Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, demokrasiye karşı aşırı grupların yaydığı dezenformasyon nedeniyle ülkenin Weimar Cumhuriyeti dönemine benzer bir bölünme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. 1990 yılındaki yeniden birleşme yıl dönümünde yaptığı konuşmada, seçmenlerin üçte birinin temel haklara sırt çevirdiğini ifade etti. Steinmeier, özgürlük ve demokrasiyi tehdit eden “aşırı güçlerin katlanılamaz siyasi demagojisini” kınadı.
DOĞU EYALETLERİNDEKİ SEÇİMLER İKTİDARI SARSTI
Geçen ay doğu eyaletlerinde yapılan seçimlerde, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi en yüksek oy oranına ulaştı. Başkent Berlin’deki üçüncü seçimi ise Sol Parti (Die Linke) kazandı. Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerindeki yarışta, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki muhafazakar Hristiyan Demokratlar tarihinin en ağır yenilgisini yaşadı. Ekonomiyi canlandırma vaadiyle göreve gelen iktidar koalisyonu, bu sonuçlarla sarsıldı.
SEÇMEN KAYGILARI ARTIYOR
Merz hükümeti altında yaşam standartlarının düşmesi ve ekonomik gerileme endişeleri derinleşiyor. AfD, kamuoyu yoklamalarında bir yılı aşkın süredir birinci sırada yer almayı sürdürüyor. Kendisine yönelik aşırı sağ etiketini reddeden AfD, bu nitelendirmenin ana akım partilerce partiyi itibarsızlaştırmak amacıyla kullanıldığını savunuyor.
STEINMEIER’DEN ACİL HÜKÜMET POLİTİKASI VURGUSU
Eski Başbakan Angela Merkel döneminde dışişleri bakanlığı yapan Steinmeier, Almanya’nın “iyi düşünülmüş, tutarlı ve kararlı bir hükümet politikasına her zamankinden daha acil ihtiyaç duyduğunu” vurguladı. Demokratik tartışma ortamının sarsıldığını ifade eden Steinmeier, dezenformasyon kampanyalarının internet oligarkları aracılığıyla yayıldığını belirtti.
ALMANYA'NIN EKONOMİK ZORLUKLARI
Almanya, imalat sektöründe Çin’in artan rekabetiyle karşı karşıya. Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi, ülkenin ucuz petrol ve doğalgaz akışını kesti. Steinmeier, pek çok yurttaşın siyasi sisteme güvenmediğini kaydederek, “Berlin’in Weimar Cumhuriyeti’ne benzeyip benzemediği henüz yanıtlanmamış bir sorudur” değerlendirmesini yaptı.