Gıda kaynaklı hastalıklar, yalnızca şüpheli bir yemeğin ardından yaşanan bir rahatsızlıktan çok daha fazlasıdır; ciddi hastalıklara ve ölümlere yol açan büyük bir sağlık sorunudur. Çarşamba günü Lancet dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, 2021 yılında dünya genelinde tahmini 1,5 milyon kişi gıda kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti. Araştırmada, “Ülkelerin, kontamine gıdalardan kaynaklanan bu ciddi hastalık yükünü azaltmak için gıda güvenliğini iyileştirecek stratejiler uygulaması zorunludur” ifadelerine yer verildi. Columbia Üniversitesi Irving Tıp Merkezi’nden sistem biyolojisi bölümü başkanı Prof. Dr. Harris Wang, bu sayının endişe verici olsa da uzmanlar için sürpriz olmadığını belirtti.
TEHLİKELER VE RİSK FAKTÖRLERİ
Kanada’daki Université Laval Gıda Bilimleri Bölümü’nden Prof. Dr. Julie Jean, birçok kişinin bu hastalıkların ölümcüllüğü ve yol açtığı yük karşısında şaşırabileceğini söyledi. Araştırmaya dahil olmayan Jean, bu etkinin HIV veya sıtma gibi diğer büyük bulaşıcı hastalıklarla benzerlik gösterdiğini ifade etti. Jean, bu etkinin sıklıkla hafife alındığını çünkü birçok vakanın hafif geçtiğini veya rapor edilmediğini, ancak verilerin gıda kaynaklı hastalıkların hem büyük bir sağlık sorunu hem de ortak, sistemik bir problem olduğunu vurguladığını ekledi. Gıda kaynaklı hastalıklar, parazitler, kimyasallar ve mikroorganizmalar gibi çok çeşitli tehlikelerin gıdalara bulaşmasıyla ortaya çıkar. Salmonella, E. coli, norovirüs ve listeria yaygın örnekler arasında yer alır. Wang, bu patojenlerin gastroenterit ve ishal gibi sorunlara yol açabildiği gibi sepsis ve bakterilerin kan dolaşımına karıştığı bir durum olan bakteriyemi gibi daha ciddi komplikasyonlara da ilerleyebildiğini belirtti. Bazı durumlarda sorun, sıcaklık düzenlemesiyle ilgilidir; gıdalar ya az pişirilir ya da bakteri üremesini teşvik edecek çok sıcak sıcaklıklarda bırakılır. Diğer zamanlarda ise sorun, gıda işleme sırasındaki hijyen eksikliğinden kaynaklanır.
BELİRTİLER VE TEDAVİ
Gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesi ve tedavisi küresel olarak eşitsizdir ve düşük ile orta gelirli ülkeler ölümler ve ağır enfeksiyonlar açısından özellikle risk altındadır. Gıda güvenliği sistemleri ve düzenlemelerindeki farklılıklar ile sağlık hizmetlerine erişim, bu hastalıkların farklı ülkelerde ne kadar yaygın olduğunu etkilemektedir. Risk kişiden kişiye de değişebilir. Wang, bağışıklık sistemi daha az gelişmiş küçük çocukların, bağışıklığı azalmış yaşlıların veya bağışıklığı baskılanmış bireylerin gıda kaynaklı hastalıklara karşı özellikle savunmasız olduğunu söyledi. Jean, vücudun bağışıklık sistemini etkileyebilen hamileliğin de insanları ciddi gıda kaynaklı hastalıklara karşı daha hassas hale getirdiğini ekledi. Gıda kaynaklı hastalığın belirtileri arasında mide bulantısı, kusma, ishal, karın krampları ve ateş yer alabilir. Semptomlar genellikle iki ila yedi gün içinde düzelir, ancak üç günden uzun süren ishal, yüksek ateş ve dışkıda kan gibi şiddetli semptomları olan kişiler tıbbi yardım almalıdır. Wang, gıda kaynaklı hastalık geçirenler için sıvı alımının çok önemli olduğunu vurguladı.
GIDALARLA İLGİLİ ÖNLEMLER
Gıda işleme ve hazırlama konusundaki önlemler ilk savunma hattını oluşturur. Genel olarak az pişmiş et ve yumurta, çiğ un ve pastörize edilmemiş süt ürünlerini tüketmekten kaçınılmalı, sebzeler iyice yıkanmalıdır. Artan risk altındaki kişiler için çiğ balık, şarküteri tipi etler ve önceden paketlenmiş salatalardan da uzak durulması önerilmektedir. Belirli gıdaları oda sıcaklığında bırakmak en güvenli uygulama değildir. Bir gıda kesildikten, soyulduktan veya pişirildikten sonra hemen kullanılmayacaksa iki saat içinde buzdolabına kaldırılmalıdır.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK
Prof. Dr. Wang, sağlıklı bir yaşam tarzıyla bağışıklık sistemini gıda kaynaklı hastalıklara karşı güçlendirmenin mümkün olduğunu belirtti. Daha güçlü bir mikrobiyom ve bağışıklık sistemi için fark yaratacak tek bir süper gıda yoktur; anahtar faktörler denge, çeşitlilik ve istikrardır. Beslenmede, vücudun iyi bir savunma yapmasına yardımcı olacak birçok mikro besini sağlayacak geniş bir gıda yelpazesi hedeflenmelidir. Bu besinler genellikle taze ve çeşitli meyve ve sebzeler, tam tahıllar, yağsız proteinler ve sağlıklı yağlardan gelir. Wang, doğru beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uykunun gibi tüm iyi uygulamaların bu konuda faydalı olduğunu sözlerine ekledi.