DÜNYA EKONOMİSİNİ SARAN TEHDİTLER
İsrail, 13 Haziran’da ABD desteğiyle İran’daki askeri, nükleer ve sivil hedeflere yönelik kapsamlı bir saldırı gerçekleştirdi. Bu duruma İran da balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla İsrail’in askeri ve istihbarat tesislerine karşılık vererek yanıt verdi. Çatışmaların 12 gün sürmesi sonucunda enerji, yatırım, turizm ve mali piyasalarda dalgalanmalar yaşandı. Ayrıca, Körfez bölgesindeki güvenlik ve tedarik zinciri ciddi şekilde tehdit altına girdi. 24 Haziran’da ABD Başkanı Donald Trump, Tel Aviv ile Tahran arasında ateşkes ilan edildiğini bildirdi.
ENERJİ FİYATLARINDA DALGALANMA
ABD’nin 23 Haziran’da İran’ın nükleer tesislerine yönelik düzenlediği saldırılar sonrası Brent petrolünün varil fiyatı 77,81 dolara kadar yükselerek yaklaşık 5 ayın zirvesini test etti. Ancak aynı gün Tahran’ın Katar’daki ABD üssünü hedef almasının sınırlı bir yanıt olarak değerlendirilmesi nedeniyle petrol fiyatı yüzde 8,5 düşerek günü 69,48 dolardan kapattı. Böylelikle, Brent petrolünde Temmuz 2022’den bu yana en büyük günlük kayıp yaşandı.
Ateşkes ve Fiyatlar Üzerindeki Etkisi
İran ve İsrail arasında 24 Haziran’da ateşkes sağlandığına dair haberlerin ardından, günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol taşınan Hürmüz Boğazı’nda arz kesintisi yaşanmayacağı beklentisi güçlendi. Bu durum, petrol fiyatlarının düşüşünü destekledi. 27 Haziran ile sona eren haftada Brent petrolünün varil fiyatı yüzde 12,6 gerileyerek 66,33 dolara düştü. Petrol fiyatları, üç haftalık bir yükselişin ardından bu hafta yüzde 12’nin üzerinde değer kaybı yaşadı ve uzmanlar gelecekte fiyatların 60 dolar bandında seyredeceğini belirtti.
AKARYAKIT FİYATLARI ÜZERİNDE BEKLENTİLER
Bu gelişme, ülkemizde akaryakıt fiyatlarının gerilemesini olağan hale getiriyor. Dünyanın önde gelen petrokimya veri sağlayıcılarından ICIS’in Petrol Piyasaları ve Enerji Dönüşümü Direktörü Ajay Parmar, fiyatların seyrinin OPEC ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerin 6 Temmuz’daki toplantısından alacağı sinyallere bağlı olduğunu söyledi. Parmar, toplantı sonrası üretim planlarına dair net bir bilgiye ulaşılana dek fiyatların mevcut seviyelerde dengeleneceğini ifade etti. Eğer OPEC+ grubu arzı artırmayı tercih ederse fiyatların mevcut seviyelerden düşerek 60-65 dolar bandına inebileceğini kaydetti.
PİYASA GÖRÜŞLERİ
ABD Başkanı Donald Trump’ın petrol fiyatlarını düşürme yönündeki baskısının sınırlı etki yarattığını vurgulayan Parmar, petrol talebinin mevsimsel olarak zirve seviyelerde olduğunu ve bu durumun fiyatları desteklediğini belirtti. Ancak asıl belirleyicinin arz tarafında olduğunu, bu konuda kontrolün OPEC+ grubunun elinde bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Norveç merkezli Rystad Energy’nin Kıdemli Başkan Yardımcısı Jorge Leon, fiyatların gelecek haftalarda daha da gerileyebileceğini ifade ederek, “Fiyatların 60 dolar seviyesine doğru ilerlediğini düşünüyorum.” dedi. Leon, küresel jeopolitik risk priminin azalması ve OPEC+ grubunun üretimi artırma beklentisi ile İran’ın Çin’e serbest petrol satışının devam etmesinin bu yöndeki beklentiyi desteklediğini belirtti.