Turnuvanın başından beri muhteşem goller ve dramatik hikayelerle ilerleyen Dünya Kupası, bu sabah bambaşka bir tartışmanın odağına oturdu. ABD ile Bosna Hersek arasındaki son 32 turu maçında Folarin Balogun’un kırmızı kart görmesi ve ardından FIFA’nın cezayı ertelemesi, turnuvanın bütünlüğünü sorgulatır hale geldi. Olayın perde arkasında ise ABD Başkanı Donald Trump ile FIFA Başkanı Gianni Infantino arasındaki yakın temasın olduğu iddia ediliyor. Trump, pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada “Bence bu bir faul değildi” diyerek tartışmalara tuz biber ekti.
TRUMP’IN MÜDAHALESİ VE BALOGUN’UN CEZASININ ERTELENMESİ
ABD’nin Bosna Hersek’i elemesinin ardından Balogun’un kırmızı kartı, doğal olarak bir maç cezayı da beraberinde getirdi. Futbolcu, rakibinin bacağını sıyırmıştı ve bu hareketi ciddi bir sakatlık potansiyeli taşıyordu. ABD Futbol Federasyonu bu cezaya itiraz edemeyeceğini söylerken, FIFA sürpriz bir kararla cezayı bir yıl süreyle erteledi. Kararın hemen ardından çoğu kişi perde arkasında neler döndüğünü tahmin etmekte gecikmedi. Trump, Truth Social hesabından FIFA’ya “büyük bir adaletsizliği tersine çevirdiği” için teşekkür ederken, konuya yakın bir kaynak da Başkan’ın bizzat Infantino’yu arayarak kararın yeniden gözden geçirilmesini istediğini doğruladı.
FIFA’NIN GEREKÇESİ: MADDE 27 VE EMEKLE GELEN PRENSİP TARTIŞMASI
FIFA Disiplin Kurulu, Balogun’un cezasını ertelemek için disiplin yönetmeliğinin 27. maddesine başvurdu. Bu maddeye göre FIFA, “bir disiplin tedbirinin uygulanmasını bir ila dört yıl arasında tamamen veya kısmen erteleyebiliyor.” Aynı yöntem daha önce Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo, Arjantinli savunmacı Nicolás Otamendi ve Ekvadorlu orta saha Moisés Caicedo için de kullanılmıştı. Ancak uzmanlara göre bu kararların hepsi turnuva öncesine aitti. Turnuvanın ortasında bir cezanın ertelenmesi, ileriki Dünya Kupaları için endişe verici bir emsal oluşturuyor.
BELÇİKA TEPKİLİ: İTİRAZ REDDEDİLDİ
Karar, en sert tepkiyi ABD’nin bu akşamki rakibi Belçika’dan gördü. Belçika Teknik Direktörü Rudi Garcia, kararı duyduğunda bunun bir şaka olduğunu sandığını söylerken, Belçika Futbol Federasyonu da kırmızı kart cezasının turnuva kurallarıyla “doğrudan çeliştiğini” belirterek FIFA’ya itiraz etti. FIFA ise itirazı “Belçika Futbol Federasyonu’nun sürecin tarafı olmadığı ve bu nedenle itiraz hakkı bulunmadığı” gerekçesiyle reddetti. Futbol efsanesi Wayne Rooney kararı “mutlak bir rezalet” olarak nitelerken, İngiliz yorumcu Piers Morgan da bunu “Dünya Kupası’nın en büyük skandalı” olarak değerlendirdi.
UEFA’DAN SERT TEPKİ: “KIRMIZI ÇİZGİ AŞILDI”
Avrupa futbolunun patronu UEFA, pazartesi sabahı yaptığı patlayıcı açıklamada FIFA’nın “kırmızı çizgiyi aştığını” duyurdu. UEFA, “Kuralların kesinliği artık koruyucuları tarafından garanti altına alınmadığında oyunun bütünlüğü tehlikeye girer ve bir müsabakanın güvenilirliği zedelenir” diyerek kararın “eşi benzeri görülmemiş, anlaşılmaz ve savunulamaz” olduğunu vurguladı.
SPANYA-PORTEKİZ DERBİSİ: KUZEY AMERİKA’DA İBERYAL RANDEVUSU
Bu saatte dünyanın dikkati tartışmalı karar üzerinde yoğunlaşmış olsa da, İber Yarımadası kendi arasında tarihi bir derbiye hazırlanıyor. İspanya ile Portekiz arasında oynanacak son 16 turu maçı, normalde çeyrek finalde görülecek bir eşleşme. İki takım 42. kez karşı karşıya gelecek. Rekabette 17 İspanya galibiyeti, 18 maç beraberlikle sonuçlanırken Portekiz’in 6 galibiyeti bulunuyor. Ancak son yıllarda oynanan büyük turnuva maçlarında işler hep kıran kırana geçti; iki galibiyet Portekiz’in, üç galibiyet İspanya’nın olurken üç maç da berabere bitti.
