Fas’ın Kazablanka kenti yakınlarındaki Dar Bouazza’dan 31 Temmuz’da ayrılarak Ceuta’ya ulaşmayı hedefleyen 24 yaşındaki Ömer Lotfi’den o günden bu yana haber alınamıyor. Ailesi, sosyal medyadan hastanelere, yardım kuruluşlarından yetkililere kadar ulaşmadıkları kapı kalmadığını ancak tüm çabalarına rağmen tek bir bilgiye bile ulaşamadıklarını söylüyor. Genç adamın kaybolması, geçtiğimiz hafta İspanya’nın Kuzey Afrika’daki Ceuta sınırına akın eden binlerce göçmenin hikayesinin bilinmeyen yönlerinden yalnızca biri.
KAYIP ÖMER LOTFİ'DEN HÂLÂ HABER YOK
Ömer’in kardeşi Mariem, kardeşinin en son Fas’ın Fnideq kasabasında görüldüğünü ve o tarihten beri kimsenin kendisine ulaşamadığını belirtti. Mariem, “Nerede olduğunu, güvende olup olmadığını, bir hastaneye mi götürüldüğünü, gözaltına mı alındığını yoksa başka bir şey mi yaşandığını bilmiyoruz. Belirsizlik ailemiz için yıkıcı oldu” dedi. Aile, kardeşinin nerede olduğuna dair en küçük bir bilgiye sahip olan herkesi yetkililere başvurmaya çağırıyor. Mariem, “Ömer kayıp bir kişi listesindeki bir isim değil. Sevilen bir evlat, bir kardeş ve bir dost. Hayalleri, umutları ve onu çok seven bir ailesi var. Onunla ilgili her gün bilgi alamamak daha fazla korku, acı ve belirsizlik getiriyor” ifadelerini kullandı.
Ömer’in bir arkadaşıyla birlikte Ceuta’ya geçmeye çalıştığı, arkadaşından da haber alınamadığı öğrenildi. Genç adamın bu kararı ailesini şaşırttı. Mariem, “Sevdiğimiz birinin yaşayıp yaşamadığını veya nerede olduğunu bilmemenin duygusal acısı tarif edilemez” dedi. Yaşanan tüm üzüntüye rağmen aile, Ömer’in sağ salim eve döneceği umudunu koruyor.
CEUTA'YA GÖÇ AKINI VE YAŞANAN KAOS
Yüksek mahkemenin göçmen iadelerine ilişkin kararının yanı sıra İspanya ekonomisinin görece güçlü olması, ülkede bulunan göçmenlere yasal statü tanıyan yeni bir programın yürürlüğe girmesi ve Fas’ta gençlerin uzun süredir yaşadığı ekonomik zorluklar sınır akınının arkasındaki nedenler arasında gösteriliyor. Geçen hafta 70 binden fazla göçmen, yeni bir yaşam kurma umuduyla Ceuta sınırına yöneldi. Yaşanan izdihamda en az 72 kişi hayatını kaybetti; bazıları boğuldu, bazıları ezildi. Ceuta yönetimine göre göçmenlerin çoğu Fas’a geri döndü ancak birkaç bin kişi hâlâ bölgede bulunuyor.
İspanya, Ceuta yetkililerinin sınır krizini yönetmek için yardım istemesi üzerine bölgeye asker sevk etti. Göçmenlerin sınır çitlerini aştığı, denizi yüzerek geçtiği görüntüler yetkililerce “tam bir kaos” olarak nitelendirildi. Kayıp göçmen sayısına ilişkin resmi bir rakam ise henüz açıklanmadı.
CEUTA'DA MAHSUR KALANLAR: GIDA VE BARINAK YOK
Ceuta’da kalan binlerce göçmenden biri de 26 yaşındaki Et-Tayib. Kardeşi İsam, Et-Tayib’in Salı günü kendilerine ulaştığını, Ceuta’da yiyeceği, barınağı olmadığını ve Fas’a dönmeyi düşünmediğini söyledi. İsam, kardeşinin uzun süredir işsiz olduğunu ve İspanya’da çalışmak istediğini belirterek “Hayali Avrupa’ya gitmekti. Küçüklüğünden beri Avrupa’ya kafayı takmıştı” dedi.
KAYIP ÇOCUKLAR VE AİLELERİNİN ÇARESİZLİĞİ
Ceuta yönetiminin tahminlerine göre bölgede kalan göçmenlerden 800’den fazlası çocuk. Bunlardan birinin de 17 yaşındaki Abdullah el-Hafi olduğu düşünülüyor. Ailesi en son 30 Temmuz’da kendisinden haber aldı. Abdullah’ın kardeşi Muhammed, “Ailemiz çok zor bir dönemden geçiyor. Her geçen gün haber alamamak korkumuzu ve üzüntümüzü artırıyor” dedi. Aile, Fas ve İspanyol yetkililere başvurdu ancak bir sonuç alamadı.
14 yaşındaki Nada Şiba da annesiyle birlikte Ceuta sınırına gitti ve kalabalıkta annesinden ayrılarak kayboldu. Amcası Yusuf, Nada’nın sınırdan geçtiğini ancak annesinin geçemediğini ve geri döndüğünü söyledi. Yusuf, “Nada’nın akıbeti konusunda çok depresifim ve çok stresliyim. Nerede olduğu ve iyi olup olmadığı hakkında hiçbir fikrim yok” dedi. Nada’nın babası Muhammed’in de yaşananların ardından travma geçirdiğini belirten Yusuf, “Fas’taki tüm gençler daha iyi bir geleceğin İspanya’ya göç etmekte olduğunu biliyor. İspanya’nın insan hakları, demokrasi ve özgürlük konusundaki geçmişi birçok Faslı için çekici” diye konuştu.
UZMANLARDAN ÇOCUKLARIN KORUNMASI UYARISI
Uzmanlar, Nada gibi çocukların durumunun özellikle endişe verici olduğuna dikkat çekiyor. Save the Children’ın İspanya savunuculuk ve bölgesel kalkınma direktörü Catalina Perazzo, “Bu noktada önemli olan, bir çocuğun sınırı geçtiği için çocuk olmaktan çıkmamasını sağlamak. Bireysel değerlendirme yapılmalı, güvenli uyuyacak yer, zarardan korunma ve özel bakım sağlanmalı” dedi. Perazzo, ani göç dalgasının kenti ziyadesiyle etkilediğini ve Ceuta’daki ormanlarda ve sokaklarda yiyecek, su, barınak ve giyecek sıkıntısı çeken çok sayıda çocuk bulunduğunu söyledi.
AİLELERDEN BAĞIMSIZ SORUŞTURMA TALEBİ
Fas İnsan Hakları Derneği, hem Fas hem İspanyol yetkililere sınırda yaşanan ölümlerle ilgili “bağımsız, acil ve şeffaf soruşturma” açılması çağrısında bulundu. Dernek ayrıca, “yaslı ailelerin çocuklarının akıbetini öğrenmelerine yardımcı olunması ve onurlu bir defin için cenazelerine kavuşmaları” talebinde de bulundu. Henüz sevdiklerinden haber alamayan aileler için belirsizliğin en acı veren durum olduğu vurgulandı.