Deniz Göktaş hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Haklı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama”, “suçu ve suçluyu övme” suçlamalarıyla iddianame hazırlandı. Göktaş’ın üç ayrı suçtan 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianame, İstanbul 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi. Göktaş, 28 Eylül’de hakim karşısına çıkacak. Ayrıca Göktaş’ın tutukluluk halinin devamına karar verildi.
İDDİANAMEDEN AYRINTILAR
İddianamede, Göktaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili bir videodaki söylemleri “eleştiri sınırlarını aşan ve Cumhurbaşkanı’nın toplum nezdindeki şeref, onur ile saygınlığını rencide edecek boyutta” olarak değerlendirildi. Ayrıca, halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer bir kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu iddia edildi. İslam dininin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim ile ilgili de benzer nitelikte ifadeler kullandığı belirtildi. Bu sözlerin toplumsal barışı zedeleyici ve kutuplaştırıcı olduğu vurgulandı. Göktaş’ın sarf ettiği sözlerin kamu güvenliği açısından tehlike oluşturduğu öne sürüldü.
NE OLMUŞTU?
Göktaş, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “haklı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Geçen günlerde tutukluluğuna yapılan itiraz sonrası tahliye kararı verilmişti. Ancak tahliye kararının ardından “Basın Yolu ile Suçu ve Suçluyu Övme” suçundan yine tutuklandı.
GÖKTAŞ'IN İFADELERİ
Tutuklanmadan önce verdiği ifadesinde Göktaş, kendisine atfedilen suçlamaları kabul etmediğini belirtti. Gösterisinin uzun süredir Türkiye’nin birçok şehrinde sahnelendiğini ve böyle bir kastının olmadığını ifade etti. “Bu gösteri benim yaklaşık 3 yıldır yaptığım bir gösteriye aittir. 100 binin üzerinde seyirci bu gösterimi izledi ve hiçbirinden şikayet gelmedi” dedi.
CUMHURBAŞKANINA HAKARET İDDİASI
Göktaş, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasına da değindi. Sözlerinin mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. “Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok” dedi. Mizahi bir yaklaşımla popüler figürler ve ideolojilere yönelik eleştirilerde bulunduğunu belirtti. Üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi.