Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sıfır Atık Forumu kapsamında düzenlenen Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu Toplantısı’nda konuştu. Dünyanın pandemi, tedarik zinciri sorunları, ticaret savaşları ve doğal afetlerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ukrayna’daki savaş ve İran’daki gelişmelerin petrol ve doğal gaz piyasalarında büyük arz şoklarına yol açtığını ifade etti. Bu karmaşık koşullar altında sıfır atık ve enerji verimliliğinin kritik önem taşıdığını belirtti.
EN TEMİZ VE EN UYGUN MALİYETLİ KAYNAK
Bakan Bayraktar, enerji verimliliğinin en temiz ve en hızlı kaynak olduğunu vurguladı. Tasarruf edilen her kilovatsaatin üretmek zorunda kalmadıkları enerji anlamına geldiğini ifade etti. Bu durumun hem çevreyi koruduğunu hem de ekonomik dayanıklılığı güçlendirdiğini dile getirdi.
2030 İÇİN BÜYÜK YATIRIM HEDEFİ
Türkiye’nin 2024 yılında yeni enerji verimliliği stratejisini hayata geçirdiğini anlattı. Bu kapsamda 2030 yılına kadar tüm sektörlerde 20 milyar doların üzerinde yatırım öngördüklerini belirtti. Enerji tüketiminde yüzde 16 oranında azalma sağlamayı hedeflediklerini bildirdi. Bu sayede 100 milyon ton emisyonun önüne geçmeyi amaçladıklarını söyledi. 2024 ve 2025 yıllarında enerji verimliliği alanında yaklaşık 7,6 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını aktardı.
ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİNE HAZIRIZ
Bakan Bayraktar, COP31’e doğru enerji verimliliğinin daha merkezi bir konuma gelmesi gerektiğini ifade etti. Enerji verimliliğinin yalnızca çevresel bir araç olmadığını söyledi. Bu kavramın enerji güvenliği ve rekabetçilik aracına dönüştüğünü de sözlerine ekledi. Hiçbir ülkenin verimlilik potansiyelini tek başına gerçekleştiremeyeceğini ifade etti. Türkiye’nin politika tasarımı ve dijitalleşme alanlarında iş birliğine hazır olduğunu bildirdi.
SINIRSIZ KAPASİTEYLE SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK
Bakan Bayraktar, geri dönüştürülen her ürünün sürdürülebilir geleceğe katkı sunduğunu kaydetti. Gezegenin kaynaklarının sınırlı olduğunu ancak yenilik kapasitesinin sınırsız olduğunu ifade etti. Toplantının yeni ortaklıkların ve somut iş birliklerinin önünü açacağına inandığını dile getirdi. Türkiye’nin tüm katılımcılarla birlikte çalışmaya hazır olduğunu açıkladı.