Galapagos Adaları’ndaki dev kaplumbağaların hikayesi, tarih boyunca korsanların ve balina avcılarının etkisiyle şekillendi. 16. yüzyılda adalara ulaşan bu denizciler, adaların doğal dengesini bozarak, 1835 yılında Charles Darwin’in ziyaret ettiği ve evrim teorisinin temel taşlarını attığı bu bölgedeki kaplumbağa nüfusunu tehdit etti. Uzmanlar, Güney Amerika’dan Galapagos’a 2-3 milyon yıl önce gelen dev kaplumbağaların, su ve gıda olmadan bir yıl boyunca hayatta kalabilmeleri nedeniyle denizciler tarafından kolayca yakalandığını belirtiyor.
DEV KAPLUMBAĞALARIN YOK OLUŞU
Sadece iki yüzyıl içinde, 100,000 ile 200,000 arasında kaplumbağa bu efsanevi adalardan kayboldu. Galapagos’taki dev kaplumbağalar tek bir tür değil; her adanın kendine özgü bir kaplumbağa türü bulunuyor. Zamanla, bu türlerden bazıları tamamen yok oldu çünkü balina avcıları adalara uğrayarak bu kaplumbağaları yiyecek olarak avladılar. 1850 civarında yok olan ilk tür, Floreana kaplumbağasıydı. Galapagos Koruma Derneği’nde bilim ve koruma başkan yardımcısı olan James Gibbs, bu kaplumbağaların oldukça belirgin bir şekle sahip olduğunu ve dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmadığını ifade ediyor.
YENİDEN KEŞFEDİLEN KAPLUMBAĞALAR
2000 yılında yapılan bir keşif gezisi sırasında, araştırmacılar Floreana kaplumbağalarının benzersiz bir kabuk şekline sahip olduğunu belirledi. Gibbs, bu adalarda binlerce yerel türün bulunduğunu, ancak bazı tuhaf kaplumbağaların da keşfedildiğini anlattı. Daha sonraki araştırmalarda, bu kaplumbağaların genetik olarak Floreana soyundan geldiği doğrulandı. 150 yıl aradan sonra, Floreana kaplumbağalarının yeniden varlığı, doğal bir süreç veya insanların müdahalesiyle gerçekleşmiş olabilir. İnsanların, kaplumbağaları başka adalara taşıma ihtimali üzerinde duruluyor.
KORUMA ÇABALARI
Fausto Llerena Kara Kaplumbağası Üretim Merkezi, 1965 yılından bu yana bu dev sürüngenleri koruma çalışmalarına devam ediyor. Merkez, Floreana soyundan 19 kaplumbağayı Wolf Yanardağı’ndan alarak koruma ve üretim için buraya transfer etti. Freddy Villalba, burada çalışan bir park bekçisi olarak, kaplumbağaları yetiştirip koruma üzerindeki çalışmaları yönetiyor. Kaplumbağa yumurtaları, farklı sıcaklıklarda inkübe ediliyor ve yavrular, doğada karşılaşacakları koşullara benzer bir ortamda büyütülüyor.
YENİ DOĞAN KAPLUMBAĞALARIN SERBEST BIRAKILMASI
2026 Şubatında 158 yavru kaplumbağa, Floreana Adası’na uydu izleme cihazlarıyla serbest bırakıldı. Bu kaplumbağalar, 20 yıl önce volkanda bulunan kaplumbağaların torunları. Gibbs, bu kaplumbağaların oldukça sağlıklı bir şekilde büyüdüğünü ve hızla ürediklerini belirtiyor. Walter Chimborazo, bu kaplumbağaların doğumuna tanıklık etti ve duygularını paylaştı. Yıllar boyunca kaplumbağalara bakmanın bir ayrıcalık olduğunu ifade etti.
EKOLOJİK DENGEYE KATKILARI
Dev kaplumbağalar, Galapagos ekosisteminin mühendisleri olarak tanımlanıyor. Tohumları dağıtarak bitki topluluklarını şekillendiriyorlar. Her yıl 225 kilogram bitki tüketen bu kaplumbağalar, sindirim süreçleri sayesinde tohumları uzak mesafelere yayarak ekosistemin dengesine katkıda bulunuyor. Koruma çabaları, insanlarla birlikte adaya getirilen bazı istilacı türlerin yok edilmesine de odaklanıyor.
BİYOÇEŞİTLİLİK VE KORUMA ÇALIŞMALARI
Galapagos Adaları, dünyadaki en yüksek endemizm seviyelerinden birine sahip. Adaların izole konumu, türlerin ana karadan ayrı olarak evrimleşmesine olanak tanıyor. Galapagos’taki yaşam, zorluklarla dolu olsa da, bu türlerin insanlarla olan dostane etkileşimleri dikkat çekiyor. Dev kaplumbağalar, yüzyıllar boyunca süren koruma çalışmaları sayesinde, gelecek nesillere taşınmaya devam ediyor.