Banu Yelkovan: “Kalite değil mücadele kazandı”
Fenerbahçe, Avrupa’nın zorlu sahnesindeki ilk maçına, ligde son iki haftada yaşanan beraberlikler sonucu yıpranmış bir durumda çıktı. Duran ve Alvarez’in sakatlıkları ve Talisca’nın Benfica karşısında gördüğü kırmızı kart yüzünden eksik kalan kadro, teknik direktör Tedesco’nun tam olarak oturtamadığı oyun planı ile dengesiz bir görüntü sergiledi. Ancak takımın kadro kalitesi hâlâ ağır basan bir unsur olarak öne çıkıyor ve ‘yeni başkanla yeni başlangıç’ yapma fırsatını değerlendiriyor.
ZAGREB DAHA ETKİLİYDİ
Dinamo Zagreb, kendi liginde lider konumda olmasına ve evinde her zaman tehlikeli bir rakip olmasına rağmen, kâğıt üzerinde favori olan taraf Fenerbahçe’ydi. Dinamo’nun 21. dakikada attığı gol, Fenerbahçe’de kısa bir şaşkınlık yarattı. Ancak sarı lacivertliler, Szymanski’nin performansıyla hızlı bir şekilde yanıt vererek sadece 4 dakika sonra beraberliği sağladı. İlk yarı sonunda durum 1-1’di; fakat oyunun genel ağırlığı ve pozisyon sayısı ev sahibinin lehindeydi.
İkinci yarı başladığında, Dinamo Zagreb’in planı daha belirgin hale geldi. Ev sahibi takım, topu Fenerbahçe’ye bıraktı ve kendi yarı sahasında kalabalık bir şekilde bekleyerek, kazanılan toplarla Fenerbahçe’yi dengesiz yakalamanın fırsatını elde etmenin peşine düştü. Bu strateji, ikinci devrenin başlangıcında meyvesini verdi ve Dinamo, 50. dakikada Beljo’nun attığı golle 2-1 öne geçti.
CENK TAKIMI CANLANDIRDI
Maçın son anlarında etkisiz kalan Kerem Aktürkoğlu’nun yerini Cenk Tosun’a bırakmasıyla Fenerbahçe, oyuna taze bir hava kazandırdı. Beraberlik için ısrarla ataklar yapmaya çalışırken, Dinamo Zagreb’in yorgunluğuna rağmen oyunu kendi sahasına yıkmayı başardı. Ancak Zagreb takımı, uzatmanın son dakikalarında gelen bir atakla skoru 3-1’e taşıyarak maçın sonunu getirdi.
Gürcan Bilgiç: “Taktik maktik yok bam bam bam!”
Tedesco, takımın kadrosunu açıklarken “Son iki maçı görmediniz mi?” dedi. Yeni nesil olarak adlandırılan teknik adamın yaptığı tercihlerin sonucunda, “Fred ile İsmail yetersiz kaldı” diyerek bu seçimi yaptığını belirtti. Ancak bu tespitlerin, maçı izleyenler için olumlu bir yankı bulduğu söylenemez. Aslında, yenen üç golün de bu oyuncu seçimleriyle alakası yoktu; tamamen oyuncu kalitesi ile ilgili olduğu açıkça görülüyor.
Maçın detaylarına bakacak olursak, sahaya çıkan oyuncular arasında iki tane 6 numara olmayan (Semedo, Asensio), bir sağ bek (Çağlar) ve bir stoper olmayan (Osterwolde) oyuncu bulunuyordu. Bu durum, sağdan atak geliştiremeyen bir takım görüntüsü oluşturdu. Asensio’nun geriye çekilmesi, hücumda pozisyon yaratmayı engelledi. Rakip, Fenerbahçe’yi sola yönlendirerek, Brown ile her topu kaybetmesini sağladı. Özellikle kilitlenmiş Kerem, çevresinden gereken yardımı alamadı ve bu durumda Fenerbahçe, maçı sekiz kişiyle oynamak zorunda kaldı.
Sahada, oyun ezberinden yoksun bir takım vardı ve bu da takımın performansını olumsuz etkiledi. Bu süreçte, kimin ceza aldığı ya da kime ceza verildiği anlaşılamadı. Moda tabirle ifade edilirse, “yeni nesil” ile birlikte bir skandal izledik. Taktik veya plan olmadan, sahada sadece “bam bam bam” şeklinde bir oyun sergilendi. Bu durum, yeni nesil teknik anlayışın en uç noktasını bizlere gösterdi.