MANTAR ARAŞTIRMALARIYLA HAYATINI ŞEKİLLENDİREN ÖMER ÜNGÖR
Ailesiyle birlikte çocukluk döneminde mantar toplayarak başlayan serüvenini sürdürüp “mantar uzmanı” olan Ömer Üngör, Türkiye’nin farklı bölgelerinde düzenlediği etkinliklerle değişik mantar türlerini tanıtıyor. Kendini “mantar avcısı” olarak tanımlayan Üngör, özellikle doğduğu yer olan Safranbolu’da babasıyla birlikte ormanlarda mantar toplamaya başladı. Bilinmeyen mantar türleri hakkında ailesinden yeterli yanıt alamayan Üngör, bu konuda araştırmalara yöneldi. Çocukluğundaki bu merak, onu yerli ve yabancı kaynakları inceleyerek Türkiye genelindeki mantar çeşitlerini araştırmaya sürükledi. “Fungi Turkey” adında bir mantar akademisi kurarak, topladığı bilgilerle etkinlikler düzenlemeye başladı. Bu etkinliklerde katılımcılarla birlikte doğaya çıkarak, toplanan mantarları titizlikle inceleyip bilgi veriyor. Üngör, mantarların yenebilir olup olmadıkları, bulundukları alanlar ve tüketim şekilleri hakkında bilgi sağlıyor.
UNUTULMAZ ANILAR VE ADRENALİN DOLU DENEYİMLER
İstanbul’da yaşayan Ömer Üngör, Antalya’da gerçekleştirdiği “mantar avı” etkinliğinde katılımcılara türler hakkında bilgi sundu. 20 yıl önce, çocukken yanıt bulamadığı sorular dolayısıyla başladığı mantar araştırmaları sonucunda binden fazla türü tanıdığını belirtti. Sürecin bir sonucu olarak “mantar eğitmeni” unvanını kazandığını ifade eden Üngör, Türkiye’yi gezerken keyifli anların yanı sıra bazı adrenalin dolu anlar da yaşadığını aktardı. Unutamadığı anılarından birisine değinen Üngör, “Yaklaşık 60 santimetre şapka aralığında bir porçini mantarı bulduğum anı hiç unutmuyorum. Mantar toplamak için çıkıp ayıdan kaçmak zorunda kaldığım oldu.” dedi.
TÜRK HALKINI MANTARLA BULUŞTURMA ÇABASI
Mantarın Türk halkı için hala yabancı olması üzerine düşüncelerini paylaşan Üngör, “O dönemde mantar bir suikast silahı olduğu için Osmanlı mutfağına, dolayısıyla kültürümüze girememiş.” ifadesini kullandı. İnsanların etkinliklerde yerli mantar türlerini tanımalarını sağlamak istediğini belirten Üngör, mantarların yurt dışında önemli gelir kaynağı oluşturabileceğine dikkat çekti. Türkiye’de zengin bir mantar popülasyonunun var olduğuna ve dört mevsim mantar bulunabildiğine de vurgu yaptı.
PAZARDA SATILAN MANTARLARIN RİSKİ
Mantarların genel ifadeleriyle ayırt edilemeyeceği noktasına dikkat çeken Üngör, henüz bu konuda bilgi sahibi olmayanların “küçük kahverengi”, “hem altı hem üstü kahverengi” ve “hem altı hem üstü beyaz” olan mantarlara yaklaşırken daha dikkatli olmaları gerektiğini belirtti. Ayrıca, mantarların çevresindeki gazları toplayan canlılar olduğunu hatırlatan Üngör, kültür mantarlarının yetiştirildiği ortamların gerekli şartları taşıdığından emin olunması gerektiğini vurguladı. Doğadan toplanıp pazarda satılan mantarların riskli olduğunu belirten Üngör, bu mantarların bazılarının zehirli olabileceğinin bilinmediğini ve “Bizim orada çıkıyor, yiyoruz, bir şey olmuyor.” şeklindeki anlayışın yanıltıcı olabileceğini ifade etti.
MANTARLARA DAİR DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Üngör, mantarlarla ilgili bilinen bazı yanlışlara da değindi. “Bildiğiniz türü satın alın ama ‘Amca bildiği için alabilirim.’ denilmemeli. Kendinize güvenin, başkasının bilgisine değil.” şeklinde uyarılarda bulunan Üngör, mantarların sadece dokunma ve koklama ile zehirlemediğini, zehirlenmek için belirli bir miktarın tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. “Kurtlu mantarın zehirli olmayacağı” bilgisiyle ilgili olarak, birçok ölümcül türü kurtlanmış halde gördüğünü de ekledi.