Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’da düzenlenen ‘2026 OECD Adalete Eşit Erişim Küresel Yuvarlak Masa Toplantısı’na katıldı. Toplantı öncesi açıklamalarda bulunan Gürlek, zirveye katılan 30 ülkeden adalet bakanları ve yargı mensuplarıyla geniş kapsamlı istişareler gerçekleştirdiklerini belirtti. Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim’in toplantıya katılamamasının üzüntü verici olduğunu ifade etti.
TOPLANTININ TEMEL AMACI
Bakan Gürlek, toplantının adalet hizmetlerinin insan onurunu merkeze alarak sunulmasına yönelik ortak sorumlulukları ele almak amacı taşıdığını söyledi. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi’nde de benzer konuların tartışıldığını hatırlattı. Bu tür buluşmaların son derece faydalı sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
OECD'YE KATILIMIN ÖNEMİ
Gürlek, OECD’nin kuruluşunun arkasında yatan nedenlerin küresel barış ve ekonomik kalkınma çabaları olduğunu dile getirdi. İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan yıkıcı etkilerin giderilmesi için oluşturulan işbirliklerinin, bugünkü kalkınma modellerinin temelini oluşturduğunu belirtti. Türkiye’nin de bu süreçte kurucu üye olarak önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
KÜRESEL ADALETİN GEREKLİLİĞİ
Küreselleşen dünyada, ülkelerin güçlü işbirlikleri kurmasının kaçınılmaz olduğunu söyleyen Gürlek, küresel adalet sisteminin zamanında uygulanmasının önemine dikkat çekti. Adalet sisteminin evrensel bir anlayışla çalışması durumunda, küresel barışın sağlanacağına inandığını belirtti.
SIĞINMACILARA YARDIM ELİ
Bakan Gürlek, Türkiye’nin, savaş ve zulüm nedeniyle yurtlarından ayrılan sığınmacılara kucak açtığını vurguladı. Türkiye’nin 4 milyonu aşan sığınmacıya destek verdiğini ve bu durumun ülkenin küresel adalet anlayışının bir yansıması olduğunu ifade etti.
ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
Gürlek, Gazze’de yaşanan olaylara dikkat çekerek, OECD ülkelerinin Gazze’deki insan haklarını savunması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, İsrailli yerleşimcilerin gerçekleştirdiği vandallıklara karşı duracak bir küresel adalet sistemine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bu durumun, insanlık onurunun yerle bir edilmesine neden olduğunu sözlerine ekledi.