AK Parti seçim beyannamesi açıklandı

AK Parti seçim beyannamesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıkladı.

145
AK Parti seçim beyannamesi açıklandı

Seçime kısa süre kala partiler harekete geçti. AK Parti’nin seçim beyannamesi de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı.

14 Mayıs seçimleri için geri sayım sürerken AK Parti’nin seçim beyannamesini de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Buna göre; üniversiteli öğrencilerine cep telefonu ve bilgisayar alımında vergi muafiyetinden ev hanımlarına emeklilik desteğine kamuda mülakatın kaldırılmasından faizsiz kredi imkanına birçok başlık beyannamede yer alıyor.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen AK Parti Seçim Beyannamesi ve Milletvekili Aday Tanıtım Toplantısı başladı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafları ve Türk bayraklarının yer aldığı salon içerisinde, AK Parti ve Türkiye Yüzyılı logoları öne çıkıyor. Salonda, “Doğrusu AK Parti”, “Türkiye Yüzyılı için doğru adımlarla yola devam”, “Türkiye Yüzyılı için hemen şimdi”, “Doğru zaman doğru adam”, “Lider masa başında değil iş başında belli olur” sloganlarının yazılı olduğu afişler yer aldı.

Yoğun sevgi gösterileri arasında salona giren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, partilileri platformdan selamladı.

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Seçim Beyannamesini açıklıyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle; Aziz milletim Cumhur İttifakı’mızın saygıdeğer temsilcileri, kıymetli basın mensuplarımız, değerli kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Şu karşımdaki tabloyu gerek salon dışında gerek salon içinde Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bırakmakta olduğumuz bir dönemde Türkiye yüzyılının muştusu olarak görüyorum. Sevginiz, coşkunuz, ahde vefanız, ülkemize ve milletimize hizmet için çarpan kalpleriniz, dosta güven veren, düşmana korku salan aslan yürekleriniz için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.

Rahmetli Özal’ın Türkiye’ye çağ atlatma azminden, Rahmetli Erbakan’ın önce ahlak ve maneviyat üzerinde kurduğu sanayi ve teknoloji hamlesinden, rahmetli Türkeş’in Türk dünyasının birliği ve Türk devletinin ayakta kalması uğrunda verdiği mücadeleden, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ömrü boyunca vatanını sevmenin çilesini çekerken sergilediği asil duruşundan bu topraklara bu millete dair hayırlara olan ne varsa ondan alan siz dava ve yol arkadaşlarımla birlikte olmaktan şeref duyuyorum.

"BİZİM 'YETER!' DEMEMİZ BAY BAK KEMAL'İN DEMESİNE BENZEMEZ"

Yine bir 14 Mayıs arifesinde, 1950’deki inanç ve irade ile bir kez daha ‘Yeter! Söz milletindir’ demek. ‘Yeter! Söz de karar da gelecek de milletindir’ demek için bir aradayız. Bizim ‘Yeter!’ dememiz Bay Bay Kemal’in ‘Yeter’ demesine benzemez.

Hayatlarını özellikle bu mücadeleye adamış milletin adamlarının kiminin sonu darağacında bitmiş olsa da yüreklerde yattıklar hak, hukuk, özgürlük ateşi hiç sönmedi. Darbeciler süngüleri ile bu ateşi söndürmeyi başaramadı.

"MİLLETİMİZ TERCİHİNİ İSTİKRARDAN YANA KULLANDI"

Girdiğimiz her seçimi bu çetin mücadelenin yeni safhası olarak yaşadık. 2002 seçimlerine ne dedik o zaman tek başına iş başına diyerek gittik. Milletimiz bizi tek başına iktidara getirdi. 2011 seçimlerine istikrar sürsün Türkiye büyüsün diyerek gittik. Milletimiz tercihini istikrardan yana kullandı.

2015 seçimlerine sen, ben yok. Ne var? Türkiye var diyerek gittik. Türkiye’yi yanımızda bulduk. Vakit Türkiye vakti diyerek gittik. Milletimizden yeni yönetim sistemimize onay aldık. Bugün de Türkiye yüzyılı için doğru adımlar diyerek bir kez daha milletimizin huzurundayız.

"TÜRKİYE YÜZYILI'NIN KAPISI ARALAMAK İÇİN BURADAYIZ"

Darbecilere, küresel emperyalistlere siyasi ve sosyal mühendislik projelerine karşı milletimizle birlikte Türkiye Yüzyılı’nın kapısını aralamak için buradayız. Var ıyız bu yürüyüşe? Durmak yok 14 Mayıs’ta inşallah sandıkları hep birlikte patlatıyor muyuz? Ben ana kademede bu cesareti görüyorum. Kadın kollarımızda bu cesareti görüyorum. Gençlerde bu cesareti görüyorum. AK Parti’nin 14 Mayıs’ta milletimizin huzuruna çıkacak kadrosu olarak ahdimizi yenilemek için bir aradayız.

