İNSANLIĞIN YILDIZLARLA OLAN BAĞI
İnsanlık tarihi boyunca insanlar, gökyüzündeki olayları anlamaya çalıştı. Gecenin karanlığında parlayan yıldızlar, insanın merakını her zaman uyandırdı. Tarih boyunca, yıldızlar hem yön bulmada hem de zamanı belirlemede önemli bir rol oynadı. Tanrı ve tanrıçaların hikâyelerini anlatan yıldızlar, şairler ve ressamlar için de büyük bir ilham kaynağı oldu.
ASTROFİZİĞİN TEMELLERİ
Yıldızlarla insan ilişkisi, 1925 yılında önemli bir dönüşüm yaşadı. Bu tarihte bir yüksek lisans öğrencisi, yıldızların “malzemesini” keşfetmek suretiyle günümüzde bildiğimiz astrofizik biliminin temellerini attı. O öğrencinin ismi Cecilia Payne’di. Daha 24 yaşında olan Payne, yıldızların yapısının Dünya gibi olmadığını ve bu ışıltılı gök cisimlerinin evrenin en hafif ve basit iki elementi olan hidrojen ve helyumdan oluşan ateş topları olduğunu ortaya koydu.