Alberta eyaleti, ayrılma yolunu reddederek Kanada’nın bir parçası olmaya devam etme kararı aldı. Bu sonuç, ABD’den destek arayan marjinal bir ayrılıkçı kampanyaya ağır bir darbe indirdi. Seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi Kanada’da kalmayı tercih ederken, kalan kısım daha sonra ayrılma için ikinci bir oylama yapılmasını istedi.
AYRILIKÇI KAMPANYANIN GEÇMİŞİ
Alberta, uzun süredir marjinal bir bağımsızlık hareketine ev sahipliği yapıyor. Ayrılıkçılar, Kanada’nın federal sisteminin eyaletin 5 milyon nüfusunu parlamentoda yeterince temsil etmediğini, iklim değişikliğiyle mücadele çabalarının Alberta’nın karlı fosil yakıt endüstrisine tehdit oluşturduğunu ve Alberta’nın muhafazakâr politikalarının daha liberal doğu eyaletleri tarafından sıklıkla gölgede bırakıldığını savunuyor.
SEÇİM SONUÇLARI VE REAKSİYONLAR
Alberta Başbakanı Danielle Smith, eyaletin Kanada’da kalma konusundaki referandumun sonuçlarından dolayı “çok memnun” olduğunu belirtti. Eski Alberta politikacısı Thomas Lukaszuk, bu sonucun Trump’a güçlü bir mesaj ileteceğini ifade etti: “Kanada, ele geçirilemez.” Ayrılıkçı aktivist Jeffrey Rath, hareketlerinin yaklaşık dörtte bir oranında seçmeni referandum için ikna etmesinden dolayı gurur duyduğunu söyledi.
KANADA'DA TARİHİ BİR OYLAMA
Bu oylama, Kanada’da 1995 Quebec referandumundan bu yana yapılan ilk plebisit oldu. Quebec, bu referandumda ayrılmaya karşı ince bir farkla oy kullanmıştı.
ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE ETKİLER
Ayrılıkçılar, ABD yetkilileriyle destek almak amacıyla Washington’da bir araya gelmişti. Rath, Trump’ın 2024 seçimlerindeki zaferinin bağımsızlık aktivistlerine umut verdiğini dile getirdi. Kanada’daki bazı politikacılar, ayrılıkçı liderleri “ihanet” ile suçladı.
ALBERTA'NIN GELECEĞİ
Başbakan Carney, Alberta’nın ayrılmasının eyaletin üzerinde uzun yıllar sürecek derin bölünmeler ve belirsizlik yükleyeceğini belirtti. Ayrıca, referandumun dünyadaki artan tehlikeler ve bölünmeler arasında geldiğine dikkat çekti.