Sağ elinizi kullanıyorsanız, bu özelliğinizin kökeni yaklaşık 550 milyon yıl önce yaşamış, sağa eğilme eğilimi gösteren bir hayvana dayanıyor olabilir. Spriggina floundersi adı verilen bu canlı, ilk hayvan yaşam formlarının ortaya çıktığı Ediyakaran Dönemi’nde okyanuslarda yaşadı. Bilim insanları, 100’den fazla fosili inceleyerek bu canlının deniz tabanında hareket edebildiğini ve sağ elini kullanma eğilimi gösterdiğini ortaya koydu.
FOSİL KAYITLARINDA SAĞA EĞİLİM TESPİT EDİLDİ
Spriggina floundersi, ilk kez 1958’de tanımlanan fosilleriyle biliniyor. Güney Avustralya’da bulunan bu canlının düz, parçalı vücudu oval şekilde uzanıyor. Bir ucunda sivrilen, diğer ucunda ise büyük kavisli bir yapı bulunan Spriggina, başı olan en eski hayvan olarak kabul ediliyor. Boyu en fazla 10 santimetreye ulaşan canlı, genellikle 2 ila 3 santimetre arasında kalıyordu. Araştırmacılar 100’den fazla fosili analiz ederek vücut eğriliklerini karşılaştırdı. Fosillerdeki eğriliklerin çoğu sol tarafa doğruydu, bu da canlının yaşarken sağa kıvrılmayı tercih ettiğini gösterdi. Sağa kıvrılan bireylerin sayısı sola kıvrılanların yaklaşık iki katıydı. Çalışmanın yazarlarından Scott Evans, “Yarım milyar yıllık bir organizmanın izinden, bir yönü diğerine tercih ettiğini söyleyebileceğimizi hiç düşünmemiştim” ifadelerini kullandı.
HAREKET KABİLİYETİ ÇEVRESEL FAKTÖRLERLE AÇIKLANAMADI
Araştırmacılar, Spriggina’nın kendi başına hareket edip edemediğini anlamak için fosillerin bulunduğu kaya katmanlarını inceledi. Akıntı ve fırtına izleri aradılar. Eğer tüm fosiller aynı yöne eğilmiş olsaydı, bu bir dış etkenin işareti olabilirdi. Ancak fosiller farklı yönlerde ve farklı derecelerde eğilmişti. Hatta bazı fosillerde birden fazla eğrilik vardı. Bu durum, canlının deniz tabanında istediği yönde hareket edebildiğini gösteriyor. Ayrıca aynı kaya tabakasındaki bireyler arasında eğrilik farklılıkları bulunması, kuruma sonucu eğrilme ihtimalini de ortadan kaldırdı. Bazı fosillerin vücutları ile deniz tabanı arasında tortul kayaç bulunması da hareket kabiliyetini destekleyen önemli bir kanıt olarak değerlendirildi.
BULGULAR EVRİMSEL YÖNELİMİN KÖKENİNE IŞIK TUTUYOR
Araştırmayı yürüten New York’taki Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nden Scott Evans, en eski hayvan fosillerinin çoğu insana tuhaf göründüğünü ancak bu tuhaflığın ötesine geçildiğinde hareket etme yeteneği ve davranışsal el tercihi gibi günümüz hayvanlarıyla ortak temel özelliklerin görüldüğünü belirtti. Çalışmaya dahil olmayan Güney Avustralya Müzesi’nden Diego García-Bellido ise bulguları ihtiyatla karşıladığını ancak araştırmacıların tüm alternatif hipotezleri dikkate alarak ikna edici argümanlar sunduğunu söyledi. Evans, Spriggina’nın günümüzde yaşayan hiçbir hayvana benzemediğini ancak evrimsel yönelimin temelini attığını ifade etti. Bu özellik, yalnızca insanlarda değil, diğer primatlar, fareler, kurbağalar ve böceklerde de görülüyor.