CHP GRUP BAŞKANVEKİLİNDEN AÇIKLAMALAR
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul il yönetimine kayyım olarak atanan beş kişilik heyette yer alan Hasan Babacan’ın ardından Müjdat Gürbüz’ün de çekilme kararı aldığını duyurdu. İstanbul İl Başkanlığı önünde medya mensuplarına konuşan Başarır, “Bugün hukuksuz olarak atanan beşli kayyum heyetinden sabah saatlerinde partilimiz eski ilçe başkanımız Hasan Babacan parti iradesini ülkenin geleceğini gerekçe göstererek çekilmişti. Şimdi bu saatlerde yine bu beşli heyette olan Müjdat Gürbüz partisi için, geleceği için hiçbir baskı altında olmadan bu heyetten çekildiğini açıkladı” dedi.
TEŞEKKÜR VE ÇAĞRI
Başarır, “Kendilerine teşekkür ediyorum. Doğru olanı yaptılar” diyerek şöyle devam etti: “Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin il başkanını Çağlayan’daki bir mahkeme değil altı yüz tane seçilmiş İl Delegesi belirler. O yüzden ben geride kalan üç arkadaşımıza da buradan sesleniyorum. Hep beraber biz bir mücadele veriyoruz. Bir demokrasi mücadelesi veriyoruz. 86 milyonun geleceği için bir mücadele veriyoruz. Gelin mahkemenin bu yanlış kararına ortak olmayın. Diğer partililerimiz gibi bu heyetten çekilin. Bizim ayrışmaya, kayyumlara bir tek adamın verdiği kararla dizayn olmaya ihtiyacımız yok. Bizim hep beraber bir bütün şekilde yola koyulup iktidara gelip bu güzel ülkeyi zalimlerden kurtarmaya ihtiyacımız var.”
YSK KARARLARI ÜZERİNE YORUM
Ali Mahir Başarır, YSK’nın ‘ilçe kongreleri’ ve ‘İstanbul il yönetimi’ ile ilgili aldıkları karar hakkında ise şunları belirtti: “YSK şunu söyledi; Partiler seçim süreçlerine karar verir ve kendileri yapar. Buna ne mahkeme ne de başka bir güç engel olamaz dedi. Yani bizim mahalle seçimlerimiz de, ilçe seçimlerimiz de devam ediyor, edecek. Önce delegelerimizi, sonra ilçe başkanlarımızı il başkanını seçeceğiz. Ben bunu olumlu buluyorum. Ama açıkça YSK’nın yetkisine bir gasp var. Bir mahkeme el uzatmış. Bu konuda da karar vermesini bekliyordum. Vermedi. Şimdi bu karar istinafa gidecek. İstinaftaki kıymetli hakimlere de sesleniyorum. Demokrasinin önünü açın. Ülkeye bu kötülüğü yapmayın. Biz özgürce yarışmak istiyoruz. Biz eşit bir şekilde yarışmak istiyoruz. O yüzden YSK’nın kararını kısmen doğru ama o hukuksuzluğa o kayyum kararına müdahale etmediği için de olumsuz buluyorum.”