Kongrede bilim insanları, son dönemde artan kalp krizlerinin önemli etkenlerinden birinin diyabet olduğunu tartıştı. Uzmanlar, diyabetteki yükselişi halk arasındaki düşük farkındalığa bağladı. Diyabetin yalnızca bir ‘şeker hastalığı’ olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekildi. Hastalığın, çok daha kapsamlı sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtildi. Toplantıda verilen bilgilere göre Türkiye’de diyabetlilerin yüzde 90’ında fazla kilo veya obezite, yüzde 70’inde hipertansiyon, yüzde 95’inde ise kan yağlarında bozukluk bulunuyor. Diyabete bağlı ölümlerin temel nedeni ise kalp ve damar hastalıkları olarak kaydedildi.
DİYABETİN EKONOMİK YÜKÜ
Kongrede Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alper Sönmez, diyabetin ekonomi tarafına da dikkat çekti. Sönmez, diyabet için yapılan harcamaların sağlık bütçesinin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturduğunu belirtti. Türkiye’de her iki diyabetliden birinin hastalığının farkında olmadığını ifade etti.
DÜNYA GENELİNDEKİ DURUM
Kongre kapsamında Novo’nun diyabetle ilgili yatırımları hakkında bilgi verildi. Şirketin Türkiye Genel Müdürü Bike Başaklar, dünyada 46 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 1 milyon kişiye ulaştıklarını aktardı. Yaklaşık 2 milyar insanın obezite, fazla kilo veya diyabetle yaşadığına dikkat çekti. Başaklar, “İhtiyaç hâlâ çok büyük ve bu nedenle diyabet ile obezite stratejimizin kalbinde yer almaya devam edecek” dedi.
KLINIK ARAŞTIRMALARA YATIRIM
Novo Türkiye Medikal Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, Türkiye’de 9.6 milyon yetişkinin diyabet hastası olduğunu belirtti. Türkiye, diyabet ve obezitede Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. Bahadır, her dört çocuktan birinin fazla kilo veya obezite ile yaşadığını vurguladı. Yatırımlarla ilgili olarak, “Bu tabloyu değiştirmenin yolu bilimden ve klinik araştırmalardan geçiyor. Üç yılda Türkiye’deki klinik araştırmalara 1.2 milyar TL’lik yatırım yaptık” şeklinde konuştu.