Dünyanın önde gelen basın örgütlerinden Ulusal Basın Kulübü (NPC), TIR'lardaki silah görüntüleriyle ilgili Cumhuriyet Gazetesi ve Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’a soruşturma açılmasını eleştirdi.
NPC açıklamasında şöyle denildi: “Türk hükümetini, seçkin gazetelerin haber değeri olan unsurları yayınlamasına izin vermeye çağırıyoruz.
GERÇEKLER İÇİN
IŞİD’e götürülmek üzere sınırı geçen silah dolu TIR'lar ve bu silahlara ait video ve fotoğraflar varsa bunlar gerçeklerin bilinmesi ve sınırın daha güvenli hale getirilebilmesi için paylaşılmalıdır. Yayınları engellemek ve yayınlayan gazete ve genel yayın yönetmenine yönelik soruşturma başlatmak, özgür ve demokratik bir topluma ulaşmak için doğru yol değil.”
‘HÜKÜMETE SORUN’
ABD Dışişleri Bakanlığı Basınla İlişkiler Direktörü Jeff Rathke, basın bilgilendirme toplantısında bir muhabirin, “Türk hükümetinin Suriye’ye kamyon dolusu roket ve mermi yolladığına ilişkin haberler mevcut, haberiniz var mı” sorusunu yanıtladı. Rathke, “Türk hükümetinin yaptıklarıyla ilgili soruyu Türk hükümetine sormanızı öneririm” ifadelerini kullandı.
SUÇLULARIN TELAŞI MI VAR?
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, TIR'lar hakkında yayın yasağı ve Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında soruşturma açılmasını sert sözlerle eleştirdi.
Feyzioğlu şunları söyledi: “Bu TIR'ların kapakları açıldı içeride mühimmat, silah bulundu. Bu silahların IŞİD veya El Kaide, El Nusra bağlantılı bir örgüte gittiği çok güçlü bir ihtimal. Bu silahların yasa dışı yollarla çıkarılması suç. O terör örgütlerinin işledikleri suç değil mi, suç. Ona silah yardımı yapan suça iştirak etmiş olur mu, olur. Tüm bunlar suç da bu silahları kime götürüyorsun diye sormak ve halkı bilgilendirmek amacıyla haber yapan mı suçlu? Silahlar yasal bir amaçla kullanılacaksa ‘abdestinden şüphe etmeyen niçin namazından şüphe ediyor’ Burada suçluların telaşı hali mi var.”
‘SON YOL CEZA MAHKEMESİ’
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Cumhuriyet Gazetesi’nde ortaya çıkan belgelerin AKP’nin uluslararası bir suça nasıl bulaştığını gözler önüne serdiğini söyledi. Baluken, “Suriye’de halkları katleden çetelere ilaçlar içerisinde kamufle edilmiş bir orduya yetecek kadar silah gönderen bir anlayış bunun hesabını verecek. Bu yolun sonu uluslararası ceza mahkemelerinde yargılanmaya kadar gidecek” dedi.
DAVUTOĞLU: O YARDIMLAR TÜRKMENLER'E GİDİYORDU
Başbakan Ahmet Davutoğlu, durdurulan TIR’lar ve Cumhuriyet’in yayını ile ilgili şunları söyledi: “Devlet sırrını afişe etmek vatan ihanettir, casusluktur. Hiç çekinmeden söylüyorum. O yardımlar Bayırbucak Türkmenleri'ne gidiyordu.” Suriye Türkmen Meclisi Başkan Yardımcısı Hüseyin El Abdullah “Türkmenler’e yardım getiren TIR yok” demişti.
‘TUTUKLAMA İÇİN ZEMİN HAZIRLIYORLAR’
Cumhuriyet Gazetesi’nden, TIR’lardaki mühimmat ve cephanelerin görüntülerini yayınladığı için Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar hakkında ‘terör ve casusluk soruşturması’ açılmasına sert cevap geldi.
Susmak Yok başlıklı açıklamada gazetecilik onuruna sahip çıkılarak halkın bilgilendirilmesine aynen devam edileceği şöyle ifade edildi: “Devlet yetkileri kötüye kullanılarak işlenen suçların açık ve somut kanıtlarını herkes gördü. İktidarın herhangi bir tasarrufuna karşı çıkan herkesin casus ya da düşman diye yaftalanarak hapse gönderilmesi mevsimine geçmiş bulunuyoruz. Üzerine giydiği cüppesinin gerektirdiği sorumluluğu bir yana iterek, muktedirin emirlerine göre hareket edenler; gazetecilik etiği ve onuruna sahip çıkarak, halkın gerçekleri bilme hakkının gereğini yerine getirdiğimiz için hakkımızda soruşturma açtıklarını duyurdu.”
KARŞI ÇIKAN HAPSE ATILACAK
Tutuklama zemininin hazırladığının altı çizilerek topluma “Muktedire karşı çıkan hapse atılacak’ mesajı verildiği ifade edildi. Açıklama şöyle denildi: “Operasyonun ardındaki muktedire sesleniyoruz. Gazetecilik yapmaya, işlediğin ağır suçlar hakkında halkı bilgilendirmeye devam edeceğiz. Senden korkmuyoruz! Bizi susturamayacaksın.” Dündar, Davutoğlu’nun ‘TIR’lar Türkmenler’e gidiyordu” sözü için, “Türkmen’lerin buna bir çift sözü var: O da yarına” dedi.