Loui Ridi, Batı Şeria’nın işgal altındaki Qusra kasabasında iki kızı için bir ev inşa etmeye başlamıştı. Kızları Ohio’da büyüdü, ancak aile ziyaretleri sırasında babalarının Filistinli köklerine hayran kaldılar. Ridi’nin anlattığına göre kızları ona, “Babaannemin yaşadığı, senin doğup büyüdüğün yerde bir evimiz olsun mu?” diye sormuştu.
Bu hayal şimdilik askıda, çünkü bir grup İsrailli yerleşimci, Ridi’nin ve diğer iki ailenin evlerinin bulunduğu tepeyi kuşatarak Filistinli sakinleri bölgeden çıkarmaya çalışıyor. Yerleşimciler çadır kurdu, su ve elektrik hatlarını kesti ve yolları kapatarak bölgeye kimsenin ulaşmasını engelledi. Kuşatma altında kalan evde Ridi’nin kardeşi Qusai ve oğlu mahsur durumda ve ellerinde yalnızca iki ila üç gün yetecek erzak var. Qusai, “Gözleri evde ve bu tepede; onu almak istiyorlar. Teslim olmayacağız ve bu evde tuz ve su içmek zorunda kalsak bile çıkmayacağız, elimizde tek parça ekmek kalmasa dahi bir adım geri atmayacağız” dedi.
İSRAİL ASKERLERİ GELDİ AMA DUA ETTİ
Ridi, Ohio’dan güvenlik kameralarından yaşananları dehşetle izledi ve Batı Şeria’nın bu bölgesinde güvenlikten sorumlu olan İsrail makamlarıyla iletişime geçmeye başladı. Ardından inanamadığı bir şey yaşandı; İsrail askerleri bölgeye geldi, yerleşimcileri sıcak bir şekilde selamladı ve onlarla birlikte namaz kıldı. Çarşamba günü İsrail askerleri ve sınır polisi tepeye çıkarak yerleşimcilerin çadırını söktü ve onları bölgeden çıkarmaya başladı. Ancak bu girişim başarısız oldu. Onlarca ek yerleşimci bölgeye gelerek yollara kaya taşıdı ve güvenlik güçlerine taş attı. Güvenlik güçleri ise ses bombası atarak ve yerleşimcilere biber gazı sıkarak karşılık verdi, ardından bölgeden çekildi. Bölgeye saatler sonra ulaşan ekipler, Ridi’nin evine çıkan yolda iki İsrail askeri ve altı kadar yerleşimci tarafından durduruldu. Bir asker, “Burası kapalı askeri bölge. Askeri faaliyete müdahale ediyorsunuz” dedi. Bu talimat yerleşimciler için de geçerli olmasına rağmen şu ana kadar yalnızca Filistinlilere, İsrailli insan hakları aktivistlerine ve gazetecilere uygulanıyor.
ASKERİ OPERASYON FİLİSTİNLİLERİ EVİNDEN ETTİ
İsrail ordusu Perşembe sabahı daha sert bir operasyon başlatarak “bölge sakinlerini korumak ve güvenliği sağlamak” amacıyla bir piyade taburunu bölgeye sevk etti. Ordunun ilk hamlelerinden biri, bölgedeki bir düzineden fazla Filistinli aileyi evlerinden çıkarmak oldu. Qusai da bu aileler arasındaydı ve komşusunun yanına taşınmak zorunda kaldı. Askerler, yerleşimcilere karşı operasyon yapabilmek için bu evleri geçici üs olarak kullanmaları gerektiğini söyledi. Qusai, “Umarım bu, askerlerin benim evime yerleşimcileri yerleştirmesiyle sonuçlanacak bir oyun değildir” diye konuştu. Saatler sonra haberin yayılması üzerine ordu kararından geri adım atarak “Qusra sakinlerinin evlerinde kalacağı” talimatı verildiğini açıkladı.
AYNI GRUP BAŞKA BİR AİLEYİ DE YERİNDEN ETTİ
Qusra’da yaşananlar münferit bir olay değil. Qusai ve tepede kuşatma altında yaşayan diğer sakinlerin, evlerinden ayrılmaları halinde bir daha geri dönemeyeceklerinden endişe etmek için haklı nedenleri var. Tepeyi kuşatan aynı yerleşimci grubu, geçen ay komşu bir köyde başka bir Filistinli aileye de aynı şeyi yaptı ve bu sefer başarılı oldular. Jalud köyünde Mahmud Tubasi’nin evini iki haftadan fazla kuşatan yerleşimciler, sonunda Tubasi’yi ve ailesini evlerini terk etmeye zorladı. Ekipler evi ziyaret etti ve yerleşimcilerin eve girip çıktığına, çatıda mesihçi bir bayrağın dikildiğine tanık oldu. Bu bayrak, yerleşimciler tarafından sıkça sergileniyor ve ele geçirilen Filistin mülklerinin üzerine dikiliyor. Aşırılıkçı yerleşimcilerin gözünde bölge, dini açıdan meşru bir Yahudi dönüşünün parçası olarak görülüyor. Tubasi’nin komşuları, yerleşimcilerin kendilerini de tehdit ettiğini ve “sıranın onlarda olduğunu” söylediklerini aktardı.
BATI ŞERİA'DA KOLEKTİF CEZALANDIRMA
Batı Şeria’daki Filistinliler, Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e saldırısından bu yana adeta kolektif bir cezalandırmayla karşı karşıya kaldıklarını söylüyor. Yerleşimci saldırıları, zorla yerinden edilmeler ve İsrail askeri operasyonlarında keskin bir artış yaşanıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre sadece bu yıl Batı Şeria genelinde yerleşimci saldırıları ve yıkımlar nedeniyle 3 bin 200’den fazla Filistinli yerinden edildi. Bu tablo, İsrailli bakanların ve hükümet yetkililerinin Batı Şeria’yı ilhak etme ve Filistinlileri toprakların tamamından sürme hedeflerini açıkça dile getirdiği aşırılıkçı söylemlerin gölgesinde yaşanıyor. İsrail hükümeti geçen ay Batı Şeria’da yeni Yahudi yerleşimleri kurmak ve erişim yolları inşa etmek için yaklaşık 800 milyon dolar ayırmayı onayladı. Onlarca yasadışı İsrailli yerleşimci karakolu da İsrail hükümeti tarafından resmen tanındı.
ABD BÜYÜKELÇİSİNDEN SERT KINAMA
Ridi, İsrail makamlarının yeterince çaba göstermediğinden endişe ediyor. Filistinli-Amerikalı bir vatandaş olarak Kudüs’teki ABD Büyükelçiliği’ne başvurdu ve evini korumak için yardım istedi. Elçilik kendisini İsrail makamlarına yönlendirdi. Ridi’nin evine yönelik kuşatmanın başlamasından beş gün sonra ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İsrailli yerleşimcilerin eylemlerini “korkutmak ve taciz etmek amacıyla yapılan korkunç bir terör eylemi” olarak kınadı ve elçiliğin sürece “çok aktif” şekilde dahil olduğunu söyledi. Huckabee, kendisini “pişmanlık duymayan” bir Hristiyan Siyonisti olarak tanımlayan, İsrail’in sadık bir destekçisi. Loui Ridi ise “Bir şeyler değişmek zorunda. Tek istediğimiz barış ve onur içinde yaşamak. Kendi evinde, kapının önünde sana saldırmayı bekleyen bir canavar olmadan yaşayabilmek” dedi.