Bilim insanları, yaklaşık 40 yıldır bir çekmecede unutulan fosilin Antarktika’da keşfedilen ilk dinozor kemiği olduğunu belirledi. Fosil, 1986 yılında British Antarctic Survey kapsamında bulundu. James Ross Adası’ndaki arazi çalışmaları sırasında İngiliz jeolog Michael Thomson ile Alman jeolog ve paleontolog Reinhard Förster tarafından keşfedildi.
ONLARCA YIL İNCELENMEDEN KALDI
Araştırmacılar bölgede omurgasız canlılara ait fosiller topladı. Bitkilere ve kemikli balıklara ait örneklerin yanında büyük bir omur da İngiltere’ye götürüldü. Ancak kemik, arşivlerde onlarca yıl ayrıntılı şekilde incelenmeden kaldı.
FOSİL UZUN BOYUNLU DİNOZORA AİT
Fosil, paleontolog Mark Evans’ın dikkatini çekti ve yeniden incelendi. Yapılan analizler, fosilin Geç Kretase döneminde yaşamış bir sauropoda ait olduğunu doğruladı. Uzun boyunlu bu dinozorun kuyruğunun üst bölümüne ait omur kemiği olduğu belirlendi.
EN ESKİ DİNOZOR ÖRNEĞİ OLARAK KAYITLARA GEÇTİ
Araştırmacılar buluntuyu “son derece nadir” olarak nitelendirdi. Fosil, Antarktika’da şimdiye kadar toplanmış en eski dinozor örneği oldu. Aynı zamanda kıtada bulunan yalnızca ikinci sauropod fosili olarak kayıtlara geçti.
HENÜZ HANGİ TÜRE AİT OLDUĞU BİLİNMİYOR
Kemiğin iç yapısı ve şekli sayesinde fosilin Lithostrotia alt grubuna ait olduğu belirlendi. Hangi türe ait olduğu kesin olarak saptanamasa da Arjantin’de keşfedilen Muyelensaurus pecheni türüne benzerlik gösterdiği ifade edildi.
ANTARKTİKA'da FOSİL BULMAK OLDUKÇA ZOR
Antarktika, en az dinozor fosili bulunan kıta olarak biliniyor. Bunun en önemli nedeni kıtanın kalın buz tabakasıyla kaplı olması. Dinozorların yaşadığı Mezozoik Dönem’de ise bugünkü kadar yoğun buz örtüsü bulunmuyordu.
BİLİM İNSANLARI KEŞFİ DEĞERLENDİRDİ
Bugüne kadar Antarktika’da yalnızca 12 dinozor türü keşfedildi. Mark Evans, Michael Thomson’ın saha notlarını yeniden incelediklerini söyledi. Jeoloğun kemiğin büyük bir sürüngene ait olduğunu fark ettiğini ancak dinozor olduğunun anlaşılamadığını belirtti. Evans, “Bazen en önemli bilimsel keşifler, yıllardır burnumuzun dibinde bekleyenler oluyor” değerlendirmesinde bulundu.