Çin’le Rusya Arasındaki İlişkilerin Teyidi
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kremlin’e olan yönelmesiyle birlikte Pekin ve Moskova arasındaki karşılıklı bağlılığın teyidinin bir parçası olarak, Pazartesi günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüntülü görüşmeden sonra, iki ülkenin “iyi günde kötü günde birlikte olmuş gerçek dostlar” olduğunu ifade etti. Bu ‘sıcak’ ifadeler, Trump yönetiminin Rusya ile hızla yakınlaşma hedefi belirlediği bir dönemde, Pekin ve Moskova’nın arasını açma çabalarının olumlu sonuç vermesine dair spekülasyonları azaltmayı amaçlıyor. Bu açıklama, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yıldönümünde, Çin’in Putin’e Batı’nın ekonomik izolasyonunu aşma ve savaş alanındaki zorluklarını atlatma konusunda destek vermesinin üzerinden üç yıl geçmişken yapıldı. Ukrayna’nın işgali öncesinde Xi ve Putin, “sınır tanımayan” bir ortaklık kuracaklarını duyurmuşlardı. O tarihten bu yana Çin, petrol alımları ve çift kullanımlı teknoloji ihracatı yoluyla Rusya’nın savaş makinesini besliyor.
İdeolojik Dayanışma ve Ortak Hedefler
Xi ve Putin, Batı’ya karşı benzer bir ideolojik mücadele yürütüyor. İki lider, küresel hedeflerine engel teşkil ettiğinden hareketle ABD’yi suçluyorlar ve Washington’un egemenliğini sarsmak için dünya düzeninin yeniden oluşumunu destekliyorlar. Çin devlet medyası Xi’nin, “Tarih ve gerçeklik bize Çin ve Rusya’nın birbirlerinden uzaklaşmayan iyi komşular ve iyi günde kötü günde birlikte olan, birbirlerini destekleyen ve birlikte gelişen gerçek dostlar olduğunu gösteriyor” dediğini aktardı. Xi, iki ülkenin arasındaki ilişkilerin “herhangi bir üçüncü taraftan etkilenmediğini” belirterek dolaylı olarak ABD’ye mesaj verdi ve iki devletin dış politikalarının “uzun vadeli” olduğunu vurguladı.
ABD ile Gerilim ve Yeni Gelişmeler
Trump’ın Ukrayna’yı Rusya’nın işgalini kışkırtmakla itham etmesi ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’i “diktatör” olarak tanımlaması, Washington’un, Trump dönemindeki bazı üst düzey yetkililerin Rusya ve Çin’i ayrıştırma çabalarının gerekliliği yönündeki spekülasyonları körükledi. Trump yönetiminde yeni göreve gelen bazı yetkililer, Washington’un askeri güçlerini Çin’e karşı daha fazla savunmaya odaklayabilmesi için, Rusya’ya karşı bir kalkan işlevi gören Avrupa’daki ABD birliklerinin seviyesinin düşürülmesini önerdi.
Sovyet Zaferi Anma Töreni ve Moskova Ziyareti
Rus devlet medyasının verdiği bilgiye göre, Xi’nin Sovyetlerin İkinci Dünya Savaşı’ndaki Nazi Almanya’sına karşı kazandığı zaferin anma törenine katılmak üzere Mayıs ayında Moskova’yı ziyaret etmesi bekleniyor. Putin, Trump’ı da bu etkinliğe davet etti. Ayrıca, Pazartesi günüki telefon görüşmesi, Kremlin’in ortaklarını yanlarında tutmaya çalıştığı ve Putin’in, değerini kaybetmiş bir süper güç olarak gördüğü ABD ile ilişkilerini canlandırma çabasında olduğu bir dönemde gerçekleşti. Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, “Başkan geçen hafta bir dizi hükümet ortağını Amerikalılarla temasları hakkında bilgilendirme arzusundan bahsetti. Bu niyetler doğrultusunda bu süreç bugün başladı” diye konuştu. Kremlin, Putin’in Xi’yi telefon görüşmesi esnasında “son Rus-Amerikan temasları” hakkında bilgilendirdiğini de ifade etti. Açıklamada, Çin’in “Rusya ve ABD arasında başlayan diyaloğu desteklediği ve Ukrayna ihtilafına barışçıl bir çözüm arayışına katkıda bulunmaya hazır olduğu” belirtildi.