GAZZE ZİRVESİNE KATILIM
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın da katıldığı Gazze zirvesi, 80. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında düzenlendi. Bu önemli zirveye Türkiye’nin yanı sıra Endonezya, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Pakistan ve Mısır’dan devlet veya hükümet başkanları katıldı. Toplantıda, Gazze’de zorla yerinden edilmelere karşı ortak bir tutum sergilendi ve savaşın sona erdirilmesi gerektiğinin altı çizildi. Liderler, “Amerika Birleşik Devletleri ile sekiz Arap devleti ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi devletin liderlerinin katıldığı çok taraflı bir zirve” gerçekleştirdiklerini belirtti.
İNSANİ KRİZ VE ATEŞKES GEREĞİ
Gazze Şeridi’ndeki insani durumun dayanılmaz hale geldiği, can kayıplarının yüksek olduğu ve bunun bölge üzerindeki ciddi sonuçları olduğuna dikkat çekildi. Zorla yerinden edilmenin reddedilmesi ve bu kişilerin geri dönmelerine izin verilmesi gerektiği yönündeki ortak görüş yinelemendi. Liderler, savaşı sona erdirmek ve acilen bir ateşkese ulaşmanın gerekliliğini vurguladı. Bu durumun, hem rehinelerin serbest bırakılmasını hem de insani yardımların girişini sağlaması gerektiği ifade edildi ve bunun, adil ve kalıcı barışa giden ilk adım olduğu belirtildi.
İŞ BİRLİĞİ TAHAHHÜDÜ
Liderler, Başkan Trump ile birlikte çalışma taahhütlerini yineleyerek, savaşı sona erdirmek ve adil, kalıcı bir barış sağlamak için onun rolünün önemini vurguladı. İstikrarın sağlanması amacıyla bir planın ayrıntılarının belirlenmesi gerektiği ifade edildi. Batı Şeria ve Kudüs’teki kutsal alanların istikrarının korunması önemine de değinildi. Filistin Yönetimi’nin reform çabalarına destek verilmesi gerektiği vurgulanarak, Gazze’de yeniden inşa için Arap ve İİT planına dayalı kapsamlı bir yol haritası hazırlanması gerektiği bildirildi. Katılımcılar, uluslararası yardımlarla Filistin liderliğini desteklemek ve Filistinlilerin Gazze’de hayatlarını yeniden inşa etmeleri amacıyla birlikte çalışma kararlılığını yineledi. Ayrıca, bu toplantının barış ve bölgesel iş birliğine giden sürecin başlangıcı olarak ivmenin korunmasının önemini dile getirildi.