Federal İletişim Komisyonu (FCC), yerel televizyon istasyonu sahiplerinin çok daha büyük ölçeklere ulaşabilmesi için kurallarını değiştiriyor. Mahkemeye taşınması beklenen bu kritik oylama, Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçi Parti ile yakın ilişkileri bulunan medya patronları için uzun süredir beklenen bir kazanım olarak görülüyor. Değişiklik, FCC Başkanı Brendan Carr’ın öncelikleri arasında yer alırken, Carr bu adımın yayıncıların teknoloji devleri ve diğer rakiplerle daha iyi rekabet edebilmesi için zorunlu olduğunu savunuyor. Carr, Çarşamba günü yaptığı açıklamada FCC’nin önümüzdeki ay, tek bir şirketin ABD’deki televizyon hanelerinin yüzde 39’undan fazlasına ulaşmasını yasaklayan ulusal yayın sahipliği kuralını yürürlükten kaldırmak üzere oylama yapacağını duyurdu.
KURALLAR DEĞİŞİYOR, TEKEL ENDİŞESİ BÜYÜYOR
Mevcut düzenlemeye göre NBC gibi bir yayın ağı, ülke genelinde farklı şirketlere ait bağlı istasyonlarla çalışırken, bu istasyonların tamamına sahip olamıyor. Kural, yerel sahipliği teşvik etmeyi amaçlarken, Carr bu düzenlemeyi “güncelliğini yitirmiş” olarak nitelendiriyor ve istasyon sahiplerinin, rakiplerinin özgürce yararlandığı ölçeğe ulaşmasını engellediğini ifade ediyor. FCC geçmişte söz konusu sahiplik sınırını belirli durumlar için muaf tutarken, Carr’ın ofisi bundan sonra “vaka bazında” inceleme süreci uygulanacağını belirtiyor. Bu yeni sürecin, FCC’ye kamu yararını gözeten anlaşmalara onay verme, bu standardı karşılamayanları ise reddetme yetkisi vereceği kaydediliyor. Eleştirmenler ise Carr’ın “kamu yararı” standardını Trump’ın müttefiklerini kayırmak ve muhaliflerini cezalandırmak için araçsallaştırdığını öne sürüyor. FCC’nin şu anda Cumhuriyetçilerin sıkı kontrolü altında olması nedeniyle üç komisyon üyesinden yalnızca biri olan Demokrat Anna Gomez’in muhalefetine rağmen, 6 Ağustos’ta yapılacak oylamada kuralın kaldırılmasının neredeyse kesin olduğu belirtiliyor.
DEMOKRAT KOMİSYON ÜYESİNDEN SERT TEPKİ
Komisyon Üyesi Gomez, yapılacak değişikliği “kamu yayın dalgalarının kontrolünü bu yönetimin milyarder dostlarına teslim etmeye yönelik yasa dışı bir girişim” olarak nitelendirdi. Gomez, “Özgür ve çeşitliliğe sahip bir medya ortamı, herhangi bir şirketin kamu dalgalarının ne kadarını kontrol edebileceğine dair gerçek sınırlara bağlıdır. Bu FCC ise yerel yayıncıların bu dalgaları en yüksek teklifi verene satmasına izin vermeye hazırlanıyor.” ifadelerini kullandı. Carr’ın ofisi ise durumu tamamen farklı bir perspektiften sunarak bu adımın “rekabetçi bir medya pazarını teşvik edeceğini, yerelliği güçlendireceğini ve güvenilir haber kaynaklarına yatırımı artıracağını” savundu.
BÜYÜK BİRLEŞMELERİN ÖNÜ AÇILIYOR
Bu yaklaşım, mevcut ve gelecekteki birleşmelerin önünü önemli ölçüde kolaylaştıracak. ABD’nin en büyük televizyon istasyonu sahiplerinden Nexstar, bu yılın başlarında rakibi Tegna’yı satın alabilmek için FCC’den muafiyet almak zorunda kalmıştı. Ancak bir grup eyalet başsavcısının birleşmenin antitröst yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle açtığı dava sonucunda federal bir yargıç, anlaşmayı askıya almıştı. Nexstar sözcüsü, Carr’ın kuralı iptal etme planını “yayıncılık düzenlemelerini modern medya pazarına taşımaya yönelik memnuniyetle karşılanan ve uzun süredir beklenen bir adım” olarak değerlendirdi. Değişiklikten faydalanması beklenen bir diğer büyük istasyon sahibi Sinclair ise “medya ekosistemindeki inkar edilemez değişim ve aksama göz önüne alındığında, bu kuralların mevcut durumu yansıtacak şekilde güncellenmesi sağduyulu bir yaklaşımdır.” açıklamasını yaptı.
SAVUNUCULAR VE KARŞI CEPHE KARŞI KARŞIYA
Muhafazakar milletvekilleri ve savunuculuk grupları, yıllardır bu sınırın kaldırılması için baskı yapıyor ve bunun adeta bir “eşit rekabet ortamı” yaratacağını savunuyor. Carr, Çarşamba günü sağ görüşlü Breitbart sitesinde yayımlanan bir makalesinde bu pozisyonu destekleyerek, söz konusu adımın “yayın dalgalarında dengeyi yeniden tesis etmenin” bir yolu olduğunu öne sürdü. Buna karşılık, sınırı destekleyen ve yerel televizyon sektöründe daha fazla yoğunlaşmaya karşı çıkan kamu yararı grupları, Carr’ın aslında siyasi müttefiklerine yardım etmeye çalıştığını belirtiyor. Free Press’ten politika başkan yardımcısı ve genel danışman Matt Wood, Kongre’nin 2004 yılında çıkardığı bir yasayla yüzde 39’luk sınırı belirlediğine dikkat çekti. Wood, olası bir hukuki mücadeleye işaret ederek, “Brendan Carr, canı istedi diye Kongre’nin koyduğu sınırı kaldıramaz.” ifadelerini kullandı.