Papa Rao, üzerinde soluk kareli bir gömlek ve eski spor ayakkabılarla Orta Hindistan ormanlarından çıktı. Omzunda bir tüfek, başında 26 bin dolarlık ödül vardı. Arkasında eski L1A1 ve Lee-Enfield tüfekleri taşıyan bir grup erkek ve kadın sıralanmıştı. Bunlar dünyanın son Maoist isyancılarıydı. Kapitalizme karşı yürüttükleri mücadelede on yıllarca savaştılar. Teslim olmak üzere yola çıkmışlardı.
MAOİST İSYANIN YÜKSELİŞİ VE ÇÖKÜŞÜ
Çin’in Mao Zedong öğretilerinden ilham alan isyancılar, Hindistan’ı devirmek için yıllarca savaştı. İsyan yirmi yıl önce zirvedeyken Hint lideri Maoistleri ülkenin en büyük iç güvenlik tehdidi olarak tanımladı. Şimdi devrim son nefesini veriyor. Güvenlik güçleri son aylarda üst düzey Maoistleri öldürdü ve alt kademedekiler silah bırakıyor. Hindistan’ın kapitalist ekonomisi büyürken hükümet solcuları seçimlerde ezdi. Maoizmin bu yıl tamamen yok edileceği açıklandı.
ORMANDAN TESLİMİYETE UZANAN YOL
Papa Rao ve 17 arkadaşı ormandan çıktıktan sonra sahneye çıktı. Kameralar önünde eski silahlarını sergilediler. Her eski isyancıya bir gül ve Hindistan anayasası verildi. Yeni bir bağlılık yemini ettiler. Yerel politikacıların konuşmalarını dinlediler ve güvenlik güçleriyle fotoğraf çektirdiler. Ardından devletin kucağına teslim edildiler.
NAKSALİTLERİN KÖKENİ VE YAYILMASI
Maoist gerillalar Hindistan’da Naksalit olarak bilinir. Bu isim 1967’de Naksalbari köyünde toprak ağalarına karşı başlatılan bir ayaklanmadan gelir. Ayaklanma başarılı oldu ve yeni isyanlara ilham verdi. On yıllar boyunca Naksalitler Kızıl Koridor olarak bilinen geniş bir bölgeye yerleşti. Bu bölge merkez ve doğu Hindistan’daki birçok eyalete yayıldı. Burada yaşayan Adivasi toplulukları sık sık devlet tarafından dışlanıyordu.
KATILMA NEDENLERİ VE TAKTİKLER
45 yaşındaki Sukhmati Dhruv, gençliğinde Naksalitlere katıldı. Orman yetkililerinin yoksul köylülere baskı yaptığını anlattı. Papa Rao da benzer bir hikaye anlattı. Yoksulluk ve devlet baskısı onları harekete geçirdi. Mao’nun taktiklerini izlediler: sürpriz, hareketlilik, aldatma. Polis karakollarına baskın yaparak silah çaldılar. Stratejileri düşmanın gücüne göre değişiyordu.
İSYANIN ZİRVESİ VE KANLI MÜCADELE
İsyan 2000’lerin başında en yüksek noktasına ulaştı. Hindistan’ın yazılım ve BT patlamasıyla büyüyen ekonomisine kanlı bir yanıttı. 2007’de Naksalitler 92 bin kilometrekarelik bir alanı etkiledi. 2009’da Başbakan Manmohan Singh onları en büyük iç güvenlik tehdidi ilan etti. 2010’da bir pusuda 76 güvenlik görevlisini öldürdüler. 2004-2025 arasında sol aşırılık yaklaşık 9 bin kişinin ölümüne neden oldu. Her iki taraf da insan hakları ihlalleriyle suçlandı.
GÜVENLİK GÜÇLERİNİN OPERASYONLARI
Bastar bölgesi son Naksalit kalelerinden biri. Burası isyanın en kanlı çatışmalarına sahne oldu. Bir güvenlik yetkilisi son 30 yılda 1500’den fazla personelin öldürüldüğünü söyledi. Bölge polis şefi Sundarraj Pattilingam, Naksalit sayısının çift hanelere düştüğünü açıkladı. Eski Maoistlerden alınan istihbarat operasyonlara hız kazandırdı. Polis şefi, birliklerinin kurallara uygun hareket ettiğini savundu.
HÜKÜMETİN ZAFER İDDİASI VE ŞÜPHELER
Mart ayında Hindistan İçişleri Bakanı Naksalitizme karşı zafer kazanıldığını duyurdu. Aynı ay Kerala’da komünist partiler seçim kaybetti. Ancak bazı uzmanlar şüpheli. Akademisyen Nandini Sundar, hükümetin Naksalit tehdidini maden projelerine karşı protestoları bastırmak için kullandığını söyledi. Gerçek bir tehdit olmasa bile bu iddianın kolaylık sağladığını belirtti.
SON TESLİMİYET VE UMUTSUZ MÜCADELE
Teslim olmadan önce Papa Rao bir ağacın altında oturup CNN’in bu hikayedeki kaynak adlarını çıkararak konuştu. Tüfeğinin namlusunda “Barış” yazan bir bileklik vardı. “Amacımız ülkeyi özgürleştirmekti” dedi. “Hükümetin çok silahı var ve çok insanı tehdit ediyor. Maoist parti küçüktü ve daha az silahı vardı.” Artık silahlarını bırakmış, devletin rehabilitasyon programına katılmış durumda.