İran, Çin kaynaklı uydu görüntüleri ve istihbarat desteği sayesinde Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere tehditler savuruyor ve Orta Doğu’daki ABD askeri üslerine hassas saldırılar düzenliyor. Son aylarda İran’ın hedefleme kabiliyetlerindeki dramatik gelişmeler, Amerikalı istihbarat değerlendirmeleriyle doğrulanıyor. Temmuz ayında Ürdün’deki bir ABD üssüne gerçekleştirilen saldırıda üç Amerikalı asker hayatını kaybetmişti; bu saldırının, ABD yetkililerinin İran’ın normalde yapamayacağı bir hassasiyetle gerçekleştirildiği belirtiliyor.
ÇİN DESTEĞİ İRAN'IN HEDEFLEME KABİYETİNİ ARTIRDI
Çin’in sağladığı coğrafi veri, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemileri takip etme yeteneğini artırdı. Bu durum, İran insansız hava araçlarının ve füzelerinin hedefleri başarıyla vurma olasılığını yükseltiyor. Diğer kaynaklar, bu verilerin İran’a daha az gelişmiş ısıya duyarlı insansız hava araçlarını kullanarak gemilere tehdit oluşturma imkanı sağladığını ifade etti. İran’ın bu dönemdeki artan hassasiyeti, sadece Çin desteğiyle açıklanmasa da, bu yardım önemli bir etken olarak öne çıkıyor.
İRAN'IN TACTİKLERİ VE AMERİKA'NIN CEVAPLARI
Hürmüz Boğazı, İran için büyük bir stratejik avantaj olarak görülüyor. İran, ABD askeri eskortlarına ve ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürüyor. Bu saldırılar, belirli coğrafi noktaları geçtiğinde yoğun bir şekilde ısıya duyarlı insansız hava araçlarının fırlatılmasıyla gerçekleştiriliyor. İranlı güçler, Amerikan eskort operasyonlarını etkili bir şekilde takip edebiliyor ve en uygun anı yakalayarak saldırılar düzenleyebiliyor. Son bir eskort operasyonunda, ABD güçleri ondan fazla İran füzesi engelleyip neredeyse 20 insansız hava aracını düşürdü.
ÇİN VE RUSYA'NIN TEKNİK DESTEĞİ
Çin ve Rusya’nın sağladığı teknik destek, İran’ın füze ve insansız hava araçlarındaki yönlendirme sistemlerini geliştirmesine yardımcı oldu. Özellikle Temmuz’daki Ürdün saldırısında, Çin kaynaklı istihbarat verilerinin belirleyici olduğu belirtiliyor. ABD yetkilileri, Çin’in sağladığı yardımların kapsamını tam olarak ölçmenin zor olduğunu ifade ediyor. Bunun nedeni, Çin hükümetinin bu yardımları resmen sipariş edip etmediğinin belirsizliğidir.
İRAN'IN ASKERİ KAPASİTESİNDEKİ GELİŞMELER
ABD’nin Orta Doğu’daki askeri üslerine yönelik İran saldırıları, 2020 yılında üst düzey bir İran generalinin öldürülmesinin ardından artmıştı. Bu saldırılar, ABD güçlerinin bölgedeki operasyonlarını önemli ölçüde etkiledi. Pentagon’un denetleyici genel kurulunun raporuna göre, İran, Kuveyt, Bahreyn, Katar, BAE, Suudi Arabistan, Irak, Umman ve Ürdün’deki ABD üslerine yönelik saldırılar düzenleyerek birçok yapıyı hasara uğrattı.
ÇİN'E BAĞIMLILIK VE ASKERİ ENVENTERİN YENİDEN İNŞASI
İran’ın çift kullanımlı bileşenleri ithal etmesi, ABD yetkilileri için büyük bir endişe kaynağı. Bu bileşenler, İran’ın askeri kapasitesini yeniden inşa etmesine yardımcı oluyor. ABD’li bir yetkili, “Çin parçaları olmadan savaşa devam etme ihtimalleri daha düşük olurdu,” dedi. İran’ın askeri envanterini yeniden inşa etme eğilimi, ABD istihbaratının önceki değerlendirmeleriyle de tutarlıdır.