Dr. Felix Liauw, oğlu Obelix’i ilk kez kucakladığında yaşadığı mutluluğu unutamıyor. Yedi yıllık bir çabanın ardından ilk çocuklarına kavuşmanın sevincini yaşarken, Obelix’in besin reddi yaşaması, ailelerinin mutluluğunu gölgelemişti. Küçük çocuk her beslenmede kusma ve ishal sorunları yaşıyordu; bu durum, gün içinde sekiz kez tekrarlanıyordu.
OBELİX'İN ZOR GÜNLERİ
Obelix’in annesi, emzirme sırasında süt alerjisi olabileceğini düşünerek beslenme düzenini değiştirdi. Ancak belirtiler devam etti ve Obelix, sadece 2 haftalıkken neonatal yoğun bakıma alındı. Liauw, “Sürekli ağlıyordu, ama aç olduğu zaman iyi görünüyordu,” dedi. Pediyatrik beslenme uzmanı, Obelix için özel bir süt formülü önerdi fakat bu da işe yaramadı. Çocuğun kilosu 2.4 kilogramdan 2.2 kilograma düştü. Bir ayına geldiğinde, beslenme tüpü takılarak Jakarta’daki bir hastanede bağırsak enfeksiyonu teşhisi konuldu. Doktorlar, durumu düzeltmek için farklı antibiyotik türleri denediler ancak başarılı olamadılar.
AMR'NİN TEHLİKESİ
Obelix’in kan testleri, doğuştan gelen kısa bağırsak sendromunu ortaya koydu. Bu durum, Obelix’in besinleri sindirmesini engelliyor ve uzun süre hastanede kalmasını gerektiriyordu. Küçük çocuk, enfeksiyona karşı aşırı bir tepki olan sepsis geliştirdi ve 12 Şubat 2020’de hastanede yaşamını yitirdi. Ailesi, olayların dizisinin antimikrobiyal direnç (AMR) ile bağlantılı olduğuna inanıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, AMR, bakterilerin, virüslerin, mantarların ve parazitlerin tedavi için kullanılan ilaçlara karşı direnç geliştirmesi sürecidir.
ANTİBİYOTİK KULLANIMI VE SONUÇLARI
Antibiyotiklerin aşırı kullanımı, bu dirençli ” süper böcekler” oluşumunu hızlandırmaktadır. WHO, antibiyotiklerle kendini tedavi etmemek gerektiğini vurgularken, reçete edilen tedavi süreçlerinin tamamlanması gerektiğini belirtiyor. 2023 yılına kadar yapılan araştırmalar, kullanılan antibiyotikleri etkisiz hale getiren birçok hastalığın ortaya çıktığını gösteriyor. WHO AMR bölüm başkanı Dr. Yvan Hutin, “Antibiyotik direncinin artmasıyla birlikte tedavi seçeneklerimiz azalıyor ve hayatlar tehlikeye giriyor,” dedi.
KÜRESEL SALGININ ETKİLERİ
Antibiyotik tüketimi dünya genelinde artış gösteriyor. Tarımda da büyük miktarlarda antibiyotik kullanılıyor. Avrupa Birliği, Avrupa’daki çiftlik hayvanları için antibiyotiklerin büyüme ajanı olarak kullanılmasını yasakladı. Ancak ABD’de bu uygulama devam etmekte. 2023-2024 yılları arasında gıda üretim hayvanları için antimikrobiyallerin satışında %16’lık bir artış kaydedildi.
Mallory Smith, 25 yaşında antibiyotiklere karşı dirençli bir enfeksiyondan hayatını kaybetti. 3 yaşında kistik fibroz teşhisi konan Smith, gençlik döneminde B. cepacia bakterisi ile enfekte oldu. Yüzlerce hastane yatarak tedavi gördü fakat 2017’de hayatını kaybetti. Annesi, “Antibiyotikler enfeksiyonu çözemediler,” dedi.
FAGOTERAPİ UMUDU
Smith’in tedavisi sırasında, FDA’dan bakteriyofaj tedavisi için onay alındı. Ancak bu tedavi, dünya genelinde sadece birkaç ülkede uygulanmakta. Bakteriyofajlar, “süper böcekler” ile savaşmak için doğa tarafından yaratılmış virüslerdir. Ancak doğru bakteriyofajı bulmak büyük bir zorluktur. Smith’in hayatı kurtulmasa da, tedavinin işe yaradığına dair otopsi sonuçları annesi tarafından paylaşıldı.
AMR, özellikle düşük gelirli ülkelerde ciddi sorunlar yaratıyor. Deng, “Ülkeler arasındaki fark, mikroplardan ziyade, onları ele almak için mevcut kaynaklardır,” dedi. AMR’nin yayılması, basit yaraların tedavisini bile zorlaştırabilir. Antibiyotiklerin daha akıllıca kullanımı, halk eğitimi ve araştırma yatırımları gereklidir.
GELECEK İÇİN UMUT
2050 yılına kadar AMR’nin dünya ekonomisine 1.7 trilyon dolara kadar kayıplara neden olabileceği öngörülüyor. WHO, AMR ile mücadele için 170’ten fazla ülkenin eylem planları geliştirdiğini belirtiyor. Yeni plan, tarım sistemlerinde antimiyrobiyallerin kullanımını azaltmayı ve hijyenin iyileştirilmesini hedefliyor. Liauw, bu konuyu çocuğunun anısına sahiplenmeye devam ediyor. “Enfeksiyonları yalnızca belirli belirtilere dayanarak tanımlamamalıyız,” diyor.