BULUNAN MEVCUT SORUN
Fransa Montpellier Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Jonathan Romiguier ile ekibi tarafından gerçekleştirilen araştırma, doğanın sırlarını gözler önüne serdi. Araştırma, Nature dergisinde yayımlandı. Başlangıçta, bazı M. ibericus kolonilerinin çevresinde M. structor erkeklerinin olmaması, bilim insanları için büyük bir muamma oluşturuyordu. M. ibericus türü, işçi karıncalarını yalnızca M. structor erkeklerinin spermi aracılığıyla üretebiliyordu. Ancak M. structor bulunmayan yerlerde de koloniler gelişmeye devam ediyordu. Bu çelişkiyi anlamak için araştırmacılar, kolonilerdeki erkek bireylerin genetik yapılarını inceledi.
TÜYÜSÜZ ERKEKLERİN SIRRI
162 erkek bireyden alınan örneklerin bazılarının tüylü, bazılarının ise tüysüz olduğu gözlemlendi. Genetik analizler, tüylü olanların M. ibericus türünden, tüysüz olanların ise M. structor türünden olduğunu ortaya çıkardı. Fakat araştırmada en dikkat çekici bulgu, M. structor erkeklerinin mitokondriyal DNA’sının M. ibericus kraliçelerine ait olduğunun keşfedilmesi oldu. Bu durumda, kraliçeler kendi başlarına başka bir türden erkek karıncaları üretmiş oluyordu ve bunu hayat döngülerinin normal bir parçası haline getirmişlerdi.
OLAĞANÜSTÜ ÜREME ŞEKLİ
Ekip, laboratuvar ortamında inceledikleri 16 kraliçeden 9’unun yumurtalarının yüzde 9’unun M. structor erkekleri içerdiğini tespit etti. 18 aylık monitoring sürecinde, bir kraliçenin aynı anda hem kendi türünden hem de farklı bir türden erkek bireyleri doğurduğu gözlemlendi. Bilim insanları, bu alışılmadık üreme biçimi için “xenoparity” (yabancı tür doğumu) terimini önerdi. Böylece, M. ibericus kraliçeleri yalnızca kendi türlerinden kraliçeler doğururken, işçi üretmek için farklı bir tür olan M. structor erkeklerine ihtiyaç duyuyor. Ancak bu ihtiyacı, onları doğrudan kendileri klonlayarak karşılıyorlar.
KEŞİF HAKKINDA GÖRÜŞLER
Belgeler Özgür Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Denis Fournier, bu bulguları “bilim kurgu gibi” sözleriyle ifade etti. Fournier, “Bu keşif, türler arası sınırların düşündüğümüz kadar solid olmadığını gösteriyor. Çenemi düşürdü!” şeklinde konuştu. Romiguier, keşif sonrasında yaptığı açıklamada, “Bu kadar sıra dışı bir mekanizmanın var olabileceğini aklımıza bile getirmemiştik. Ancak veriler arttıkça bunun bir şaka değil, devrimsel bir bulgu olduğunu fark ettik” dedi.