ERLING HAALAND’IN GECESİ: NORVEÇ BREZİLYA’YI ELEDİ
Yıldız golcü Erling Haaland, son 16 turunda Norveç’in Brezilya’yı devirdiği maçta attığı iki golle turnuvanın en çok konuşulan isimlerinden biri oldu. Haaland, attığı gollerle Lionel Messi ve Kylian Mbappé ile birlikte Dünya Kupası’nın en golcü futbolcusu konumuna yükseldi. Oslo’daki kutlamalara Norveç Veliaht Prensi de katılırken, Haaland “Keşke o sokaklarda olsaydım, keşke ben de kutlamalara katılsaydım” dedi.
ABD-BELÇİKA MAÇI ÖNCESİ ATMOSFER: ÖFKE VE UMUT SEATTLE’DA BULUŞUYOR
ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümünü bir Dünya Kupası zaferiyle taçlandırma hayali kuran taraftarlar, Seattle’da öfkeli bir Belçika takımıyla karşılaşacak. Kırmızı Şeytanlar, dünya sıralamasının 9. basamağında yer alıyor ve son 15 aydır yenilgi yüzü görmedi. İki takımın geçmişine bakıldığında, ABD’nin Belçika’yı yendiği tek maç 1930 yılındaki ilk Dünya Kupası’na dayanıyor. Ancak ABD, Seattle’daki Lumen Field’da oynadığı yedi maçta da yenilmedi. Yerel MLS takımı Seattle Sounders forması giyen orta saha Cristian Roldan’ın “Haydi gidip bir Dünya Kupası kazanalım!” çığlıklarıyla coşan taraftarlar, stadı deprem yerine çevirmeye hazırlanıyor.
BREZİLYA’NIN GÖZYAŞLARI: ENDRICK VE NEYMAR’IN VEDASI
Brezilya taraftarlarının arasında maçı izleyen bir muhabir, yaşananları şöyle anlattı: Maç öncesinde MetLife Stadyumu’nun yanındaki alışveriş merkezi tam bir karnaval havasına bürünürken, samba dansçıları ve davullarla coşku doruktaydı. Ancak Erling Haaland’ın kafa golüyle birlikte tribünlerden sanki hava tamamen çekilmiş gibiydi. İkinci golden sonra bazı taraftarlar stadı terk etmeye başladı. Neymar’ın son Dünya Kupası’nda attığı gol ise sadece teselli oldu. 2002’den bu yana kupayı kaldıramayan Brezilya’nın bekleyişi bir kez daha uzadı.
İNGİLTERE’NİN UNUTULMAZ GECESİ: HENDERSON’DAN TARİHİ BİR İLK
İngiltere, Meksika’yı 3-2 yendi ama maçın hikayesi skordan çok daha fazlasını anlatıyor. Yedek kulübesinde bekleyen deneyimli orta saha Jordan Henderson, maç boyunca teknik alandan takım arkadaşlarına bağırarak destek verdi ve bu sırada hakemden sarı kart gördü. Maçın bitiş düdüğünün ardından sevinirken reklam panolarının üzerinden atlamak isteyen Henderson, kolunu öyle kötü sakatladı ki sedyeyle sahayı terk etti. Böylece Henderson, maçta bir saniye bile oynamadan hem sarı kart hem de sakatlık alan oyuncular arasında yerini aldı.
DÜNYA KUPASI RUHU: SOKAKLARDA SABAH 5’E KADAR SÜREN COŞKU
Trump ve FIFA tartışmasının gölgesinde kalsa da İngiltere-Meksika maçı, turnuvanın şimdiye kadarki en iyi maçı olarak kayıtlara geçti. İngiltere’de gece 1’de başlayan maç için barlar sabah 5’e kadar açık kaldı. Londra’da bir barda maçı izleyen yüzlerce taraftar, BBC’nin yayın öncesi gösterdiği bilgi yarışmasında bile doğru cevapları gol sevinci gibi kutladı. Maç sonrası İngiltere sokakları adeta bir bayram yerine döndü; arabalar durdu, sürücüler sokakta yabancılarla kucaklaştı. Takım kaptanı Harry Kane’in maç sonu röportajında sesinin kısılması, bu takımın ülkesiyle ne kadar bütünleştiğinin bir göstergesiydi. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte işe gidenlerin kısık sesleri, işte Dünya Kupası’nın gerçek ruhu buydu.