Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin İran ile nükleer anlaşma konusundaki esneklik sinyallerini değerlendirdi. Washington’un, Tahran’ın uranyum zenginleştirmesini tamamen durdurma şartını hafifletebileceği ifade edilirken, İran’ın da uranyum zenginleştirme seviyelerini sınırlama ve sıkı denetim konusunda anlaşmaya varma olasılığı gündeme geldi. Ancak, Fidan müzakerelerin füze programı ve vekil güçler konularını kapsayacak şekilde genişlemesinin nükleer süreci tıkayabileceği ve “yeni bir savaşa” yol açabileceği konusunda uyardı.
NETANYAHU’NUN BEYAZ SARAY PLANI
Fidan, Türkiye’nin ve bölgedeki diğer ülkelerin İran’ın balistik füze programı ve militanlara sağladığı desteğe karşı “yaratıcı fikirler geliştirmeye çalıştığını” belirtti ve bu konularda “yapıcı ve etkili bir rol” oynayabileceklerini vurguladı. “Amerikalılar, İran’ın nükleer yetenekleriyle ilgili derin endişeler taşıyor. Diğer konular ise bölge ülkeleriyle yakından bağlantılı çünkü füzeler ve vekil güçler bölgesel güvenliği etkiliyor; küresel bir erişimleri yok.” şeklinde açıklamalarda bulundu. Fidan, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ABD’yi etkileme çabalarından endişeli olduğunu ifade etti. “İsrail için bölgede askeri üstünlük sağlamak merkez bir öncelik; İran füzelerinin varlığı bu hedef açısından problem yaratıyor.” dedi.
İSRAİL’İN ASKERİ ÜSTÜNLÜĞE KATKISI
Dışişleri Bakanı, 2015’teki hataların tekrarlanmaması gerektiğini ve bölge ülkelerinin dışlanmaması gerektiğini önemle belirtti. İlgili ülkelerin askeri üstünlük sağlama çabaları nedeniyle İran’ın füze programını engellemeye çalıştığını, ancak İran’ın bu konuyu tartışmaya kapattığını ifade etti.
OLASI ABD SALDIRILARININ SONUÇLARI
Fidan, olası bir ABD saldırısı ile ilgili de düşüncelerini paylaştı. “Rejim değişikliğinin gerçekleşmesini beklemiyorum. Elbette, hükümet organları ve bazı diğer hedefler ciddi zarar görecek fakat rejim, siyasi bir varlık olarak işlevine devam edecektir.” şeklinde açıklamada bulundu. ABD temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile dolaylı müzakereler gerçekleştirdi. Türkiye, Katar, Umman ve Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen bu görüşmeler, Haziran ayındaki hava saldırılarından sonra atılan ilk adım oldu. Trump, başlangıçta İran’ın füzeleri ve vekil güçlerinin de masaya yatırılmasını istemişti ancak Muskat görüşmelerini “çok iyi” değerlendirerek sadece nükleer programı kapsayan bir anlaşmanın “kabul edilebilir” olabileceğini söyledi.