Uzmanlar yetişkinlerin serin ve karanlık bir odada kesintisiz yaklaşık sekiz saat uyuması gerektiğini öne sürerken bu düzenin yaşam süresine yıllar ekleyebileceğini belirtiyor. Ancak bu ideale pek çok kişi ulaşamıyor. Dahası 19 Mayıs’ta yayımlanan The Sleepless Ape kitabına göre insanlık tarihinin büyük kısmında bu şekilde uyunmamış. Kitabın yazarı antropolog David Samson insan uykusunun evrimini araştırdı. Samson bulgularında insan uyku düzeninin ataya benzer primatlara göre daha kısa, derin ve esnek hale geldiğini ortaya koydu.
İNSAN UYKUSU EVRİMSEL BİR AYKIRILIK
David Samson modellemelerin insanların 10,5 saat uyuması gerektiğini gösterdiğini söylüyor. Ancak insan ortalaması yedi saat civarında. Samson insanların en kısa uyuyan primat olduğunu belirtiyor. Ayrıca en yüksek REM uykusu oranına sahip olduklarını ekliyor. Kitap bu durumun nasıl ortaya çıktığını anlatmayı hedefliyor.
AĞAÇTAN YERE İNİŞİN AVANTAJLARI
Atalarımız ağaçtaki güvenli uykuyu terk ederek yerde uyumaya başladı. Samson bu geçişte barınak, ateş ve sosyal uyumanın etkili olduğunu ifade ediyor. Büyük gruplar içinde farklı yaşlardaki bireyler sayesinde 24 saat boyunca nöbet tutanlar bulunuyordu. Bu durum bir kabuk gibi koruyucu bir alan yarattı. Samson bu ortamda bireylerin güvende hissettiğini vurguluyor.
REM UYKUSU YARATICILIĞI ARTIRIYOR
Samson insanların REM uykusuna diğer primatlardan daha fazla ihtiyaç duyduğunu aktarıyor. Bu evre yaratıcılık ve yenilikle bağlantılı. Samson REM uykusunun insanın başarılı bir tür olmasında önemli rol oynadığını düşünüyor.
ŞEMPANZE YATAKLARI BİLGİ VERİYOR
Samson şempanzelerin ağaçlarda yaptığı yuvaları inceledi. Bu yuvalar sıcak tutuyor ve büyük yırtıcılardan koruyor. Ayrıca böcekleri uzaklaştıran bitkilerden yapılıyor. Samson bu incelemelerin insan atalarının karşılaştığı sorunları anlamayı sağladığını belirtiyor.
HADZA KABİLESİ UYKUYU SEVİYOR
Samson Tanzanya’daki Hadza kabilesiyle çalıştı. Batılı kültürler uykuyu abartılı şekilde yüceltirken Hadzalar uykularını sevdiklerini söylüyor. Oysa uykuları daha kesintili. Samson bu çelişkinin kaynağının sirkadiyen ritimler olduğunu ifade ediyor. İnsanlar zamanının yüzde 90’ından fazlasını iç mekanda geçiriyor. Bu durum biyolojik saatle uyumsuzluğa yol açıyor.
EVRİMSEL UYKU ALIŞKANLIKLARI MODERN YAŞAMA UYARLANABİLİR
Samson kendi uyku alışkanlıklarını da değiştirdi. Işıkla ilişkisini düzenleyerek uykusunu iyileştirdi. Alarm kullanmıyor ve güneşin doğuşuyla uyanıyor. Akşamları mavi ışıktan kaçınıyor. Ayrıca son kalorisini yatmadan üç dört saat önce alıyor. Samson uyku sorunu yaşayanların biyolojik saatiyle uyumlu olup olmadığını sorgulaması gerektiğini söylüyor.