Bilim İnsanları Süper El Nino’yu İnceliyor

Okyanuslarda etkisini giderek artıran Süper El Niño’nun on yılların en şiddetli dönemlerinden birine dönüşebileceği belirtiliyor. Bu durumun ölümcül aşırı hava olaylarında dramatik bir artışı tetikleme riski bulunuyor. Peki insanlık bu şiddetli El Niño’ların yıkıcı etkilerini geçici olarak güneşi karartarak azaltabilir mi? İşte bu soru, bir grup bilim insanının Science Advances dergisinde yayımladığı yeni bir araştırmanın odağında yer alıyor.

SÜPER EL NİÑO İÇİN GÜNEŞİ KARARTMA ÖNERİSİ

El Niño, tropikal Pasifik Okyanusu’nda ortaya çıkan, küresel sıcaklıkları artıran ve aşırı hava koşullarını tetikleyen doğal bir iklim modeli olarak biliniyor. İnsan kaynaklı iklim değişikliğiyle birleşen bu olgu, gezegenin temel sıcaklığını yükselterek El Niño yıllarını giderek daha aşırı hale getiriyor. Bu durumun insan hayatı ve küresel ekonomiler üzerinde yıkıcı etkiler yarattığı vurgulanıyor. Scripps Oşinografi Enstitüsü öncülüğünde yapılan araştırma, son derece tartışmalı bir yöntem olan güneş jeomühendisliğinin, El Niño’nun getirdiği şiddetli sıcaklık, yangın ve diğer etkileri hafifletmek için bir araç olarak kullanılıp kullanılamayacağını inceledi. Çalışma özellikle, okyanus bulutlarına parçacıklar püskürterek güneş ışığını Dünya’dan uzaklaştırmayı ve uzaya geri yansıtmayı amaçlayan “deniz bulutu parlatma” tekniğine odaklandı.

BİLİM İNSANLARI AVUSTRALYA YANGINLARINI MODEL OLARAK KULLANDI

Araştırmacılar, “felaketle sonuçlanabilecek öngörülemeyen sonuçlar” endişesiyle bu fikri gerçek dünyada test edemediklerini belirtti. Bunun yerine raporla birlikte yayımlanan açıklamada, “doğal bir deneye” yöneldikleri ifade edildi. Avustralya’nın 2019 ve 2020 yıllarında yaşadığı “Kara Yaz” orman yangınları on milyonlarca dönüm alanı küle çevirirken yüzlerce kişinin ölümüne neden oldu. Yangınlar ayrıca güneş ışığını yansıtan parçacıklarla dolu duman bulutları oluşturdu ve bu bulutlar Pasifik Okyanusu’ndaki bulutlarla karıştı. Daha önceki araştırmalar, bu ultra yansıtıcı bulutların güneşten gelen enerjinin daha fazlasını uzaya geri göndererek Pasifik’i soğuttuğunu ve sıcaklıkları düşürme eğiliminde olan El Niño’nun karşıtı La Niña olayına katkıda bulunduğunu ortaya koymuştu. Bilim insanları, Avustralya yangınlarının bulut parlatma etkilerini izole ederek iklim modelleri aracılığıyla 1997 ve 2015’te başlayan iki tarihi güçlü El Niño olayından önce benzer bir senaryonun etkisini simüle etti. Çalışma, hedefli deniz bulutu parlatmanın El Niño’nun etkilerini zayıflatabileceğini ve La Niña ile ilişkili soğutma ve kurutma etkilerini yüzde 40 oranında artırabileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, yöntem ne kadar erken uygulanırsa o kadar etkili oluyor.

UZMANLAR TEKNİK VE ETİK SORUNLARA DİKKAT ÇEKİYOR

Jeomühendislik hararetle tartışılan bir konu. Bazı uzmanlar, sayısız öngörülemeyen sonucu nedeniyle bu yöntemi düşünmenin bile çok tehlikeli olduğu görüşünde. Ayrıca, jeomühendisliğin başlatılıp ardından durdurulması halinde olası bir “sonlandırma şoku” yaşanmasından ve sıcaklıklarda felaket boyutunda bir artış meydana gelmesinden endişeleniyorlar. Ancak Scripps Oşinografi ve UC San Diego Küresel Politika ve Strateji Okulu’ndan iklim bilimci ve çalışmanın yazarlarından Kate Ricke, bilim insanlarının düşündüğü şeyin farklı olduğunu belirtiyor. Ricke, jeomühendisliğin, önemli hasar getirmesi neredeyse kesin olan belirli bir mevsimsel veya çok yıllı olayı hedef alan geçici bir araç olarak kullanılması fikrinden bahsediyor. “Bu, kendinizi kilitlediğiniz bir şey değil” diyor. Ricke, makalenin jeomühendisliği savunmadığını vurgulayarak “Bu sadece bir konsept kanıtı… Gösterdiğimiz tek şey, daha fazla çalışmaya değer olduğu” ifadelerini kullanıyor. Araştırmacılar, yöntemin olası birkaç dezavantajını da kabul ediyor. El Niño çok karmaşık bir olgu; küresel ekonomide trilyonlarca dolarlık kayba neden olurken her bölge bundan aynı ölçüde etkilenmiyor. Örneğin Kaliforniya, tehlikeli olabilse de su rezervlerini yenilemek için El Niño’nun getirdiği yoğun yağmurlara güveniyor. Ricke, bu tekniğin ardından gelecek La Niña olayının zamanlamasını, sıklığını ve büyüklüğünü nasıl etkileyeceğini ve belirli bölgeler üzerindeki etkisinin ne olacağını anlamanın da önemli olduğunu söylüyor. “Takaslar hakkında çok dikkatli düşünmek zorundasınız” diye ekliyor.

