu tanımlamayı kullanamayacağına hükmetti. AfD, aşırılık suçlamalarını şiddetle reddediyor ve teşkilatın ana akım partiler tarafından siyasi bir araç olarak kullanıldığını savunuyor.