Ünlü sanatçı Ferhat Göçer, yeni şarkılarıyla dinleyicilerin kalplerine dokunmaya devam ediyor. Kendisiyle yaptığımız sohbet, hem müziğine hem de aşk konusundaki düşüncelerine ışık tuttu. Misafirperverliği ve samimi tavırlarıyla keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
ŞARKILARDAKİ DERİNLİK
Yeni şarkınız ‘Mutluymuş gibi Yapma’ ilginç bir isim. Bu sözlerle ne anlatmak istediniz? Yaşadığımız toplumda, gerçek hislerimizi gizleyip sahte bir yaşam sürmenin getirdiği yorgunluğu ifade ettim. Sartre’ın “Hayat umutsuzluğun öte yanında başlar” sözüne katılıyorum. Mutsuzluktan kaçmamalıyız. Özellikle sosyal medya çağında, sığ bir dünyada kayboluyoruz. Bu nedenle, sosyal medyadan uzak durmak önemli.
AŞK VE TAKINTI
Yeni şarkılarınızdan ‘Kalbimin Orta Yeri’ takıntılı aşklar üzerine yazılmış. Aşk ile takıntı arasındaki fark nedir? Aşk, birinin varlığıyla büyümektir; takıntı ise onu sahiplenme arzusudur. Bu noktada, kaybetme korkusu devreye giriyor. İnsan sevdiğine zarar verecek kadar nasıl körleşebiliyor? Kaybetme korkusu büyüdükçe sevgi küçülüyor.
İLHAM KAYNAĞI: FİLM
‘Obsession’ filmi şarkınızı yazmanıza neden olmuş. Sizi etkileyen neydi? Hikaye değil, insan zihninin duyguları nasıl dönüştürdüğü beni etkiledi. Film bitti ama hislerim devam etti. Kalbinin atışı bir zaferdir; hâlâ hissedebiliyorsan bu önemli.
TAKINTIYLA YÜZLEŞMEK
‘Kafamın İçini Bir Salsaydın’ şarkısında, insan sevdiğinin zihnini görmek ister mi? İlişki bitse de, zihnimiz hâlâ o kişiyle meşguldür. Takıntının en zorlayıcı yanı budur. Aşkı daha çok yaşarken mi yoksa kaybederken mi yazıyorsunuz? Yaşarken biriktiriyorum, kaybederken yazıyorum.
DUYGULARI AMELİYAT ETMEK
“Duygularıma neşter vurdum ama duygularımı ameliyat edemem” demişsiniz. İlk hangi duygunuzu ameliyat ederdiniz? Fazla düşünmeyi alırdım. Aşk için neleri göze alırsınız? Aşk için düzenimi bozarım ama kendim olmaktan vazgeçmem.
İLİŞKİDE GELİŞİM
Sizin için aşk hâlâ büyük bir macera mı? Hâlâ macera, ama artık emniyet kemerimi takıyorum. Uzun ilişkilere dair en kıymetli şey nedir? Yol arkadaşlığıdır. Hayat sadece romantik anlardan ibaret değil.
EVİN PATRONU KEDİLER
Evde hayvan girmeyecek kurallarınız var. Evin gerçek patronu kim? Kediler. Ben ve Ömür onların misafirleriyiz. Ömür’ün hayvan sevgisi sizi nasıl etkiledi? Beni yumuşattı; artık hikâyelere daha dikkatle bakıyorum.
AYRILIK VE ACILAR
Ayrılık sizin için ne demek? Bazen birlikte kurduğunuz dünyayı özlüyorsunuz. Kişiyi özlemek zamanla azalır ama “biz”i özlemek daha uzun sürer. Doktor ve sanatçı olarak acıya bakışınız farklı mı? Evet, biri acıyı azaltmaya çalışırken diğeri anlamaya çalışıyor.
SAHNEDEKİ ZORLUKLAR
Sabahattin Ali’yi oynarken en büyük korkunuz neydi? Onu taklit etmekten korkuyordum. Gerçek ruhuna saygı göstermek zorlayıcıydı. Bu süreçte, yalnızlığını ve hayal kırıklıklarını da hissetmek durumunda kaldım.