Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Şarm El Şeyh’teki imzaların hem Gazze hem de bölge açısından tarihi bir öneme sahip olduğunu belirtti. Bakan Fidan, iki devletli bir çözümün hayata geçmesi durumunda Türkiye’nin fiili garantör olma sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti. Gazze’deki anlaşmaya dair yaptığı açıklamada ise, “Her şey bitmiş değil, her şey yeni başlıyor. Burada devam eden soykırımın durması, 2 milyon insanın karşı karşıya kaldığı çaresizliğin bir an önce son bulması, vatanlarından edilmelerinin önlenmesi, Filistin halkının tekrardan 2. Bir sürgün yaşamasının önüne geçilmesi bizim stratejik önceliklerimizdendi.” dedi.
TÜRKİYE FİİLİK GARANTÖRLÜK İÇİN HAZIR
Türkiye’nin arabulucu rolünü vurgulayan Bakan Fidan, “Garantörlükle ilgili netleştirme yapmam gerekiyor. Bizim şu ana kadar oynadığımız rol, arabulucu rolü. Savaşın durdurulması için. Biz Filistin davasına olan desteğimiz, inancımız dolayısıyla onlar üzerindeki samimiyetimizi bu meselenin çözümü için kullandık.” açıklamasında bulundu. Ayrıca ABD ile Müslüman ülkelerin anlaşması ve iki tarafın da samimi olduğu tarafa mevzuyu anlatmasının ve bir arada buluşturmasının önemine de değindi.
GÖREV GÜCÜ, BARIŞ KONSEYİ VE İSTİKRAR GÜCÜ
Garantörlükle ilgili olarak Bakan Fidan, “Şu anda yapısallandırılmış, üzerinde karar kılınmış, görev tanımı, angajman tanımı belirlenmiş bir durum yok.” dedi. Trump’ın barış planındaki üç kurumsal mekanizmayı da hatırlatan Fidan, bu mekanizmaların görev tanımları ve kompozisyonlarının daha dikkatle tartışıldığını belirtti. Sürecin ilerlemesi halinde, “Eğer Filistinlilerin de kabul edeceği bir anlaşma çıkarsa bizim üzerimize düşen görev neyse biz yapmaya hazırız. 2 Devletli çözüm hayata geçerse, biz fiili garantör olma sorumluluğunu almaya hazırız. Bunun altına her devlet giremez. Yeter ki 1967 sınırlarına dayalı bir devlet Filistinlilere verilsin.” ifadelerini kullandı.