New York, moda akımlarını kitlelere dayatma konusunda kötü bir üne sahip; özellikle de yiyecek söz konusu olduğunda. Magnolia Bakery’nin 2000 yılında “Sex and the City” dizisinde göründükten sonra üne kavuşan kapkekleri, 2013’ün çılgınlığı cronut, Levain’ın dev çikolatalı kurabiyeleri ve son olarak dot kekler, her bir dönemin imza tatlısı olarak hafızalara kazındı. Bu lezzetlerin tamamı hâlâ satışta olsa da kamuoyunun ilgisi çoktan söndü. Oysa tatlılar, algoritmaların önümüze attığı sıradan birer pazarlama aracı olmaktan çok daha fazlasını hak ediyor.
90 YILLIK GELENEK: PRENSES PASTASI
Sant Ambroeus’un principessa pastası, işte tam da bu noktada devreye giriyor. 1930’lardan bu yana Milano merkezli restoranın amiral gemisi tatlısı olan pasta, 1980’lerde New York’un yeme içme sahnesine resmi olarak girmesinden çok önce bile büyük bir hayran kitlesine sahipti. Dünya genelinde günde 400 dilime kadar servis edilen pasta, moda dünyasının değişken zevklerine rağmen en çok sevilen tatlılar arasındaki yerini koruyor. Geleneksel İsveç versiyonu ahududu reçeli ve yeşil badem ezmesiyle kaplanırken, Sant Ambroeus’un yorumu daha metropol bir kitleye hitap edecek şekilde yeniden tasarlanmış.
MODA VE CAFE KÜLTÜRÜNÜN VAZGEÇİLMEZİ
Pasta, yıllar içinde sadık ve modayı yakından takip eden bir hayran kitlesi oluşturdu. Güçlü halkla ilişkiler uzmanları müşterilerine tam boy pasta gönderirken, moda fenomenleri bu pembe kaplamalı tatlıyı sosyal medyada tanıtmak için birbirleriyle yarışıyor. Dergi genel yayın yönetmenleri, işten ayrılan çalışanlar için veda partilerinde ya da kuruluş yıl dönümlerinde bu pastayı tercih ediyor. Aktris Lindsay Lohan da geçtiğimiz günlerde 40. yaş gününü bu pastayla kutladı ve kutlama karelerini takipçileriyle paylaştı.
NEDEN BU KADAR SEVİLİYOR?
Into the Gloss editörü ve pastanın uzun süredir hayranı olan Daise Bedolla, bu tatlının her yaş grubuna hitap ettiğini söylüyor. Bedolla, öğrencilik yıllarında arkadaşıyla paylaştıkları bir dilim pastayı parkta bankta oturup yediklerini ve kendilerini çok şık hissettiklerini anlatıyor. Pastanın kendisine Sofia Coppola’nın “Marie Antoinette” filmini hatırlattığını da sözlerine ekliyor.
TATLININ İLHAM VERDİĞİ ÜRÜNLER
Sant Ambroeus’un pastası, güzellik ve sağlıklı yaşam alanında da yeni ürünlerin ortaya çıkmasına ilham kaynağı oldu. Los Angeles merkezli lüks yaşam şirketi Flamingo Estate, geçtiğimiz yıl restoranın imza pastasından ilham alan bir dizi ürün çıkardı. Badem kokulu sabun, mum ve parfüm yağından oluşan koleksiyon, moda dünyasının beğenisini topladı. Şirketin yaratıcı direktörü Aaron Harvey, pastanın zamanın ötesinde bir lezzet olduğunu ve aşırı süslemelerden uzak durduğunu belirtiyor.
UZMANLARDAN PASTANIN SIRRI
Sant Ambroeus’un Mutfak Direktörü Iacopo Falai, pastanın sadık müşteri kitlesinin sırrını sunumuna ve ilk ısırığın bıraktığı etkiye bağlıyor. Falai, renk ve lezzetin birleşiminin yanı sıra pastanın kolayca kesilebilmesinin de önemli olduğunu vurguluyor. Tarifin 90 yıldır değişmeden geldiğini belirten Falai, mutfağa giren her pastacının tutarlı ve kusursuza yakın bir sonuç elde etmek için kapsamlı bir eğitimden geçtiğini söylüyor. Her gün aynı işi iyi yapmanın büyüleyici olduğunu ifade eden Falai, bunun başlı başına bir sanat formu olduğunu dile getiriyor.