Tarana Burke, MeToo hareketinin başlangıcından bu yana nelerin değiştiği sorusunun yanlış bir soru olduğunu düşünüyor. 2006 yılında başlattığı hashtag, 2017’de cinsel şiddetle ilgili büyük bir hesaplaşmanın ortasında patlak vermişti. Burke, bu süreçte, cinsel şiddete karşı uzun süreli mücadelenin sonuçlarına odaklanmanın daha önemli olduğunu belirtiyor. Cornell Üniversitesi’ndeki bir öğrenci yurtunda yaşanan iddia edilen toplu tecavüz olayı, yüksek öğrenim dünyasında büyük yankılar uyandırdı. Burke, “Kesinlikle, bazı şeyler değişti,” diyor ve birçok eyalette cinsel istismar mağdurlarına daha fazla zaman tanıyan yasaların geçmesini örnek olarak veriyor.
CORNELL OLAYI VE ME TOO NESLİ
Cornell vakasıyla ilgili kişiler, Burke’un “MeToo nesli” olarak adlandırdığı gruba dahil. Bu nesil, güçlü erkeklere karşı kamu hesap verebilirliği mücadelesiyle büyüdü. Olayın yaşandığı 2024 yılında 20 yaşında olan Jane Doe, MeToo’nun ilk yayıldığı dönemde yaklaşık 13 yaşındaydı. Burke, benzer cinsel şiddet vakalarının halen yaşanmasının üzücü olduğunu ancak Cornell olayına verilen tepkilerin ne kadar değiştiğini gösterdiğini vurguluyor. “Hashtag, bu ülkede cinsel ve cinsiyete dayalı şiddetle ilgili görmek istediğimiz türden bir değişimin son noktası olamaz,” diyor.
TECAVÜZ KÜLTÜRÜ
Tecavüz kültürü, içinde yaşadığımız dünyanın — şakalar, filmler, güç dinamikleri, gelenekler — kadınları değersizleştiren ve cinsel şiddeti normalleştiren bir atmosfer yaratma fikridir. Bu kavram, toplumun genel olarak “tecavüz”ün bir suç olduğunu kabul etmesine rağmen, birçok tecavüz olayının cezasız kalmasının nedenlerini açıklamaya çalışır. 1957’de Indiana Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yayımlanan “Üniversite Kampüsünde Erkek Cinsellik Saldırganlığı” isimli bir çalışma, “erotik saldırganlık” olaylarının ne kadar yaygın olduğunu ortaya koydu. 1960’lar ve 1970’lerde kadın hakları aktivistleri, tecavüzün yalnızca tanımadıkları kadınlara karşı işlenen bir suç olmadığını anlatmaya çalıştı.
HUKUKSAL DEĞİŞİM VE FARKINDALIK
1972’de federal hükümet, cinsiyete dayalı ayrımcılığı yasaklayan Title IX yasasını yürürlüğe koydu. Ancak, bu yasanın cinsel saldırı ve cinsel tacizle ilgili davalarda uygulanabilir hale gelmesi 1980’li yılları buldu. 2011’de, Obama yönetimi altında Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı “Sevgili Meslektaş Mektubu” ile üniversitelerin cinsel şiddeti önlemenin bir parçası olarak sorumluluk taşıdığı açıkça ifade edildi. Bu durum, üniversitelerin cinsel şiddetle mücadele konusuna daha fazla dikkat etmeye başlamasını sağladı.
ME TOO HAREKETİ VE SONRASI
2017’deki MeToo hareketi, cinsel şiddete karşı bir farkındalık yaratarak önemli bir dönüm noktası oldu. Ancak, son yıllarda cinsel şiddetle suçlanan erkeklerin tekrar kamuya dönmesi, bu alandaki tartışmaların yeniden alevlenmesine neden oldu. Burke, tepkilerin kendisinin bir ilerlemenin işareti olduğunu belirtiyor. “Tepki, her zaman bir hareketin varlığının sinyali,” diyor.