Demokratlar İsrail Tartışmasında Kutuplaşıyor

New York’un Brooklyn semtindeki bir kahve dükkanının sosyal medyada İsrail’e yönelik tutumu nedeniyle Temsilci Dan Goldman’ı mekana almayacağını duyurması, Demokrat Parti içindeki derin ayrışmayı bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Goldman’ın bazı Yahudi meslektaşları, bu olay karşısında parti liderliğinin tavır almasını beklerken, Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries sessiz kalmayı tercih etti. Bu durum parti içinde rahatsızlık yaratırken, Demokrat Temsilci Jared Moskowitz liderlik ekibinin sol kanattan gelen antisemitizmi görmezden gelmeyi tercih ettiğini söyledi. Goldman ise konuyla ilgili kamuoyu önünde çok az kişinin sesini yükseltmesini dikkat çekici bulduğunu ifade etti.

JEFFRİES’İN SESSUZLUĞU VE PARTİ İÇİ GERGİNLİK

Demokrat Parti’de İsrail konusundaki görüş ayrılıkları giderek derinleşiyor. Kasım ayında yapılacak seçimlerde Demokratların Meclis çoğunluğunu kazanması halinde, İsrail karşıtı olarak değerlendirilen adayların ön seçimlerde mevcut vekilleri elemesi partiyi zorlu bir sürece sokabilir. Gerilimin en somut örneği, 103 Demokrat vekilin İsrail’e yönelik milyarlarca dolarlık dış yardımı engellemek için oy kullanmasıyla ortaya çıktı. Oylamada Azınlık Lideri Jeffries ve Demokrat Meclis Grubu Başkanı Pete Aguilar aleyhte oy kullanırken, Azınlık Kırbacı Katherine Clark lehte oy kullandı. İlerici Grup Başkanı Greg Casar, bu oylamanın ardından konunun bir daha eskisi gibi olmayacağını söyledi.

FETTERMAN’DAN KIRMIZI ÇİZGİ

Senatör John Fetterman, Demokrat Parti’nin resmen İsrail karşıtı bir politika benimsemesi halinde partiden ayrılacağı uyarısında bulundu. Fetterman, bu konunun kendisi için bir kırmızı çizgi olduğunu ve partinin bu yönde bir adım atması halinde kendisini dışarıda bırakacağını belirtti. Parti içindeki tansiyona rağmen Jeffries, Demokratların bu karmaşık konuda birlik içinde hareket edeceğini ve geniş kapsayıcı bir yaklaşım izleneceğini savundu. Jeffries, farklı görüşlerin bir arada var olmasına izin verilmesi gerektiğini vurgularken, İsrail’in bir Yahudi devleti olarak varlığını desteklediğini ancak ABD dış politikasında değişiklik yapılması gerektiğini de dile getirdi.

DEMOKRATLAR ARASINDA KİMLİK TARTIŞMASI

Demokrat Parti içinde İsrail konusundaki bölünme sadece oylamalarla sınırlı kalmıyor. Özellikle mavi bölgelerde ön seçimlerde mevcut vekilleri eleyen Demokrat sosyalist adaylar, partinin kimliği ve yönü konusunda hararetli tartışmalara yol açıyor. Temsilci Pramila Jayapal, bu adaylarla köprü kurmaya çalışırken, birçok meslektaşı özellikle Demokrat Sosyalistlerin Amerika adaylarının İsrail konusundaki söylemlerini kabul edilemez buluyor. Illinois Temsilcisi Brad Schneider, aşırı sol adayların partinin geleceğini temsil etmediğini ve çoğunluğu büyütmek bir yana daralttığını söyledi.

YAHUDİ VEKİLLERDEN FARKLI SESLER

Kongre Yahudi Grubu’nun yaklaşık iki düzine üyesi bulunuyor ve grup resmi pozisyon almaktan kaçınıyor. Ancak üyeler, antisemitizmin yükselişiyle mücadele konusunda anlamlı görüşmeler yapmaya çalışıyor. Tennessee Temsilcisi Steve Cohen, partisinin İsrail konusunda kendisinden uzaklaştığını gözlemlediğini ve meslektaşlarını bu durumu görmezden gelmemeleri konusunda uyardı. Cohen, 2007’de Kongre’ye geldiğinde ilerici bir Yahudi örgütüyle ilişki kuran ilk isimlerden biri olduğunu ancak zamanla partisinin kendi solcu görüşlerinin bile ötesine geçtiğini belirtti. Bu nedenle 77 yaşında yeniden aday olmama kararı aldığını ve İsrail konusunun seçim kampanyasında çok çirkin bir hal alacağını öngördüğünü söyledi.

ANTİSEMİTİZM VE MEŞRU ELEŞTİRİ AYRIMI

Vermont Temsilcisi Becca Balint, meslektaşlarını antisemitizm ile İsrail’e yönelik meşru eleştiri arasındaki farkı dikkatlice değerlendirmeye çağırdı. Bu ayrımın yapılmaması halinde seçmenlerle sağlıklı bir diyalog kurmanın zorlaşacağını belirten Balint, büyükbabasının Holokost’ta öldürüldüğünü ve bu nedenle konuyu çok hassas bir şekilde ele aldığını ifade etti. Ohio Temsilcisi Greg Landsman ise liderliğin, meşru politika anlaşmazlıklarına izin verirken kişisel veya antisemitik saldırılara karşı net bir çizgi çekmesi gerektiğini söyledi. Landsman, bu meselenin partiyi böldüğünü ve zayıflattığını, bu nedenle ortak zemin bulunması gerektiğini vurguladı.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Aynur Kanbur Cinayetinde Dört Şüpheliye Ağırlaştırılmış Müebbet İstendi

90'lı yılların tanınmış dans grubu Mezdeke'nin üyesi Aynur Kanbur, 26 Mart 2016'da İstanbul Şişli'deki evinde tabancayla vurularak hayatını kaybetti. Cinayet, 10 yıl sonra Bülent Gündüz'ün akrabası Kanbur'u öldürdüğünü itiraf etmesiyle aydınlatıldı.

Narin Güran Cinayetinde Aile Başvurusu Reddedildi

Kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinin üzerinden iki yıl geçti. Cinayetle ilgili olarak amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.

YPG’nin Feshi Suriye İçin Önemli Bir Gelişme

SGD/YPG terör örgütünün kendini feshederek Suriye Ordusu'na entegre olması, Türkiye ve uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. Örgüt liderlerinden Mazlum Abdi, Türkiye'deki çözüm süreci sırasında Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmelerin yapılması gerektiğini belirtmişti.

Mansur Yavaş’ın CHP’deki Geleceği Belirsizliğini Koruyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı arasında Yavaş'ın siyasi geleceğiyle ilgili herhangi bir görüşme yapılmadığını duyurdu. Yavaş'ın önceliği, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki dengeleri korumak ve hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi.

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’nde Tarihi Başarı Elde Etti

Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda deplasmanda karşılaştığı Lyon'u 2-1 yenerek gruplara adını yazdırdı. Bu sonuç, sarı-lacivertlilerin geçtiğimiz sezon Trendyol Süper Lig'i kazanarak Devler Ligi'ne katılan Galatasaray'ın ardından turnuvadaki ikinci Türk takımı olmasını sağladı.