Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra merkezli Şarku’l Avsat gazetesine kapsamlı bir röportaj verdi. Görüşmede Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan Hürmüz Boğazı’ndaki gerilime kadar pek çok başlık ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel gelişmeler ve uluslararası ilişkiler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
MEKKE ANLAŞMASI BÖLGESEL KOŞULLARIN ÜRÜNÜ
Mekke Ortak Savunma Anlaşması fikrinin nasıl doğduğu sorusuna Erdoğan net bir yanıt verdi. Anlaşmanın bölgedeki yeni koşullar ve üç ülkenin ortak sorumluluk bilinciyle ortaya çıktığını söyledi. Cumhurbaşkanı, bu sürecin doğal bir gelişme olduğunu vurguladı.
ASIL HEDEF CAYDIRICILIĞI GÜÇLENDİRMEK
Erdoğan, anlaşmanın yalnızca askeri boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Temel amacın caydırıcılığı güçlendirmek ve dayanışma ruhunu pekiştirmek olduğunu ifade etti. Bölgesel istikrarın korunmasının da öncelikli hedefler arasında olduğunu kaydetti.
BÖLGESEL SORUNLARA BÖLGE ÜLKELERİ ÇÖZÜM BULMALI
Cumhurbaşkanı, bölgesel konuların bölge ülkeleri tarafından çözülmesi gerektiğine inandıklarını aktardı. Bu yöndeki çözüm arayışlarını her zaman desteklediklerini vurguladı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın temelinde de bu anlayışın bulunduğunu dile getirdi.
ANLAŞMA HİÇBİR ÜLKEYİ HEDEF ALMIYOR
Erdoğan, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığının altını çizdi. İttifaka katılmak isteyen tüm kardeş ülkelere kapıların açık olduğunu söyledi. Bu anlaşmanın barış ve istikrarın bir tezahürü olduğunu belirtti.
ÜÇ ÜLKE TARİHİ SORUMLULUK ÜSTLENDİ
Cumhurbaşkanı, anlaşmanın üç ülke arasındaki basit bir mutabakat olmadığını ifade etti. Bölgede istikrarı sağlamak ve halkların güvenlik içinde yaşamasını mümkün kılmak için tarihi bir sorumluluğun göstergesi olduğunu söyledi. Bu anlaşmanın barış ve istikrar isteyen tüm ülkelere açık olduğunu yineledi.
YENİ BİR İŞBİRLİĞİ DÖNEMİ BAŞLIYOR
Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan olarak bölgede yeni bir işbirliği döneminin kapısını açtıklarını kaydetti. Türkiye’nin bu kapıyı sonuna kadar açık tutma iradesine sahip olduğunu vurguladı. Bölgede barışı güçlendirme çabalarına en güçlü katkıyı sunacaklarını belirtti.
BÖLGEDEKİ TÜM ÜLKELER AYNI ÇATI ALTINDA BİRLEŞEBİLİR
Cumhurbaşkanı, ABD ile İran arasındaki gerilimin bölge için tehlikeli olduğuna dikkat çekti. Mekke Savunma Anlaşması’nın bu gerilimin konjonktürel bir yansıması olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Böyle bir yaklaşımın Türkiye’nin politikalarının yanlış anlaşılmasına yol açacağını belirtti.
VİZYON ÜÇ ÜLKEYLE SINIRLI DEĞİL
Erdoğan, anlaşmanın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesindeki meşru müdafaa hakkını teyit ettiğini vurguladı. Vizyonlarının yalnızca üç ülkeyle sınırlı olmadığını ifade etti. Uygun koşullar oluşursa bölgedeki tüm ülkelerin aynı çatı altında birleşmesini arzu ettiklerini söyledi.
KOLEKTİF SAVUNMA TEMELİNDE ŞEKİLLENDİ
Anlaşmanın en dikkat çekici maddesi taraflardan birine yönelik saldırının üçüne de yapılmış sayılması. Erdoğan, bu maddenin kolektif savunma temelinde şekillendiğini belirtti. Anlaşmanın savunma sanayisinde ortak projelerin önünü açacağını ve terörle mücadeleyi destekleyeceğini kaydetti.
MADDELER BELİRSİZLİK İÇERMİYOR
Cumhurbaşkanı, anlaşma metnindeki maddelerin son derece açık olduğunu ifade etti. Herhangi bir belirsizlik içermediğini vurguladı. Türkiye’nin savunma ve güvenlik alanında büyük başarılar elde ettiğini hatırlattı.
KÖRFEZ GÜVENLİĞİ KÜRESEL EKONOMİYİ ETKİLİYOR
Erdoğan, anlaşmanın Körfez bölgesindeki güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi. Körfez güvenliğinin yalnızca bölge ülkeleri için değil küresel ekonomi için de büyük önem taşıdığını belirtti. Enerji arz güvenliği ve deniz yollarının güvenliğinin bu bölgeyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL EKONOMİNİN DAMARI
Cumhurbaşkanı, Hürmüz Boğazı’nın küresel ekonominin hayati damarlarından biri olduğunu kaydetti. Mevcut gerilimin en kısa zamanda sona ermesini umduklarını söyledi. Bu hassas su yolunun güvenliği konusunda bölge ülkelerine büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı.
TÜRKİYE VE SUUDİ ARABİSTAN GÜÇLÜ BAĞLAR KURDU
Erdoğan, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Son dönemde iki ülke arasındaki iletişimden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ekonomi, ticaret ve savunma sanayisi başta olmak üzere birçok alanda işbirliklerinin geliştiğini söyledi.
LÜBNAN'IN İSTİKRARI BÖLGE İÇİN HAYATİ
Cumhurbaşkanı, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Türkiye’nin Lübnan’la tarihi bağları olduğunu kaydetti. Lübnan’ın güvenliği, barışı ve istikrarının tüm bölge için büyük önem taşıdığını ifade etti.
İSRAİL'İN SALDIRILARI DERHAL SONA ERMELİ
Erdoğan, Lübnan halkının kendi geleceğine ilişkin kararları özgür iradesiyle alma hakkına sahip olduğunu söyledi. İsrail’in saldırgan ve yayılmacı politikaları çerçevesindeki saldırılarının derhal sona ermesi gerektiğini vurguladı. Lübnan’ın egemenliği, siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini belirtti.
SURİYE'DE YENİ DÖNEM BAŞLADI
Cumhurbaşkanı, Suriye’de yaşanan değişim sürecini tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Suriye’nin ağır bedeller ödediğini belirtti. En önemli beklentilerinin kalıcı barış, istikrar ve yeniden imar için zemin hazırlanması olduğunu kaydetti.
SINIR ÖTESİNDE TEHDİDE İZİN YOK
Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek hiçbir yapıya izin verilmeyeceğini net şekilde ifade etti. Ülkenin herhangi bir bölgesinde de bu konudaki kararlılığın süreceğini vurguladı.