Türkiye yüzyılının yürüyüşünü yarın değil hemen şimdi başlatmak için bugün burada bir aradayız. İzmir bu defa ben inanıyorum ki sandıklardan bir başka çıkacak. İzmir buna hazır mı? Doğru zaman İzmir için hiç gecikmeden hemen şimdi. Bu defa İzmir’de bunu göreceğiz.

"TÜM İSLAM DÜNYASI 14 MAYIS'I TAKİP EDİYOR"

Bu yürüyüşün gücünü milli mücadeleyi başarıya ulaştırıp son devletimizi kuran ve yaşatan şehirlerimizin, gazilerimizin manevi mirasından yer alıyoruz. Son 21 yılda ülkemize kazandırdığımız eserler ve hizmetlerden alıyoruz. Bu yürüyüşün gücünü geçmişte yaşadıkları zulümlerin, baskıların yol açtığı hak ve özgürlük hasretlerini dindirdiğimiz herkesten alıyoruz.

Bu yürüyüşün gücünü Türküyle, Kürdüyle, Sunnisiyle, Alevisiyle, Romanıyla istisnasız bu ülkenin tüm vatandaşlarını analarını ak sütü gibi helal olan hak ve özgürlükleri buluşturmayla alıyoruz.

Kardeşlerim bakın ben size buradan bir mesaj veriyorum. Şu anda 14 Mayıs’ı siz zannediyor musunuz Türkiye takip ediyor. Tüm İslam dünyası 14 Mayıs’ı takip ediyor. 14 Mayıs seçimlerinde ne olacak bunu takip ediyorlar ve İslam dünyasının bu heyecanını ben inanıyorum ki bu kadro aynen paylaşacak.

"HER ŞEYİMİZLE KENDİ AYAKLARIMIZIN ÜZERİNDE DURACAĞIZ"

Rabbim gazamızı mübarek eylesin, Rabbim yolumuzu açık eylesin, Rabbim zaferimizi kutlu eylesin. Değerli kardeşlerim şu Ramazan’da bakıyorsunuz İslam dünyasından bir ülke 200 ton hurma gönderiyor. Nereye? Deprem bölgesine. Niçin? Oradaki depremzede kardeşlerimiz iftarlarını hurma ile açsın diye. Bakıyorsunuz bir diğeri kakıyor 100 ton gönderiyor. Bir diğeri 100 ton gönderiyor. İstiyorlar ki depremzede kardeşlerimiz iftarlarını hurmalarımızla açsın. Bu bir anlayışın ifadesidir, yaklaşımın ifadesidir. Bu ne demek? ‘Biz depremzede kardeşlerimizi bu Ramazan’da yalnız bırakamayız’ demek. Katar böyle, Libya böyle, Cezayir böyle bu bir anlayış.

Türkiye de bu kardeşleri ile beraber bu yolda yürüdü. Yaşadığımız her saldırı, her felaket, her acı, 6 Şubat depremleri birliğimizi daha çok sıkılaştırmamız, kardeşliğimizi daha da güçlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. Biz Türkiye olarak önce alt yapımızla, güvenliğimizle, diplomasimizle, her şeyimizle kendi ayaklarımızın üzerinde duracağız. Bunu sağladıktan sonra bize uzanan elleri tutabilir, bize el uzatanların yardımlarını kabul edebiliriz. Çünkü kanımızla, canımızla alın terimizle, kendimize vatan yaptığımız kadim coğrafya tüm dünyanın gözünü diktiği yerdir.

"DEPREM AFETLERİ KARŞISINDA DA AYNI YAKLAŞIMLA HAREKET EDİYORUZ"

Kardeşlerim, Türkiye Cumhuriyeti devletinin her bir ferdinin bu ülkenin refahından aynı düzeyde yararlanma hakkı olan 1’inci sınıf vatandaşlar olduğunu söylerken bu özgüvene dayanıyor. Deprem afetleri karşısında da aynı yaklaşımla hareket ediyoruz. Ülkemizin bir köşesindeki insanların evleri başlarına yıkılmışken diğer hiçbir yerdeki insanımız hayatını hiçbir şey olmamış gibi sürdüremez.

Deprem haberinin alındığı andan itibaren istisnasız her şehrimiz mağdurların imdadına koşmak için seferber oldu. Milletimizin gösterdiği samimi gayret binlerce yıldır bizi diri tutan hasretlerimizin dimdik ayakta tutan işaretleridir.