2020-2023 yıllarında S.S. isimli kadın, kızı, oğlu ve dini nikahlı eşi, vatandaşların dini inançlarını istismar ederek 2 milyon lira dolandırdı. Şüpheliler mağdurlara “hacı baba” adını verdikleri bir varlıkla iletişim kurduklarını iddia etti. Bu kişinin sözde büyük bir veli olduğu yalanını söyleyerek onları inandırdılar. Hacı babanın cin musallat olan kişilere yardım ettiğini öne sürdüler. Bağış yapanları büyük belalardan koruyacağını söyleyerek para ve altın topladılar.
IZDIRAP İÇİNDE YAŞIYORUM
Olayla ilgili dava Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Duruşmaya tutuklu sanık S.S. ve diğer sanıklar katıldı. S.S. savunmasında bu işi başlatanın müşteki F.M. olduğunu söyledi. A.T. ve F.M.’nin sanık kürsüsünde olması gerektiğini belirtti. Kendilerinin bu işlerden çok para kazandığını iddia etti. Sürekli sadaka adı altında para topladıklarını anlattı. Hastalıkları olduğunu ve ızdırap içinde yaşadığını söyledi. Tahliyesini talep eden S.S., kızının olaydan haberi olmadığını ekledi. Cumhuriyet savcısı 4 sanığın da cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti kararını açıkladı. S.S., B.H. ve K.S.’ye 42’şer yıl hapis cezası verdi. Ayrıca 1 milyon 50 biner lira adli para cezası kesildi. M.S.’ye ise 21 yıl hapis ve 75 bin lira para cezası verildi. Mahkeme S.S.’yi sağlık sorunları nedeniyle tahliye etti. Diğer sanıkların tutuksuz yargılanmasına devam edildi.
HACI BABANIN TELEFON NUMARASI S.S.'YE AİT ÇIKTI
İddianameye göre S.S., mağdurlar adına banka hesabı açtırarak bağışları topladı. Hesapları bizzat yönetti ve paranın bir kısmını kızına aktardı. Şüpheliler WhatsApp grubu kurarak mağdurları bağış yapmaya teşvik etti. “Hacı baba” ismiyle grupta kayıtlı telefon numarasının S.S.’ye ait olduğu belirlendi. Müşteki F.M. ifadesinde 2019’da S.S. ile tanıştığını anlattı. S.S.’nin kendisini boşanmaya yönlendirdiğini, evinde yaşamaya başladığını söyledi. S.S., hesapları bloke olduğu gerekçesiyle F.M. adına hesap açtırdı. F.M., “hacı baba” olarak tanıtılan kişinin WhatsApp’tan ulaştığını aktardı. Ledün ilmi ve cinli hastalar söylemiyle sürecin ilerlediğini dile getirdi. S.S.’nin oğlu K.S.’nin eve geldiğini ve sosyal medyada bu konuları yaydığını belirtti. Sadaka, infak, zekat adı altında para toplandığını anlattı. Altınların S.S.’ye teslim edildiğini ifade etti. Kendisine bu paraların “manevi hocanın cini tarafından alındığının” söylendiğini kaydetti. İki yıl süren süreçte kendisinin ve çevresinin maddi zarara uğradığını, tehdit edildiğini söyledi.