Eski Ulusal Arşiv liderleri, Trump yönetiminin Başkanlık Kayıtları Yasası’nı göz ardı etme çabasını reddetmesi için bir federal temyiz mahkemesine başvuruda bulundu. Bu yasa, başkanların görev süreleri boyunca resmi kayıtlarını saklamasını zorunlu kılıyor. Altı arşivci, hem Cumhuriyetçi hem de Demokratik başkanlar döneminde görev yapmış isimler olarak, yasanın “yönetim sürekliliğini sağlamak” ve ulusal güvenliği korumak açısından kritik olduğunu vurguladı.
ARŞİV HUKUKUNA DESTEK
Arşivciler, Marco Rubio’nun Trump’ın ikinci döneminin başında kısa süreli atamasından önce bu görevi üstlenmiş tüm canlı kişileri kapsayan bir koalisyon oluşturuyor. Çarşamba günü, başkanlık akademisyenleri, tarihçiler ve kamu şeffaflığı gruplarının açtığı davaya destek veren amicus brifini sundular. Hukuki mücadele, Trump yönetiminin başkanın, Watergate skandalının ardından Kongre tarafından belirlenen kayıt tutma yükümlülüklerine uyması gerekmiyor görüşünü açıklamasıyla başladı. Trump’ın Adalet Bakanlığı’nın anayasaya aykırı olduğunu iddia ettiği bu yasa, gelecekteki başkanların, kongre üyelerinin, mahkemelerin ve halkın, bir yönetimin kritik kararları nasıl aldığını anlamasını sağlamak amacıyla belgeleri korumayı hedefliyor.
KAYITLARIN KORUNMASI
Grup, “Başkanlık kayıtlarının korunması, yeni liderlerin geçmiş politika kararlarının arkasındaki veri, strateji ve mantığa anında ve sürekli erişim sağlamasını garantiler,” açıklamasında bulundu. Deneyimlerine dayanarak, en sık talep edilen korunmuş başkanlık kayıtlarının, yeni başkanın ulusal güvenlik danışmanlarından geldiğini belirttiler. Amicus brifine imza atan arşivciler arasında Trudy Huskamp Peterson, John W. Carlin, David S. Ferriero, Debra Steidel Wall, Colleen Shogan ve William J. Bosanko ile eski ajans genel danışmanı Gary M. Stern bulunuyor.
<h2HUKUKİ SÜREÇ VE GÖRÜŞMELER
Eski arşivcilerin çağrısı, Washington’daki bir federal hakimin, dava sürerken Beyaz Saray personelinin resmi kayıtlarını koruması gerektiğine dair bir karar vermesinin ardından geldi. Ancak bu karar, doğrudan başkan, başkan yardımcısı, Ulusal Arşivler ve arşivci üzerinde herhangi bir kısıtlama getirmedi. Mayıs ayında ABD Bölge Hakimi John Bates, Başkanlık Kayıtları Yasası’nın (PRA) muhtemelen anayasaya uygun olduğu sonucuna vardı ve bu yılın başlarında Adalet Bakanlığı’nın aldığı pozisyonu eleştirdi. Adalet Bakanlığı, bu karara itiraz etti ve sözlü tartışmaların 16 Ekim’de yapılması planlanıyor.
PRESIDENTLİK KAYITLARININ ÖNEMİ
PRA, başkanların ve personellerinin Beyaz Saray kayıtlarını korumasını ve bu kayıtları görev sürelerinin sonunda Ulusal Arşivler’e devretmesini zorunlu kılıyor. Bu yasa, Trump’ın ilk döneminin sonunda Beyaz Saray’dan aldığı gizli belgeleri kötü yönetmekle suçlanmasına yol açan olayların zincirinde önemli bir rol oynadı. Hukuki mücadele, Trump’ın Hukuk Müşavirliği’nin, yasanın anayasaya aykırı olduğu yönündeki sonucuna dayanıyor. Bu görüş, birçok açıdan cüretkâr bir hamle olarak değerlendirildi; zira, Kongre’nin başkanlık kayıtlarının korunmasını düzenleme yetkisini destekleyen Yüksek Mahkeme emsaline yer verilmedi.
ARAŞTIRMALAR İÇİN RİSKLER
Amerikan Tarih Derneği ve sol görüşlü kamu şeffaflığı grubu American Oversight, kayıtların mahkemeye müdahale edilmediği takdirde “geri dönüşü olmayan şekilde kaybolacağı” uyarısıyla hızlıca dava açtı. Eski arşivciler, PRA’nın “çıkan ve yeni yönetimler arasında köprü kurmaya yardımcı olduğunu” belirtti. “Jeopolitik gerilimler bir yemin töreni için durmaz,” ifadesini kullandılar. Başkanlık kayıtları, Ulusal Güvenlik Konseyi’nin tüm belgelerini içeriyor; bunlar arasında hassas istihbarat değerlendirmeleri, anlaşma müzakereleri ve operasyonel acil durum planları bulunuyor.
YENİ YÖNETİME KATKISI
Bu belgelerin korunması ve yeni yönetim yetkililerine sorunsuz bir şekilde sunulması, gelen ulusal güvenlik danışmanları ve kabine üyelerinin aktif tehditleri değerlendirmesine, diplomatik ivmeyi sürdürmesine ve beklenmedik küresel krizler sırasında sağlıklı kararlar almasına olanak tanıyor. Yönetim, “başkanlık kayıtlarının büyük çoğunluğunun korunmakta olduğu” yönündeki endişeleri geri çevirdi ve Beyaz Saray tarafından verilen telefonlarda çalışan personelin kayıtlarının tutulduğunu savundu.