Akıllı telefonların devre kartlarında yer alan ve çıplak gözle neredeyse fark edilemeyen ince altın kaplamalar, modern iletişimin kesintisiz bir şekilde sürdürülmesi için hayati bir rol oynuyor. Cihaz başına yalnızca bir kum tanesi büyüklüğünde altın kullanılmasına rağmen küresel ölçekte ortaya çıkan rakamlar devasa boyutlara ulaşıyor. Uzmanlar bu değerli madenin tercih edilmesinin temel sebebini oksitlenmeyen tek metal olmasıyla açıklıyor.
ALTININ ELEKTRONİKTEKİ VAZGEÇİLMEZ ROLÜ
Bilim insanları, altının bakırdan yüzde 70 daha pahalı olmasına karşın neden tercih edildiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Yapılan açıklamalarda altının oksitlenmeyen tek metal olduğu vurgulanarak bu sayede cihazlarda performans kaybının yaşanmadığı belirtiliyor. Oksitlenme yapmayan yapısıyla altın, sinyal iletiminin en üst düzeyde tutulmasını ve bağlantı noktalarında uzun ömürlü bir kullanım sunmayı garanti ediyor.
KÜRESEL SATIŞ RAKAMLARI VE İSRAF EDİLEN SERVET
2023 yılında dünya genelinde yaklaşık 1.4 milyar adet akıllı telefon satıldı ve bu cihazların her biri ortalama 2 dolar değerinde altın içeriyordu. Kullanım ömrünü tamamlayarak çöp sahalarına giden her bir milyon telefonun, geri dönüştürülmeyi bekleyen 30 ila 40 kilogram altının heba olması anlamına geldiği hesaplanıyor. Bu kayıp, elektronik atıkların aslında ne kadar büyük bir ekonomik değer taşıdığını gözler önüne seriyor.
E-ATIKLARDAKİ GERİ KAZANIMIN VERİMLİLİĞİ
Birleşmiş Milletler’in Elektronik Atık Raporu’na göre 2022 yılında oluşan 62 milyon ton e-atığın sadece yüzde 22’si geri kazanılabildi. Bu atıkların içerisindeki altının toplam piyasa değerinin ise 15 milyar doların üzerinde olduğu hesaplanıyor. Uzmanlar bu noktada geri dönüşümün geleneksel madenciliğe kıyasla çok daha verimli bir yöntem olduğunu özellikle vurguluyor.
MADENCİLİĞE KIYASLA ÇOK DAHA YÜKSEK VERİM
Bir ton cep telefonu devre kartından elde edilen altın miktarı 300 ila 350 gram arasında değişirken, bir ton altın cevherinden çıkarılan altın miktarı ortalama olarak yalnızca 5 ila 10 gram seviyesinde kalıyor. Aradaki bu uçurum, kullanılmayan telefonların aslında yerin altındaki birçok madenden daha zengin birer kaynak olduğunu kanıtlıyor. Teknoloji firmaları ise bu bağımlılığı azaltmak amacıyla nanoteknolojik çözümler geliştirmeye odaklanmış durumda.
ALTERNATİF TEKNOLOJİLER İÇİN YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR
Bakır bazlı alaşımlar ve iletken polimerler gibi yeni nesil malzemeler, elektronik cihazların bazı bölümlerinde altının yerini almaya başladı. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen uzmanlar, altının sahip olduğu benzersiz özelliklerin özellikle biyomedikal sensörler, uzay teknolojileri ve milimetre dalga 5G antenlerinde henüz doldurulamaz olduğunu belirtiyor. Bu kritik alanlarda güvenilirlik ve performans açısından altının tahtını korumaya devam ettiği ifade ediliyor.