Maliye Bakanı Naci Ağbal'dan ekonomiye dair açıklama geldi. Ağbal, akaryakıtta ÖTV indirimi olabileceği iddialarını yalanladı ve böyle bir çalışmanın olmadığını belirtti.
Akaryakıtta ÖTV indiriminin gündemde olduğuna yönelik iddialarla ilgili konuşan Ağbal, "Enflasyonun süratle tek haneye inmesi önemli. Maliye politikası para politikası ile uyum içinde olacak. Enflasyonu oluşturan dinamiklere bakınca vergi artışı kaynaklı olmadığı ortada. Enflasyondaki artış daha çok döviz kuru ve ithalat fiyatları kaynaklı. Emtia ve petrol fiyatında da yukarı yönlü eğilim var. Son 1-1,5 yıldır gerçekleşen enflasyonda döviz kuru önemli bir faktör. İç talep canlı, bu da etkiliyor. ÖTV indirimi talebi iyi niyetli bir talep. Enflasyonu aşağı çekmeye yönelik olabilecek alternatiflerden birisi. Şu an itibariyle akaryakıt ürünlerinde ÖTV'nin aşağı çekilmesi yönünde bir çalışma yok. Akaryakıt ve sigara üzerindeki vergilerde 1,5 yıldır artış yapmıyoruz, maliye politikası olarak enflasyonla mücadeleye gerekli desteği veriyoruz " dedi.
S&P'nin not indirimine değinen Ağbal şunları söyledi: "Zamanlaması ilginç. Türkiye bir seçime gidiyor. Bu ortamda bile Merkez Bankası para politikası alanında bir karar almış. Burada raporun içinde olan tereddütlerle ilgili konular tartışılabilir. Bu açıklama politik saiklerle yapıldığı izlenimi veriyor. Burada ciddi bir kredibilite kaybı söz konusu."
31 Mart 2018 tarihi itibariyle kamuya yapılması gerekip de ödenmeyen bütün borçlar yapılandırma kapsamında.
Burada vergi alacağı olarak 119.2 milyarlık alacak söz konusu. SGK prim alacağı 64.3 milyar lira alacak söz konusu. Toplam 183.5 milyarlık bir alacağı yapılandıracağız. Alacaklar maliye bakanlığına gümrük bakanlığına il özel idareleri ve belediyelere olan borçları kapsıyor.
Vergi, vergi cezası, SGK primleri, idari para cezaları var, belediyelerin atık su alacakları var, katı atık ücretleri var.
Öğrencilerimizin kredi borçları var. Vatandaşların ecrimisil borçları var. Turizm yatırımcılarımızın ecrimisil borçları var.
Onlar devam edecek. Vatandaşlar müracaat etmişler ödemelerini yapıyorlarsa aynı şekilde ödemeye devam edecekler. Ama haklarını kaybedecekler bu kanunla bir imkan getiriyoruz. Bugün itibariyle borçlarının kalan bakiyesini peşin öderlerse, faizin yüzde 90’ından vazgeçiyoruz. Bu son derece cazip bir ödeme koşulu. Peşin ödemede ilave avantaj bekliyoruz.
GELİR BEKLENTİSİ NE KADAR?
Biz bugüne kadar 40 milyar lira tahsilat yaptık. Bu iki kanun uygulamasına baktığımızda şunu görüyorum, 2016’da 16 milyar tahsilat yapmışız. 2017 yılında da yaklaşık 19 milyar lira tahsilat yapmışız. 2018’de 6 milyar lira tahsilat yaptık. 40 milyarlık tahsilat var. Biz bu yeniden yapılandırmayı yaptığımızda, bu sefer peşin ödeme iki taksitle ödeme daha cazip, ilk yılda 15-16 milyar lira gelir elde etmiş olacağız. Bu sene gider artışı getiren kalemler var, ama buradan toplayacağımız gelirler hem bu sene hem de gelecek sene ortalama 16-17 milyarlık gelir artışı sağlayacağını görebiliyoruz.
Kamu maliyesine gider artışı etkisi 24 milyar civarında. Burada emekli aylıklarındaki artışın maliyeti 22,3 milyar lira. Yaşlılık aylığının maliyeti 1,2 milyar lira. İkisinin toplamı 23,5 milyar lira. Kanun içerisinde bazı başka düzenlemeler de var.
AK Parti hükümetleri olarak hesapsız kitapsız bir işin içerisine girmedik. Seçim beyannamesi yazmakla ülke yönetilmiyor. Hesabınızı iyi yapacaksınız. Biz emeklilerimizin böyle bir talebi olduğunu biliyoruz. Yaptığımız düzenlemeyi, ‘bunu ben buldum’ da demesin. Vatandaş zaten talep de bulunuyordu. 1000’er liralık zammın emeklilerimizin aylıklarında 166 lira artış yapıyoruz.
Hesabımızı kitabımızı yaptık. Bazıları söylüyor vatandaş inanmıyor. AK Parti bir iş yaparken hesabını kitabını yapıyor. Önümüzdeki birkaç yılda oluşturacağımız ilave gelirlerle bu artışları çevirebileceğimizi görüyoruz. Yaptığımız düzenleme kalıcı bir düzenleme. 16 yıldır bu ülkeyi yönetiyoruz. En başarılı göstergelerinden bir tanesi bütçe disiplinidir. Kimse bu başarıya gölge getirmesin artı önümüzdeki yıllar yeni bir döneme giriyor dünya. Faizlerin yukarıya, petrol fiyatlarının yukarıya gittiği.
Biz şunu söylüyoruz, emeklilerimizin böyle bir artışa ihtiyacı vardı. Yüksünmeden, şu dedi bu dedi ona da bakmadan işimize bakıyoruz. Emekli vatandaşımız da işini yapana bakıyor. Maliye Bakanı olarak söylüyorum, yaptığımız düzenleme giderleri artırıyor. Kısa vadede gelir artıcı çalışmalarımız yapıldı. Ama kalıcı bir şekilde bütçe dengesinin sürdürülebilir olması konusunda çalışmalarımız var. 25 Haziran sonrasında güçlü bir iktidarla yolumuza devam edeceğiz.
Hükümet olarak her zaman bütün toplum kesimlerinin refahını artırma yönünde gayretlerimiz oldu. Kamu çalışanlarımız da bu refah artışından önemli kazanımlar elde ettiler. Kamu çalışanlarına hem genel artışlarla hem de zaman zaman yaptığımız iyileştirmelerle gelirlerini artırdık.
Yine işçi kardeşlerimizin ücretlerinde iyileştirmeler yaptık. Ne zaman fırsat bulsak bunları yapmaya devam ediyoruz, edeceğiz. Taleplere bakıyoruz, imkanlarımızı zorluyoruz. Emekli aylığında artışı imkanlarımızı zorlayarak yaptık.
Biz her işi yaparken onu dengeleyecek çalışmaları da yapıyoruz. Birileri kalkmış diyor ki ‘biz şunu vereceğiz’ Polemiğe girmek istemiyorum. Bu işler hesap kitap işleridir. Hesap kitap bilmeyenler ülkeyi 90’larda nereye götürdü?