Boks maçı öncesinde iki rakibin birbirine gözlerini dikerek baktığı gergin bekleyiş, modern boksun vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Sporcular basın toplantılarında, tartılarda ve diğer karşılaşmalarda yüz yüze gelirken, birbirlerine çelik gibi bir bakış atmaya zorlanıyor. Bu anlar, hiçbir boksörün geri adım atmak ya da gözlerini kaçırmak istemediği zihinsel bir savaşa dönüşebiliyor. Bu bakışmalar genellikle rakip boksörlerin psikolojisini gösteren önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Peki boksörler bu durumu gerçekten önemsiyor mu ve bir bakışmayı kazanmak ya da kaybetmek mümkün mü?
BOKSÖRLER BAKIŞMALARI NASIL DEĞERLENDİRİYOR?
Eski dünya şampiyonu Chris Billam-Smith, yoğun bakışmalar konusunda oldukça deneyimli bir isim. Billam-Smith, tartılarda yaşadığı bu anlar hakkında “Bunlardan adrenalin alıyorum, bu beni ateşliyor. Bazen bacağım titriyor ama bu tamamen adrenalinle ilgili. Ama aslında kafamda sadece ‘İşte şimdi oldu. Tüm çalışmayı yaptım’ diyorum. Bunu seviyorum ve tadını çıkarıyorum. Kimileri için önemli, kimileri içinse değil” ifadelerini kullandı. Billam-Smith, rakiplerini gözlerini kaçırmaya zorlamaya çalışmadığını belirtse de, rakibi Richard Riakporhe ile yaşadığı bakışmaların giderek artan bir gerginlikle uzadığını itiraf etti.
RİAKPORHE VE OKOLIE İLE FARKLI DENEYİMLER
Eski şampiyon, Riakporhe ile yaşadıklarına değinerek “O başta umursamıyordu, ta ki umursayana kadar. Bütün hafta önce o gözlerini kaçırdı, yine önce o kaçırdı ve sonra umursamaya başladı ve altı dakikalık bir bakışma yaşadık. Eğer onlar umursuyorsa, ben de umursarım. Lawrence Okolie ise hiç umursamazdı, tüm maçlarında önce o gözlerini kaçırırdı. Bu yüzden bana karşı da aynısını yapacağını biliyordum” dedi. Billam-Smith, bazı maçlarda önce gözlerini kaçırdığı halde kazandığını belirterek bunun pek de önemli olmadığını söyledi. Önemli olanın o anki ruh hali olduğunu vurgulayan boksör, bakışmaları hayranların keyif aldığı eğlenceli anlar olarak nitelendirdi.
RİNG DIŞINDAKİ DURUŞ VE SAYGI
Billam-Smith, maç öncesi psikolojik savaşlara fazla girmeyen ve rakiplerine ağır sözler söylemekten kaçınan bir boksör olduğunu belirtti. Sert sözlerin işin bir parçası olduğunu ancak üst düzey boksörlerin ring dışında bütünlüklerini koruyarak değerlerine sahip çıkabildiklerini ifade etti. “Kendimi bu kişiye dönüştürdüm ve bu benim için gerçekten önemli. Boks benim tüm hayatım değil. Bir ailem var, büyümekte olan küçük oğullarım var. Onlara hem kariyerim boyunca hem de ringde iyi bir rol model olmak, çabayı, disiplini ve mesleğe saygıyı göstermek istiyorum” dedi. Ring içinde sert bir rakip olmak gerektiğini ancak dışarıda aynı kişi olmaya gerek olmadığını vurgulayan Billam-Smith, bu dengeyi kurabildiği için gurur duyduğunu sözlerine ekledi.