Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Akkuyu ve Sinop'ta yapılan 2 nükleer santralin ihtiyacımızın yüzde 10'unu karşıladığını belirtti ve Japonya Başbakanı Abe ile 3. nükleer santral için görüştüğünü belirtti.
Son dönemde yapımı devam eden ve inşası planlanan yeni petrol ve doğalgaz boru hatlarının Türkiye’nin enerji koridoru ve terminali rolünü pekiştireceğine işaret eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Medeniyetlerin buluşma noktası olan Türkiye, artık enerji uzmanları tarafından ‘enerjinin İpek Yolu’ olarak isimlendiriliyor. Akkuyu ve Sinop nükleer güç santrallerinin devreye girmesiyle enerji ihtiyacımızın en az yüzde 10’luk kısmını buradan karşılayacağız. Türkiye’yi enerji üssü haline getirmekte kararlıyız. Rusya ile birlikte yürüttüğümüz Akkuyu Projesi’ni, milli sermayemizi de katarak çok daha güçlendirdik. Sinop Projesi’nde de inşaata en kısa sürede başlamak istiyoruz. Son G20 toplantısında Japonya Başbakanı Sayın Abe ile de bunu etraflıca görüştük. Hatta üçüncü bir nükleer güç santrali projesiyle ilgili çalışmalarımızı şimdiden başlatmış bulunuyoruz. Türkiye’deki büyümenin sürdürülebilir olması için, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli kaynakların en üst düzeyde kullanılması gerekiyor. Nitekim sadece son bir yılda ülkemizde enerji sektöründe 6 milyar dolar yatırım yapıldı. Bu yatırımlar sayesinde güneş enerjisinden hidroelektrik enerjisine, rüzgar enerjisinden jeotermal enerjiye biyo kütleden termik santrallere kadar 6 bin 500 megavat kurulu gücü hizmete aldık. Elektrik enerjisindeki doğal gazın payını yüzde 10 azaltarak ithal doğalgazın dış ticaretimiz üzerindeki baskısını da hafiflettik. Yerli kaynaklardan elektrik üretimi, rekor bir artışla yüzde 49,3’e ulaştı. Yerli kömürün elektrik üretimindeki payını da yüzde 23’e çıkardık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz hafta Doğu Akdeniz’de büyük bir fırsatın kaçırıldığını da belirterek şunları kaydetti: “Bizim ve Kıbrıs Türk tarafının tüm yapıcı yaklaşımına rağmen Rum tarafının olumsuz tavrı sebebiyle adadaki anlaşmazlıkların bir kez daha çözümsüz kalmasından üzüntü duyuyoruz. Tarafların tutumları böylesine açıkça ortadayken kimi enerji şirketlerinin Rum kesiminin atmakta olduğu sorumsuzca adımların bir parçası olmaları kesinlikle anlayışla karşılanamaz.”