TEKNOLOJİ HENÜZ UYGULANABİLİR DURUMDA DEĞİL

Araştırmaya katılmayan Exeter Üniversitesi’nden atmosfer bilimi profesörü James Haywood, soğutma etkisinin kontrolü açısından “deniz bulutu parlatmanın uygulanabilirliğine dair hala çok, çok sayıda cevaplanmamış soru ve belirsizlik olduğunu” söylüyor. İstenilen soğutma miktarını üretmek için doğru boyutta ve miktarda parçacık üretmenin teknik bir zorluk olduğuna dikkat çeken Haywood, “Peki ya aşırıya kaçarsak?” sorusunu yöneltiyor. Araştırmaya katılmayan bir diğer isim olan Chicago Üniversitesi’nden jeofizik bilimleri profesörü David Keith ise mühendislik zorluklarına işaret ediyor. Keith, “Araştırmalar başladıktan neredeyse yirmi yıl sonra, deniz bulutu parlatma püskürtücülerinin püskürtme oranları pratik kullanım için en az yüz kat daha küçük” ifadelerini kullanıyor. Tekniğin fiziksel olarak mümkün olabileceğini ancak “teknolojinin henüz var olmadığını” belirtiyor. Haywood ayrıca, dünyanın bu tekniği tercih etmesine kimin karar vereceği ve jeomühendisliğin gezegeni ısıtan kirliliği azaltma çabalarından dikkati dağıtıp dağıtmayacağı gibi etik ikilemlere de dikkat çekiyor. Bu sorular araştırmanın kapsamı dışında olsa da Ricke, yapılması gereken çok daha fazla iş olduğunu kabul ediyor. Ricke, “Çok daha fazlasını anlamamız gerekiyor” diyerek “ama eğer El Niño’ları hafifletmek için kullanmanın bir yolu varsa, neden bunu düşünmeyelim?” sorusunu yöneltiyor.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Kene Isırması Sonrası Kendi Çıkardı, 4 Gün Sonra Öldü

Havaların ısınmasıyla yeniden başlayan kene kabusu can almaya devam ediyor. Tokat'ın Sulusaray ilçesinde yaşayan Dursun Almamış'ı dört gün önce kene ısırdı.

Parkta Boşandığı Kadını Katletti, Kızını Yaraladı

Kırklareli Demirtaş Mahallesi'ndeki çocuk parkında Çisem Çalkantı, 4 yaşındaki kızı Ö.N.K. ile otururken boşandığı eşi Y.K. tarafından silahla vuruldu. Y.K. olay yerinden kaçtı.

Bodrum’da Makilik Alanda Yangın Çıktı

Ortakent'teki Üniversite Caddesi'nde makilik ve otlukta nedeni belirlenemeyen yangın çıktı, itfaiye ekipleri bölgeye sevk edildi. Ekipler alevlerin yayılmasını önlemek için çalışıyor.

Balkonda Uyuyan Kişiyi Öldüren Ayı Vuruldu

İzmir'in Seferihisar ilçesinde 3 Temmuz gecesi saat 23.00 sıralarında Atatürk Mahallesi'nde tek katlı evinin balkonunda uyuyan Osman Gültaş'a bir ayı saldırdı. Ayı, Gültaş'ı balkondan yaklaşık 20 metre sürükledi.

DSÖ Raporu: Kanser Tedavisinde Uçurum Derinleşiyor

DSÖ tahminlerine göre dünya genelinde her 5 kişiden biri yaşamı boyunca kansere yakalanacak ve bu hastalık insanların yüzde 92'sinin hayatına doğrudan ya da dolaylı olarak dokunacak. DSÖ Kanser Kontrolü Birimi Başkanı Dr. Andre Ilbawi, kanser anlatısının uzun yıllardır bilimsel ilerleme ve yeni tedaviler üzerine kurulduğunu söyledi.