Evin: Önce Yaşar Kemal’i sansürsüz okutun!

Türkiye ve dünya edebiyatının büyük ismi Yaşar Kemal'in hayatını kaybetmesinin ardından Milliyet gazetesi yazar Mehveş Evin, okullarda Yaşar Kemal'in sansürsüz okutulmadığını "Eğitim sisteminde kitaplarına, yaşantısına ne kadar yer veriliyor? Bugün bile kaç okulda kitapları öğrencilere “sansürsüz” okutuluyor?" sözleriyle öne sürdü.

Yaşar Kemal'in Kürt sorunundan Ermeni katliamına kadar çeşitli sosyal sorunlara romanlarında sıklıkla atıfta bulunduğunu hatırlatan Evin, "Medya ve siyasetteki egemen çevrelerin temsilcileri boşuna ağıt yakmasın. Eğitim sisteminde kitaplarına, yaşantısına ne kadar yer veriliyor? Bugün bile kaç okulda kitapları öğrencilere “sansürsüz” okutuluyor? Din diye, vatan-millet diye çocuklarımızın beyinlerine neler zerk ediliyor? Önce bunları tartışalım!" dedi.

Mehveş Evin'in Milliyet'te 'Önce Yaşar Kemal’i sansürsüz okutun' başlığıyla yayımlanan (04 Mart 2015) yazısı şöyle:

'Önce Yaşar Kemal’i sansürsüz okutun'

Tam da “barış süreci”nin önemli bir aşamasının açıklandığı gün hayata veda eden Yaşar Kemal, ağıtlarla, binler tarafından uğurlandı… Bu kadar sevilmek, sayılmak her kula, her edebiyatçıya nasip olmaz.

Büyük ustanın ölümü beni üzmedi. Zira 92 yaşına dek usanmadan, bıkmadan üreten, kim bilir nice Anadolu çocuğuna okumayı, yazmayı, düşünmeyi sevdiren…

Her daim “barış” diyen, eşitsizlikler ve fakirlik olduğu müddetçe hiçbir şeyin düzelmeyeceğini hatırlatan bir insan olarak anılmak kadar güzel bir şey düşünemiyorum.

Yaşar Kemal’in anısına tekrar yayımlanan söyleşilerini, kitap alıntılarını okudukça kendime şu soruyu sordum:

Bugün taziyelerini açıklayan muktedirlerden veya ölümüne üzülenlerin kaçı bu yüce adamın ne dediğini gerçekten kavradı?

Çağın gerisinde kaldık

“Her çağ başka bir çağdır. Uygar ülkeler yarattıkları çağlara uymuşlardır. Biz ise dünyanın nerelere kadar gittiğini göremedik, uygar dünyanın, çağın gerisinde kaldık. Bu, bir ulus için korkunç bir durumdur. Ülkemiz demokrat bir ülke olsaydı uygar insanlık içinde başımız dik yerimizi alacaktık. Halkımız demokrasiye yatkın bir halktır. Bu kadar kışkırtmalara rağmen bir iç savaş çıkmaması da bunu kanıtlar.”

Bu sözleri, Radikal’den Cem Erciyes’in beş yıl önce Yaşar Kemal’le yaptığı söyleşiden alıntıladım.

“Kürt sorunu Türkiye’nin dünyadaki gücünü çürüten bir olaydır” diyen Usta, hiçbir zaman rüzgâra göre siyasi duruşu değişen bir yazar olmadı. Onu bu kadar kıymetli ve saygıdeğer yapan da buydu.

Kemal, her fırsatta Kürt barışı çağrısı yaptı. Ama bu ülkenin topraklarından sürülen, öldürülen ve malları yağmalanan Ermenileri de unutmadı.

Mesela “Yağmurcuk Kuşu” romanında şöyle bir bölüm vardı:
“Annesi İsmail Ağa’ya şöyle öğütler: ‘Bir de senden dileğim, oğlum, o kasabaya gidersen, o Ermenilerden kalma evleri, tarlaları kabul etme. Sahibi kaçmış yuvada öteki kuş barınamaz. Yuva bozanın yuvası olmaz. Zulüm tarlasında zulüm biter.”

Egemen çevreleri hep rahatsız etti

Günter Grass, dün Yaşar Kemal’in ardından Cumhuriyet’te yayımlanan yazısında şöyle diyordu:

“Irkçı çılgınlık, Yaşar Kemal’ın kitaplarında, yabancılara karşı düşmanlık biçimine bürünüp, anlatılan öykünün bir parçası olur, ancak bunun resmi hükümet politikasının bir göstergesi olduğu da ortadadır. Bu yüzden yazar, egemen çevreleri hep rahatsız etmiştir. Bu yüzden sürekli mahkemelere çıkarılmış, bu yüzden işkence ve hapis cezalarına katlanmak zorunda kalmıştır.”

Yaşar Kemal budur işte.

Medya ve siyasetteki egemen çevrelerin temsilcileri boşuna ağıt yakmasın. “Edebiyatımızın çınarı” diye övmek ve övünmekle olmaz. Eğitim sisteminde kitaplarına, yaşantısına ne kadar yer veriliyor? Bugün bile kaç okulda kitapları öğrencilere “sansürsüz” okutuluyor? Din diye, vatan-millet diye çocuklarımızın beyinlerine neler zerk ediliyor?

Önce bunları tartışalım! Ancak o zaman ustaya ve bize bıraktığı mirasa “hak”kını teslim edebilir, daha barışçıl, daha gelişmiş bir toplumda yaşama hayalini kurabiliriz.

T24

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Reha Muhtar Yeniköy’de Toprağa Verildi

Muğla'nın Bodrum ilçesinde kalp yetmezliği nedeniyle bir süredir tedavi gören gazeteci Reha Muhtar dün vefat etti ve cenazesi Beşiktaş'taki Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde kılındı. Törene ailesi, sevenleri, eski mesai arkadaşları ve vatandaşlar katıldı.

CHP’de Özgür Özel Dönemindeki İhraçlar İptal Edildi

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, yani istinafın verdiği "mutlak butlan" kararının ardından CHP'de art arda gelişmeler yaşandı. Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay sonuçlarının iptal edilmesiyle yeniden genel başkan oldu.

Mehmet Akif Ersoy’un İddianamesi Kabul Edilmedi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Mehmet Akif Ersoy ve 6 şüpheli hakkında hazırladığı iddianamede 286 yıla kadar hapis cezası talep etmişti. Mahkeme, iddianameyi eksik bularak iade etti.

Yerebatan Sarnıcı’nın Devrine Durdurma Kararı

İstanbul'un en çok ziyaret edilen simgelerinden Yerebatan Sarnıcı, uzun süredir mülkiyet tartışmalarıyla mahkeme kararları ile gündemde. Vakıflar Genel Müdürlüğü, yapının vakıf kökenli eser olduğunu belirtti.

Ankara NATO Zirvesi İçin Alarmda

Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek 36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde güvenlik ve ulaşım için kapsamlı hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Zirve boyunca yollar kapatılacak ve hava sahası savaş uçaklarıyla korunacak.