Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin açılış konuşmasında önemli mesajlar verdi. Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarının oranını yüzde 3.5 yapmayı hedeflediklerini belirtti. Güvenlik ve dayanıklılık harcamalarında şimdiden yüzde 1.5 oranına ulaştıklarını söyledi.
SAVUNMA SANAYİSİNDE KÜRESEL SIRALAMA
Erdoğan, asıl başarının savunma sanayisindeki atılımda olduğunu ifade etti. Bu alanda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdiklerini açıkladı. İttifakta eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunmaya 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdıklarını belirtti.
İTTİFAK İÇİN KISITLAMALAR KALDIRILMALI
Erdoğan, NATO 3.0 hedefine ulaşmak için iki hususa dikkat çekti. Müttefikler arasındaki kısıtlamanın savunma başta olmak üzere kaldırılması gerektiğini vurguladı. Bu durumun hem endüstri hem de hükümet yetkilileri tarafından ifade edilmesini memnuniyetle karşıladığını söyledi.
UKRAYNA VE İRAN KRİZİNDE TUTUM
Erdoğan, uluslararası krizlerle ilgili görüşlerini paylaştı. Ukrayna savaşında Trump’ın barış vizyonunu paylaştığını belirtti. Ukrayna’ya sağlanan katkının devam edeceğini açıkladı. İran krizinde Trump’ın kararlı tutumunu takdir ettiğini söyledi. Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıya hazır olduklarını ifade etti.
NATO 3.0 VE TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Türkiye, 22 yıl aradan sonra NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor. Bu durum, Ankara’nın ittifak açısından stratejik önemini yeniden öne çıkarıyor. Türkiye, İncirlik başta olmak üzere birçok askeri üs ve tesisle ittifakın operasyonel altyapısında kritik rol oynuyor.
SAVAŞTA SOMUT KATKI ORTAYA KONDU
Bu yılki ABD/İsrail-İran savaşında İran’dan Türkiye’ye yönelen füzeler düşürüldü. Bu durum, NATO savunma sistemlerinin pratik önemini gösterdi. Türkiye’nin güvenlik mimarisindeki yeri somut biçimde ortaya kondu.
YENİ MODELDE ÜSTLENİLECEK POTANSİYEL
NATO’nun gündeminde Soğuk Savaş ve sonrası dönemin ardından NATO 3.0 modeli var. Bu model, ABD’nin askeri ve mali yükünü Avrupa ülkelerine devretmeyi amaçlıyor. Türkiye, ittifakın en güçlü ordularından birine sahip olmasıyla stratejik rol üstlenme potansiyeli taşıyor.