Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, festivalin üçüncü gününde Kültür ve Medeniyet (KÜME) Vakfı tarafından düzenlenen “KÜRE Konuşmaları” etkinliğinde “Savunma Sanayii ve Kalkınma” konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. Görgün, TEKNOFEST’in inovatif fikirlerin yer bulduğu önemli bir platform haline geldiğini belirtti. Ayrıca, savunma sanayisindeki insan kaynağının genç ve dinamik yapısına dikkat çekti.
GENÇLERİMİZE GÜVENİYORUZ
Görgün, zorlu problemleri çözen ve uyum içinde çalışan ekiplerin güvenilir olduğunu ifade etti. Bu ekiplerin havada, denizde, karada ve uzaya gidecek platformlar ürettiğini söyledi. Ekiplerin yaş ortalamasının 34 olduğunu, bazı şirketlerin ise 28-29 yaş ortalamasına sahip olduğunu belirtti. Türk üniversitelerinden mezun çalışanların oranının yaklaşık yüzde 97 olduğunu vurguladı. İnsan kaynağının önemine değinerek, karmaşık sistemlerin geliştirilmesi için yeterli insan yeteneğinin olmasının gerekliliğini aktardı.
İHRACAT POTANSİYELİ
Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisi ihracatında 11. sırada yer aldığını söyledi. Türkiye, 185 farklı ülkeye 230’un üzerinde ürün ihraç edebilen bir ülke konumunda. Ayrıca, Türk girişimcilerin ve sanayicilerin sağlanan fırsatları en iyi şekilde değerlendirdiğini belirtti.
KATMA DEĞERLİ ÜRETİMİN ÖNEMİ
Savunma sanayisindeki yüksek teknolojili ürünlerin günlük yaşamı dönüştürdüğünü kaydetti. Türkiye’nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar iken, savunma sanayisinde bu rakamın 65 dolara ulaştığını aktardı. SİHA’larda kullanılan kameraların kilogram başı değerinin ise 20 bin dolar civarında olduğunu belirtti.
AZERBAYCAN’DA YENİ SÖZLEŞMELER
Görgün, Azerbaycan’da yüksek bütçeli yeni sözleşmeler imzaladıklarını ve görüşmelere devam ettiklerini açıkladı. Türk savunma sanayisi şirketlerinin geçen yıl 10,1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini hatırlattı. Bu yılın son çeyreğinde daha güçlü bir tablo beklediklerini ifade etti.
MİLLİ SİSTEMLERİN İSİMLERİ
Söyleşide, dışa bağımlılıkla mücadele stratejilerine de değinen Görgün, “Tam bağımsız Türkiye” vizyonunu vurguladı. Güven inşasının sektördeki en önemli unsur olduğuna dikkat çekti. TEKNOFEST’in sadece bir teknoloji etkinliği olmadığını, aynı zamanda takım ruhu ve sorumluluk bilinci kazandırdığını belirtti. Ayrıca, yerli ve milli sistemlere isim verilirken Türk kültürüne uygun tercihler yapıldığını söyledi.